Enflasyon: Enflasyon, bir ekonomide mal ve hizmetlerin fiyatlar genel düzeyinin sürekli ve belirgin şekilde artması sonucu paranın alım gücünün azalmasıdır. Tek bir ürünün zamlanması değil, genel fiyat seviyesinin sürekli yükselmesi durumudur. Enflasyon, aynı miktarda parayla zamanla daha az ürün alınabildiği bir süreci ifade eder. Alım gücünün azalması: Alım gücünün azalması, yüksek enflasyon nedeniyle fiyatların artarken gelirlerin aynı oranda artmaması sonucu paranın değer kaybetmesi ve bireylerin daha az ürün/hizmet satın alabilmesidir. Türkiye'de özellikle son yıllarda asgari ücretli ve dar gelirlilerin temel ihtiyaçlarını karşılamasını zorlaştıran, ciddi bir ekonomik erime yaşanmaktadır. Evet… Çok açık ve acı bir gerçek var; son yıllarda, “yukarda tarif edilen ve aynı sonuca varan ‘3 yaşam prangası’ içinde” yaşıyoruz. Hepsinde sebep de süreç de sonuç da aynı; “Ekonominin iyi yönetilememesi sebebi ile sorun ortaya çıkıyor, önlenemiyor, sürüyor” ve acı sonuç geliyor; halk fakirleşiyor! Ve de milyonları etkileyen tablo ortaya çıkıyor; stres ve mutsuzluk!
++++++
Sözün Özü…
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6’ncI Maddesi der ki; “Herkesin doğru ve güvenli yargılanma hakkı vardır.” Ama aksine uygulamalar dünyamızda sürüyor. Oysa “Hakların mahkûm edildiği bir ülkede bütün doğruların yeri cezaevleridir”; Dinleyen yok.
Ali Naili Erdem
+++++++
Stres ve mutsuzluk!

NG Araştırma şirketinin “halkın stres ve mutluluk seviyesini değerlendiren ve 11-22 Eylül 2024 tarihleri arasında 15 yaş üzeri 1501 kişinin katılımıyla Türkiye genelinde yapılan” kamuoyu araştırmasının bir bölümü “Mutluluk ve sonuçları” üzerine… “Mutluluk” üzerine sorulan soruya verilen cevaplar, düşündürücü… Kendini “mutlu” hissedenler yüzde 44, “ne mutlu ne de mutsuz” hissedenler yüzde 33, “mutsuz” hissedenler yüzde 23! Ankette “günlük hayatta stresli misiniz?” sorusu da soruluyor. “Her 10 kişiden 4'ü “Kendini stresli hissediyorum” diyor, yaklaşık 5'i “kısmen stresli olduğunu” belirtiyor. Ve de… 10 kişiden “sadece” 1'i “Stres yaşamıyorum” cevabını veriyor. Geliyoruz, tablonun “en acılı” görüntü bölümüne; “Araştırmada “stresin sebepleri” konusunda da rakamlar var: Her 5 kişiden 3’ü “ekonomik”, 1’i “gelecek kaygısı” diyor.
İşte, ben de, “ülkenin içinde bulunduğu ‘bu, ekonomik, siyasi, idari, yaşam, hak – hukuk şartlarının baskısı altında’ gazetecilik görevimi tam olarak yerine getirememenin gerilimini” yaşıyordum. Bu tablo beni “Kısmen stresliyim” diyenler bölümüne sokuyordu. Bu sebeple, yani “kısmen de olsa” yaşadığım stresin “sağlığımı, ruh halimi ve de kalemimi zedelediğini” hissettiğimden “yazma konusundaki ‘Paydos!’ kararıma” iyice ısınmaya başlamıştım.
Ve de “Mart sonuna” 3 hafta kaldı…
++++++++++