Trump’ın sağlığı derken ulusal ve dünya medyasına korkunç bir haber düştü: Kahramanmaraş’ta 14 yaşındaki bir çocuğun sınıf arkadaşlarını silahla taraması sonucu bir öğretmenimiz ile sekiz öğrencinin ölümü. Dokuz eve ateş düştü. Bu ateş kalplerimizi dağladı. Bunları konuşurken akla gelen soruların başında o çocuk bu silahları nasıl okula soktu? Babası Emniyet Müdürü ise o silahları neden doğru dürüst saklamadı? Ulusal kanallarda dengesiz görülen o öğrenci neden sınıfa alındı? Anne ve babadan mı çekinildi? Anne baba uyarıları neden dikkate almadılar?
Sorular çığ gibi. Bu arada bir yetkilinin “dokuz tane ölü var” şeklindeki konuşmasını duydum. Tane genellikle eşyalar için kullanılır. Bir tane sandalye, altı tane elma gibi. Dokuz ölümüz var demek yeterli. Yayın yasağı neleri kapsadığını bilmediğim için bu kadar yorum yapabiliyorum. Ailelere başsağlığı diler, büyük acılarını paylaşırım. Dileğimiz önlemlerin biran önce alınması. Güvenlikte tasarruf olmaz.
Trump ise uluslararası gündemin başında geliyor. Avrupalı ve dini liderleri tehdit ederken bir grup ABD’li Demokrat Senatör, Kongre’ye verdikleri önerge ile Başkan D. Trump’ın sağlık durumunun kontrol edilmesi için başvuruda bulundular. Ancak 3 Kasım 2026 seçimlerine kadar hem Senato hem Temsilciler Meclisi Trump’ı seçen Cumhuriyetçilerin elinde. 3 Kasım 2026 seçim sonuçlarının beklenmesi gerekiyor.
İsrail ve ABD, İran’a saldırırken dünyada ilginç gelişmeler yaşanıyor. Bunlardan biri ilk kez Anglikan Kilisesinin başına Sarah Mullally isimli bir kadın din insanı seçiliyor. Aslında seçim 2026 Mart ayında yapılmakla birlikte 2026 Nisan başında Londra’daki Aziz Paul Bazilikasında yapılan bir törenle bu atama onaylanıyor. Kralın unvanlarından birinin de “Anglikan Kilisesinin Başı” olmakla birlikte törene onu temsilen Galler Prensi William ve Prenses Kate Middleton katılıyorlar.
BBC TV Haber kanalından izlediğim tören, İngiliz protokolünün üstün niteliklerini sergileyen adeta dört beş kez provası yapılan bir merasim gibiydi. Kral, Başpiskopos Sarah’a “Dame” yani Hanımefendi olarak Türkçeye çevirebileceğimiz bir unvan da vermiş. Başpiskopos Sarah, Anglikan Kilisesinin 106. Başpiskoposu olarak dünyadaki yaklaşık 100 milyon Anglikanın da başı oldu. Anglikanlar çoğunlukla bugün İngiliz İmparatorluğunun yerine geçen İngiliz Uluslar Topluluğunda yani Commonwealth’deler.
Aslında protokol deyince kıyafetlerini sosyal medyada gördüğüm dışardan atanan Büyükelçilerimiz aklıma geldi. Mesela Bakü BüyükelçimizinNahçıvan’ı ziyaret ederken giydiği spor bile sayılamayacak kıyafet, Vatikan Büyükelçisi ve oğullarının frak yerine giydikleri takım elbiseler protokole aykırı. Giyilecek kıyafetler o ülkeden gelen davetilerde ayrıntılı olarak belirtilir. Belki dışardan atanan Büyükelçilere protokole ve giyim kuşama ilişkin bir el kitabı verilebilir. Bakan Sayın Hakan Fidan’ın şıklığını örnek almalılar.
Trump’ ın salvolarına tekrar dönersek Sicilya adasında savaş uçaklarının yakıt tedarikine izin vermeyen İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de Trump’ın hışmına uğradı. Meloni’nin ne korkaklığı ne de beceriksizliği kaldı.
Orta Doğuda barış isteyen Papa XIV Leone’ye “Seni ben o makama getirdim. Eleştiremezsin” kabilinden sözler sarf edince hem Papa, hem İtalyan Parlamentosu Trump’aen ağır cevapları verdiler.
12 Nisan 2026’da, İran ve ABD arasındaki görüşmeler kesilince arabulucu Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif görüşmelerin yeniden başlaması için önce İran’a gitti. Sonra S. Arabistan ve Katar’ a gideceği açıklanan Şerif’in son durağının Türkiye olacağı anlaşılıyor. Şerif arabuluculuk konusunda oldukça başarılı.
Macar Başbakan Orban Viktor’un kazanması için destek vermeye giden ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Macar muhalefetinin ezici çoğunlukla seçimi kazanması ile dersini aldı. Muhalefet lideri ve Tisza Partisi Başkanı Peter Magyar seçilmiş Başbakan oldu. Yemin töreninden sonra görevine başlayacak. 12 Nisan 2026’da yapılan genel seçimler sonrası Orban’ın 13 yıllık otoriter ve baskıcı iktidarı da böylece sona erdi.
Aralarında büyükelçiler, siyasetçiler vb bulunan350 Avrupalı aydın, Nisan2026’da, bir deklarasyon yayınlayarak Gazze’de katliam yapan İsrail ile AB’nin ortaklık anlaşması girişimlerinin askıya alınması ve sonlandırılması çağrısında bulunmuşlardır.
İsrail’in Türkiye’ye yönelik tehditlerine yine en üst düzeyde aynı şiddette tepki verilmesi yerinde bir hareket olmakla beraber eksiklerimizin biran önce giderilmesi gerekir.
Dünya saat başı değişmekte. Ekonomiye yön veren ve takip eden kuruluşlar ülke ekonomilerinin kötü gidişatını gözler önüne sermekteler. Bu durumdan etkilenen Türkiye’de başta emekliler olmak üzere dar gelirli kesimleri rahatlatıcı önlemler alınmalı.
Muhalefetin de artık iktidara gelince yapmak istediklerini halka anlatması gerekli.
Trump’ın sağlığı iyi mi?
Trump’ın sağlığı iyi mi?
Paylaş: