Orhan Bursalı Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde Cumhuriyet Halk Partisinin bilim ve yenilik programı üzerine bir tartışma başlattı; 30 Mart, 6-7-9 Nisan 2026 tarihlerinde yayınlanan yazılarında konuyu tartışmaya açtı. Tartışma maratonuna, Müfit Akyos, CHP Bilim-Teknoloji-Yenilik (B-T-Y) Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yalçın Karatepe, Hüseyin Öklem, Nejat Bayülke, Cem Muşkara, Levent Alkan, Feridun Yalvaç, Dursun Yıldız gibi isimler katıldı.
Bilim-Teknoloji-Yenilik Nedir?
Bursalı tartışmayı aşağıdaki girişle başlatıyor:
“ ‘Herkese Bilim Teknoloji’ dergisinde, bilim ve teknoloji politikaları köşesinde yıllarca yurtsever yazılar yazan, şüphesiz bilim ve yenilikçilik (inovasyon) olmadan Türkiye ekonomisinin bağımlılıktan, borç almaktan, faiz ödemekten, cari açık vermekten kurtulma şansının olmadığı konusunda fikir birliği içinde olduğumuz teknoloji danışmanı Müfit Akyos bir not gönderdi, geçen ay açıklanan CHP’nin çalışma kurulları üzerine. Ben de kendisine bir soru yönelttim ve yanıt verdi.”
B-T-Y kurulunun ikisi iktisatçı, ikisi işletmeci, birer bilgisayarcı, inşaat, makina, elektronik mühendisi, tekstilci ve işadamından oluştuğunu vurgulayan Müfit Akyos, CHP’nin ivedi olarak izlemesi gereken 10 noktayı sıralıyor: Hızlı bir durum saptaması, pazar şansı yüksek sanayi ürünlerinin teşvik edilmesi, bilim-teknoloji-yenilik sisteminin bugünden oluşturulması, etki alanı büyük sektör ve ürünlere yatırımların planlanması, ülkenin aydın birikiminin kucaklanması, tanımlı bir bütünün yatırımları, kalkınma ajanslarının yeniden yapılandırılması, teknoparkların ve sanayi araştırma-geliştirme (AR-GE) birimlerinin ihracata yönlendirilmesi, doktoralı üniversite mezunlarının sayısının artırılması, üniversitelere güven ve heyecan aşılanması…
Kurul başkanının cevabı
Akyos’un konuların Genel Sekreterin dış dünyaya kapalı ofisinde ele alındığı, “dışarıdan hemen hiçbir uzman veya birikimi olan yaklaştırılmıyor, önerilere kapalı bir yapı var” şeklindeki savına (B-T-Y) Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yalçın Karatepe cevap veriyor:
“Sayın Müfit Akyos, Sanayi ve Teknoloji Politikaları Kurulu'nun üyelerini kısaca sıralamış ve ‘bilim ve yenilik yok’ sonucuna ulaşmıştır. Bu değerlendirme, üyelerin özgeçmişlerinin yeterince incelenmediğini gösteriyor. Kurulumuzda Türkiye'nin en önemli sanayi kuruluşlarında Ar-Ge birimlerini fiilen yönetmiş, kendi teknoloji şirketleriyle uluslararası pazarlara açılmış isimlerin yanında kıymetli akademisyenler de bulunmaktadır. Bunlar sadece teorik yenilikçilik yazını bilen değil, yenilikçiliği bizzat sahada uygulamış kişilerdir.
Kaldı ki Kurulumuzun çalışmaları yalnızca mevcut üyelerle sınırlı değildir. Programımızın hazırlanmasında; iş dünyasından, akademiden, emek örgütlerinden ve kamu deneyimi olanlar başta olmak üzere çok geniş kesimlerle birlikte çalışıyoruz. Kapalı kapılar ardında değil, geniş bir katılımla şekillenen bir programdan söz ediyoruz.”
Prof. Dr. Karatepe, kurulun programının ana hatlarını konu başlıklarıyla açıklıyor: Birincisi ‘üretim bağımlılığının azaltılması’, ikincisi‘yatırımcı kamu anlayışı’, üçüncüsü‘stratejik planlama’, dördüncüsü ‘KOBİ dönüşümü ve teknoparkların reformu’, beşincisi‘nitelikli insan kaynağı ve beyin göçünün tersine çevrilmesi’, altıncısı‘bölgesel dengeli kalkınma’, yedincisi‘yüksek teknoloji ihracatını artırma’, sekizincisi ‘yeşil dönüşüm’, ‘dokuzuncusu‘katılımcı planlama’ yani sanayi politikasının belirlenmesinde işçi örgütlerinin, meslek kuruluşlarının, üniversitelerin ve sivil toplumun yapıcı katılımı.”
Prof. Karatepe, Türkiye'nin kalkınma deneyiminden çıkardığı en önemli dersi şöyle vurguluyor: “Siyasi bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla anlam kazanır. Bu önerme 1923 yılında İzmir’de yapılan 1. Türk İktisat Kongresi'nde dile getirilen kurucu çerçevedir.”
Bilgi notu
Bursalı’nın açtığı tartışmanın ötesinde ekonomist Reşat Kutucular ve tıp doktoru Bülent Serçin dostlarımın ‘teknolojik gelişmeler’ konusunda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ilettikleri ‘bilgi notu’nu okuyucularımla da paylaşmak isterim.
‘Her Şey Dönüşecek’ diyerek ‘bilgi notu’nu başlatan Kutucular ve Serçin, ‘Yapay Genel Zeka’ (AGI) ile birlikte insan zekasıyla her alanda yarışan bir ‘yapay akıl’ dönemi başlayacağını belirtip devam ediyorlar: “Bu hıza ayak uyduramayan yapılar boşa düşme riskiyle karşı karşıya kalacak. Küresel teknolojik gündemden kopukluk Türkiye için düpedüz ‘dijital sömürgeleşme’ tehlikesi doğuracak. Yeni dönemde CHP’nin teknolojinin ‘siyasetteki taşıyıcısı’ olması gerektiğine inanıyoruz.
“Bu dönemde kamuya özel sektörle verimlilikte denklik sağlama fırsatı doğdu. Teknolojinin yarattığı devasa ‘dijital rantın’ artık ‘kamusal zenginliğe’ dönüştürülmesi mümkün. Bu CHP için ‘yeni nesil halkçılık vizyonu’ olabilir.
“CHP ülke gündemini teknolojik zemine taşıyabilir. Bu bağlamda milli güvenliğin, ekonominin, hukukun, eğitimin, sağlığın teknolojik dönüşümüne dair stratejik toplantılar düzenleyebilir. Bu çabalar özellikle genç seçmende çok olumlu karşılık bulur diye tahmin ediyoruz. CHP'nin teknolojinin ‘sürükleyici partisi’ olması geleceğimiz için hayati önemde olacak.”
Mutfak Ne Durumda?
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlarından Aziz Kocaoğlu, CHP yönetiminin en önemli eksiklerinden birisinin Genel Merkezde ‘işleri pişirecek bir mutfak’ yokluğu olduğunu vurgular. Yukarıda oldukça özetlediğim tartışmalar mutfak çalışması olarak da yorumlanabilir. CHP’nin görüşlerini daha iyi değerlendirmek için yukarıda kaynak verdiğim yazıları daha ayrıntılı incelemekte yarar var.
Umarım ‘Toprak Reformu’, ‘Kooperatifçilik’, ‘Kamucu Yönetim’, ‘Uluslararası İttifaklar’ gibi ülke kalkınmasını etkileyecek konular da geniş kitlelerin kavrayabileceği şekilde derinlemesine ele alınır!
CHP mutfağı
CHP mutfağı
Paylaş: