Dünya yine savaş konuşuyor. Ekranlar dolu. Güvenlik, tehdit, caydırıcılık, misilleme vesaire. Ama kimse şu soruyu sormuyor? Bu savaşın nedeni ne? Bu savaşın bedeli ne? Bu bedel kimin cebine giriyor. Bu konularda gerçeği görmek kolay değildir. Çünkü gerçek; çoğu zaman konuşulmayanlardır.
Bize göre ise gerçek aşağıdadır;
1. Savaşın gerçek nedeni: Değer
Savaşların tarihi tek bir cümleyle özetlenebilir. “İnsan neye değer verdiyse, onun için savaşır.” İnsan bugüne kadar; su için savaştı, toprak için savaştı, ticaret yolları için savaştı, sömürgecilik için savaştı, inançları için savaştı, altın ve para için savaştı. Savaştı da savaştı.
Ve bugün; “ENERJİ” için savaşılıyor. Çünkü artık dünyanın gerçek değeri “ENERJİ”dir. Ama artık savaşın biçimi değişti. Eskiden “değer” ele geçirilirdi. Bugünün savaşlarında çoğu zaman enerji kaynağının kendisi ele geçirilmiyor, onun piyasa fiyatı, risk algısı ve dolaşım maliyeti değiştiriliyor. Değerin fiyatı yükseltiliyor.
2. Finans dünyasının yeni yapısı: Borsalar ve fonlar
Modern finansal sistemlerde, borsa; değerin üretildiği yer değil, değiştirildiği yerdir. Fiyatın beklentiye, riske ve algıya göre yeniden oluştuğu yerdir. Örnek; Brent petrol fiyatı. Petrol aynı petrol ama Brent borsasında fiyatı değişiyor. Neden?
Kriz, savaş, söylenti, beklenti… Yani borsalarda fiyat gerçeklikten değil, algıdan oluşuyor. Ama bugün daha da ileri bir noktadayız. Finans dünyası artık; borsaların da ötesine geçmiştir, “Fonlar Dünyası” olmuştur. Borsaların toptancıları olan “Fonlar” ortaya çıkmıştır.
Bugün dünyayı üç büyük toptancı, üç büyük fon yönetmektedir. Bunlar; Black Rock, Vanguard, State Street’tir. Bu fonlar; onlarca trilyon doları yönetir, dünyanın en büyük şirketlerine ortaktır. Piyasaların yönünü belirler. Kaos ve savaş; onların fiyat artırma ortamlarıdır. Bugün dünyanın yeni değeri olan petrol ve onun piyasasını da bu fonlar belirlemektedir.
3. Fonlar sistemi nasıl çalışır?
Fonların mekanizması basit ama güçlüdür.
• Genellikle aynı işi yapan şirket hisselerinden bir Endeks oluşturulur.
• ETF’ler (Exchange Traded Fund); yani “Borsada İşlem Gören Yatırım Fonu” bu endeksi satın alır. Yani bir Endex içindeki (örneğin S&P 500 USD Endexi) 500 şirketi aynı anda satın alır. Yani ETF bir endexi tek tuşla satın alabilen finansal toptancıdır.
Sonuç olarak borsada fiyatları artık tek tek şirketler değil, toptancı fonlar belirler. Mesela son bir ayda yaşanan enerji gerilimi; “Borsa- ETF- Fon”’ sisteminin nasıl çalıştığını çıplak biçimde gösterdi. Brent petrol fiyatı savaş öncesi 70-80 dolar bandından, birkaç hafta içinde 100 doların üzerine çıktı. Hatta bazı günler 119 dolar seviyeleri test edildi. Bu artışın tamamı fiziksel üretim düşüşünden kaynaklanmadı, büyük bölümü “jeopolitik risk primi” yani beklenti fiyatlamasıydı. Aynı anda enerji piyasalarına para aktı.
Büyük fonlar; petrol endeksini oluşturan şirketlerin hisselerini satın aldı. ETF’ler aracılığıyla milyarlarca dolarlık para aynı anda enerji varlıklarına yöneldi. Bu para akışı, henüz petrol arzı ciddi biçimde değişmeden fiyatı yukarı itti. Fiyat yükseldikçe yeni para geldi. Yeni para geldikçe, fiyat daha da şişti. İşte modern sistem budur: Petrol fiyatı kuyudan değil, fon akışından yükselir. Savaş; önce sahada değil, ETF ekranında yapılır.
Sonuç olarak; “Son bir ayda petrol fiyatını üretim belirlemedi.” Savaş riskini satın alan fonlar; petrol fiyatını belirledi. Görüldüğü gibi Black Rock ve Vanguard gibi fonlar doğrudan savaşmaz ama savaşın kazananını belirler. Çünkü onlar enerji şirketlerinin büyük hissedarlarıdır. Aynı zamanda enerji hisseleri toptancısıdır. Görülüyor ki; kaos ve savaş enerji için çıkarılıyor ama savaşın kazananı borsa ekranlarında belli oluyor. Kazananlar hep finansal dünyanın büyük fonlarıdır.
4. Son enerji krizinin basit hesabı
Hesap basit; dünya günlük enerji tüketimi 100 milyon varil. Bu; 25 günde 2.5 milyar varil eder. Fiyat artışı yaklaşık 40 dolar. Toplam 100 milyar dolar. Bu 100 milyar dolar; küresel ölçekte büyük bir servet transferi anlamına gelir. Bu transfer tüketiciden üreticiye, enerji şirketlerine ve enerji fiyatlarındaki yükselişten yararlanan büyük fonlara doğru akmaktadır. Dolayısıyla burada fiziki petrol değil, petrolün fiyatlanma biçimi servet dağılımını değiştirmektedir.
5. Gelecekte ne geliyor?
Baştan söylediğimiz gibi, bütün savaşların sebebi olan “Değer” artık;
• Enerji
• Veri
• Algoritma, üzerinden yeniden şekilleniyor. Yani geleceğin savaşları bu yeni değerler üzerinden oluşacak, enerji, veri ve algoritma savaşları geleceğin savaşları olacaktır.
Enerji mülkiyetini, kontrolünü ve piyasalarını kaybetmemek adına bunların sahipleri şirketler ve o şirketlerin gerçek sahibi olan büyük fonlar; hep savaşların ve kaosun içinde olacaklardır. Kaybedenler; Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler ve onların vatandaşları olacaktır. Bu ülkelerde enerji fiyatları artacak, yakıt pahalanacak, elektrik pahalanacak, gıda zamlanacaktır.
Kazananlar; enerji mülkiyetine sahip olan şirketlerle, o şirketlerin hisse toptancılığını yapan fonlar olacaktır. Bu yolla dünyada zaten bozuk olan servet dağılımı daha da bozulacak ve dünya insanların birlikte yaşadığı yer olmaktan her kaos ve savaş sonunda biraz daha uzaklaşacaktır. Ama garip olan şu; kaybedenler, kaybettiklerini anlamadan, savaşanları ikiye ayırıp takım tutar gibi taraf olmaya devam edeceklerdir.
Üç büyük fon dünyayı ve savaşı nasıl yönetiyor?
Üç büyük fon dünyayı ve savaşı nasıl yönetiyor?
Paylaş: