.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Türkiye’nin enflasyon savaşı

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Türkiye’nin enflasyon savaşı
Türkiye’nin enflasyon savaşı
Paylaş:
İyi bir teknokrat olan Naci Ağbal’ın Merkez Bankası başkanı olduğu 2020 yılında enflasyon, ay bazında ağırlıklı olarak yüzde 11-15 bandında gezindi.  Faiz oranlarını yüksek bulan AKP yönetimi başkan değişikliğine gitti. Kavcıoğlu, Mart 2021 de MB başkanı oldu ve 2021 yılsonu enflasyonu yüzde 36,08 olarak gerçekleşti. Ne var ki AKP yönetiminin “NAS“ tutkusu politika faizini, idari bir kararla yüzde 8,5’e düşürünce, NAS uygulamasına tepki veren piyasa, Ekim 2022 de yıllık enflasyonun yüzde 85,51 ile tepe yapmasına yol açtı.
2023 Haziran’ında enflasyon yüzde 38,21 düzeyine kadar çekilebildi. Haziran ayında Mehmet Şimşek ile birlikte tekrar başkan değişimine gidildi. H.Gaye Erkan başkanlığa getirildi. Temmuzdan itibaren enflasyon yeniden tırmanışa geçerek,2023 yılsonu enflasyonu yüzde 64,77 olarak gerçekleşti. Üstelik Enflasyondaki yükseliş 2024 yılı Mayısında yeniden tepe yaparak yüzde 75,45 e ulaştı. Bu arada 2024 Şubat ayında tekrar başkan değişimi ile Fatih Karahan MB başkanı oldu. 2024 yılsonu enflasyonu ise 30,89 düzeyine çekildi ise de 2026 Mayıs enflasyonunda yeniden bir yükseliş eğilimi gözlenerek yüzde 32,61 e düzeyine ulaşıldı. Bu artışta İran krizi nedeniyle petrol, lojistik ve küresel süreçlerin etkili olduğu açıklandı.
Ülkemizde enflasyonla mücadele daha çok Merkez Bankasına verilen bir görevdir. Ne var ki, bu görevi yüklenen başkanlar sürekli değiştiği gibi, bu dönemdeki asıl zafiyetin dönemin Maliye Bakanları ve idari kararlardan kaynaklandığını görüyoruz. Enflasyonla mücadelede görece başarı Naci Ağbal-Lütfi Elvan dönemidir ki, her ikisi de geleneksel teknokrat-bürokrat deneyimine sahiptiler. 2022 yılı ve 2023 Haziran döneminin Maliye bakanı Nurettin Nebati, teknokrat olmak yerine ticaret adamıdır. Enflasyon bu dönemde en tepe değerine ulaştı. Ayrıca kur korumalı mevduat uygulaması ile gelir dağılımı daha da bozuldu ve ekonomiye yılları aşan yük getirildi.
2023 Haziran’ından beri Bakanlık yapan Mehmet Şimşek, döneminde de enflasyonda ikinci en yüksek düzeye ulaştı. Ancak M. Şimşek 2023 Mayıs ayında yapılan genel ve cumhurbaşkanlığı seçimleri ertesinde göreve başlamıştı. Ayrıca 31 Mart 2024yerel seçim ertesinde de dönemin, ikinci en yüksek enflasyonu yaşandı. Özetle Türkiye’nin enflasyonla savaşı, sağlıklı bir ekonomi politikası ve kadrosu ile yönetilmek yerine çoğu kez niteliksiz kadrolar ve aşırı siyasi kökenli idari kararlar ile enflasyon yeniden tetiklenmiştir.
Diğer yandan unutulmaması gereken bir nokta Türkiye’de enflasyon yapısal bir nitelik kazanmış ve Arjantin ile birlikte dünyanın en yüksek enflasyon liderliğini elden bırakmamıştır. Ayrıca yapısal enflasyon yalnızca para politikası ile çözülebilir bir konu değildir. Türkiye ekonomisi başkaca yapısal sorunlar yaşamaktadır. Türkiye ekonomisi sanayileşme stratejisini terk etmiş; ticaret ve inşaatın sürüklediği bir stratejiye yönelmiştir. Katma değer yaratma ve endüstriler arası bağlantıları zayıf kalan bu stratejide ekonominin üretim kapasitesi sağlıklı olarak gelişemez.
Nitekim bugün sanayimiz gerilemekte, üretim düşmektedir. Aynı durum tarım sektöründe yaşanmakta olup, sürekli artan girdi maliyetlerini karşılayamayan çiftçi üretimi kısıtlamaktadır. Kronik uzun dönemli enflasyon halkı yoksullaştırmış ve orta tabaka erimiştir. Toplumun sürükleyici ve dinamik gücü olan orta tabakanın çöküşü, nitelikli eğitim arayışını kısıtlamış, dinamik ve yaratıcı eğitimden uzaklaşılmıştır. Bu durum gençliği bir yandan eğitimden uzaklaştırmış; bir yandan da, var olduğu kadarıyla eğitimli gençlerin geleceğini yurt dışında aramasına yol açmıştır. Gerçek işsizlik yüzde 30’u aşmış olup çoğu eğitimli genç, işsiz evde beklemektedir. Değinilen yapısal sorunların çözümü, kamuda köklü ve kapsayıcı strateji değişimi gerektirmekte olup; ancak katılımcı ve çoğulcu demokratik ortamlarda gerçekleşebilir bir durundur. Tek adam yönetiminin kişiselliği bu ihtiyacı karşılamaktan uzaktır.