Gazeteci Yazar Murat Kışlalı, GÖZLEM’in ülke gündeminin başında gelen olay ve gelişmelerle ilgili sorularını cevapladı. GÖZLEM – İran – İsrail Savaşı’nın uzamasının Türkiye’ye etkileri konusunda görüşünüz?
K – En büyük etkisi Türkiye’nin savaşın içine çekilmesi olur. Türkiye’ye İran’dan gönderildiği ve NATO imkânlarıyla bertaraf edildiği ifade edilen 2 füzenin, Türkiye’yi NATO eliyle ABD/İsrail-İran savaşı içine çekmeye dönük bir “kumpas” olduğu ciddi biçimde konuşulmaya başlandı. Cumhuriyet kökenli deneyimli diplomasi muhabiri Bahadır Selim Dilek, 12Punto’da kaleme aldığı “Emareler Hayra Alamet Değil” başlıklı yazısında buna dikkat çekti: “Son günlerde yaşanan bazı gelişmelere dikkatle baktığımızda, Türkiye’nin yavaş yavaş NATO üzerinden yeni bir askeri gerilimin parçası haline getirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Mesela İran’dan ateşlenen iki füzenin havada vurulduktan sonra, o füzeleri vuran mühimmatın parçalarının Türkiye’ye düşmesi... Sonrasında NATO’dan hem de Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamalar!... Sanki minareye kılıf uydurma gayreti içindeler. ...İttifakın sözcüleri çıktı, ‘Türkiye’ye yönelen bir füze daha önlendi. NATO, tüm müttefiklerini her türlü tehdide karşı savunmaya hazırdır’ diye açıklama yaptı. ...aslında demek istiyor ki, İran’dan atılan füzelerin hedefi Kıbrıs’taki İngiliz üsleri mi, yoksa Girit’deki Amerika üssü mü; hiç önemli değil, ben o füzeleri Irak ya da Suriye üzerinde vururum, Hatay’a, Gaziantep’e düşen parçaları da Türkiye’yi koruma bahanesiyle savaş sebebi yaparım... Hesap, İran Türkiye’ye saldırdı, diyerek bütün NATO ülkelerini İran’a karşı seferber etmek olabilir mi? ...NATO Malatya Kürecik’e Patriot hava savunma sistemlerini konuşlandırma kararı aldı.... Patriotlar yalnızca savunma sistemi değil. Aynı zamanda bölgenin fiilen askeri operasyon alanına dönüştürülmesinin ilk adımlarından biri. ...İşin bir de siyasi boyutu var. Uzun süredir Amerika’da görülen Halkbank davası... Şartlar yerine getirilirse dava düşecek. ...Washington’dan gelen bu jestin diplomatik dildeki karşılığı açık: ‘Bu savaşta benim tarafımda olursan, ben de sana istediğin kolaylığı sağlarım.” Bir tarafta İran’a yönelik artan askeri baskı... Diğer tarafta NATO’nun Türkiye’deki askeri varlığını güçlendirmesi... Ve arka planda, Halkbank dosyasının kapatılması... Bunlar Türkiye açısından pek hayra alamet gelişmeler değil. Amerika İran’la doğrudan ve geniş çaplı bir kara savaşına girmek istemiyor olabilir. Türkiye’yi cepheye sürer mi?” Saygı Öztürk de Sözcü’deki köşesinde 2019-2022 yıllarında İncirlik Ana Jet Üs Komutanlığı görevinde bulunan emekli Pilot Tuğgeneral Gürel Özusta’nın açıklamalarını yazdı: “Amerika’nın şu anda İncirlik’te muharip herhangi bir birliği yok. Türkiye’de imha edilen iki füzenin hedefinde İncirlik Üssü olduğu yorumları yapılıyor. Ben; İncirlik’in bu haliyle hedef olacağını düşünmüyorum. ...Çünkü oradan Amerika’nın, İran’a karşı yaptığı herhangi bir faaliyet yok. Sadece askeri var. Askeri var diye saldırıyorsan orada Türk askeri de var. Şimdi attığı füze belki de bizim oradaki birliğe tesadüf edecek. O zaman ister istemez Türkiye ile İran kötü pozisyona girecek. Yani çok mantıklı bulmuyorum ben İran’ın oraya saldırmasını.” Cumhurbaşkanı Erdoğan ısrarla “Bu savaş büyümeden durdurulmalıdır” diyor ama Türkiye’nin herhangi bir şekil ve çapta İran ile savaşa eklemlenmesi, Türkiye için burada olabilecek en kötü senaryo olur. İşin ekonomik, göç gibi boyutları devede kulak kalır.
GÖZLEM – Pentagon, hafta sonunda “ABD ve İsrail’in İran’a karşı şimdiye kadarki en yoğun saldırı gününü gerçekleştirdiğini ve İran yenilgiye uğratılana kadar operasyonların süreceğini” açıkladı. Bu açıklama, Donald Trump’ın daha önce “çatışmanın yakında sona erebileceğine” dair ifadeleri ile uyuşmuyor ve daha sert. Bu tablo nasıl yorumlanabilir?
K – Bu çelişkili ifadeleri, Trump’un İran’a, işin sonunu düşünmeden ve ciddi bir stratejisi olmadan girdiğini gösteriyor. NATO’nun eski Avrupa Müttefikler Komutanı İngiliz General Sir Richard Shirreff bu durumu çok güzel özetledi: “Birleşik Krallık, hiçbir şekilde, hiçbir koşulda Amerikalılarla birlikte bu işe girmemeli. Çünkü Amerikalılar şu anda Trump ve Hegseth gibi birkaç manyak tarafından yönetiliyor. Ortada doğru dürüst bir strateji yok. Bu savaşın nasıl sona ereceğine dair ciddi bir düşünce de yok. Bu iş çok ama çok hızlı biçimde kötüye gidecek.”
GÖZLEM – İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) aralarında CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 107’si tutuklu toplam 402 sanıklı ve 3 bin 900 sayfalık iddianameyle açılan İBB Davası’na Silivri’de başlandı. İlk haftayı nasıl değerlendiriyorsunuz?..
K – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, davanın “siyasi” bir dava olduğunu ve hakim heyetinin bizzat Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından, “çok güvendiği, ancak tecrübesi çok sınırlı” hâkimler arasından belirlendiğini ilk günkü açıklamasında anlattı. Özel “Türkiye siyasi tarihinin en mühim üç davasından biri. Ne ister? Tecrübe ister. Bugün kürsüdeki hâkimin birinci sınıfa ayrılmak için 10 yılı geçmiş olması lazım. Neyle geçiyor? Avukatlık yaptığı sürenin üçte ikisi sayılarak geçiyor. Bu kadar tecrübesiz bir hâkim. Diğer ikisi 2024’de kura çekmişler. Bu mayısta ikinci yıllarını kutlayacaklar. Normalde Anadolu’nun mütevazı bir adliyesinde kıdem alıp, çalışıp başarı göstermeye çalışıyor olmaları lazımken, Türkiye siyasi tarihinin en mühim davasında kürsüdeler. 1 yıl on aylık tecrübeleriyle... Tayyip Bey bir yanına Binali Yıldırım’ı ve öbür tarafında da Abdullah Güler’i alıp ‘Biz yöneteceğiz’ deseydi ancak bu kadar felaket olabilirdi durum... Bula bula bunları bulmuşlar ciddiyetten uzak, paçalarından acemilik akan bir heyet” dedi. Tabii bu ifadelerinin üzerine hakkında mahkeme üyelerine hakaretten Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Ekrem İmamoğlu da Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından yaptığı açıklamada “Bu senaryoyu yazan ve talimat veren Cumhurbaşkanı’dır. İftiranamenin tek açıklaması vardır. Kişi kendinden bilir işi! Milletimiz sizi göndermek için can atıyor” değerlendirmesinde bulundu. Adalet Bakanı Gürlek de “Mahkeme salonları siyaset arenası değildir. Burada siyasi şov yapılamaz. ...Yargılama sürecinde kimse mahkemelere telkin, talimat, emir veremez” diyerek aslında tersinden bakıldığında bu yargılamanın siyasi olduğu algısının kendisinde de yerleştiğini itiraf etmiş oldu.
GÖZLEM – “Alım gücü azalmasının, enflasyonun, hayat pahalılığının artmasının gündemde olduğu” bir süreci yazıyoruz. Vatandaşlar “Fiyatlar neden azaltılamıyor da, artıyor” sorusuna tatmin edici bir cevap bulamıyor, Siz ne diyorsunuz?
K – Aslında enflasyonun bugüne kadar neden istenilen şekilde düşürülemediği ortada. Mehmet Şimşek’in başında bulunduğu ekonomi yönetimi enflasyonu düşürmek için para arzını faizle kısma ve dar gelirli kesimin harcama olanaklarını daraltma yöntemlerini gayet “başarılı” bir şekilde uyguladı. Ama enflasyonu kalıcı olarak düşürmek için gerekli olan, aşırı israfı önlemeye dönük tasarruf ve gelir dengesizliğini ve bundan doğan harcamaları kısmaya dönük vergiler başta özel sektör önlemlerini uygulamaya sokamadı. Şimşek toplam bireysel geliri az olan çok sayıdaki “fakir”in büyük kısmı zorunlu harcamalarını kısıtlıyor. Ancak kişi başı geliri çok yüksek olan az sayıdaki “zengin” ile devletin harcamalarına bir şey yapamıyor. Yabancıya kazandırdığı müddetçe de buna çok takılmıyor. Bu nedenle de, bu süreçten enflasyonun düşmesi değil, zengin ve yabancıya kaynak aktarılması sonucu çıkıyor.
GÖZLEM – Galatasaray’ın Liverpool galibiyeti ile süren Avrupa yolculuğu hakkında görüşünüz; “nereye kadar” sorusu gündemde. Siz ne diyorsunuz?
K – Galatasaray maçı 2-0 veya 3-0’a getirebilirdi. Getirseydi turu atlamak için daha büyük şansı olur muydu? Emin değilim. Muhtemelen rövanşa, Juventus karşısında ikinci maçta olduğu gibi nispeten farklı galibiyeti korumaya dönük bir “zihniyetle” çıkar ve Liverpool’un büyük baskılı futboluna maruz kalırdı. Şimdi 1-0’ı korumaya dönük bir futbol oynayamaz. Tur sıfırdan başlıyormuş gibi çıkıp doğru dürüst bir futbol oynamak için elinden geleni yapmak zorunda.
Türkiye bir askeri gerilimin parçası haline getirilmek isteniyor
Türkiye bir askeri gerilimin parçası haline getirilmek isteniyor
Paylaş: