Gazeteci Yazar Murat Kışlalı, GÖZLEM’in ülke gündeminin başında gelen olay ve gelişmelerle ilgili sorularını cevapladı.
GÖZLEM – Şırnak Üniversitesi Rektörü Abdürrahim Alkış milletvekilleri için kullandığı “TBMM’de işe yaramaz, vasıfsız, sadece el kaldırıp indiren münafık milletvekilleri havlayıp kudursa da” ifadesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
K –İşin ilginç yanı “el kaldırıp indiren” diyerek aslında sadece muhalefeti değil AKP’lileri de kastediyor. Kendisine en güzel yanıtlardan birini X hesabından AKP kurucusu ve eski TBMM Başkanı Bülent Arınç verdi: “Bugüne kadar icraatları, sözleri ve davranışları ile eleştiri konusu olmuş bir kişinin TBMM’nin manevi şahsiyetine ve milletvekillerine karşı olan hakaretlerini bağışlamak mümkün değildir. Beş dönem milletvekilliği yapmış ve TBMM Başkanlığı görevinde bulunmuş biri olarak bu hakareti görmezden gelemem”. Arınç “Bu rektörün atama mercii olan Sayın Cumhurbaşkanımızı, ...Sayın Meclis Başkanımızı ve ...YÖK Başkanımızı bu kişi hakkında gerekli incelemelerin başlatılmasına ve gerekli olan yaptırımların uygulanmasına davet ediyorum” diyerek yol da gösterdi ancak Erdoğan’ın kimsenin yol göstermesine ihtiyacı olduğunu sanmıyorum. Eğer isteseydi çoktan “affını ister” cezasını keserdi.
GÖZLEM – Eğitimin en üst seviyesinde bu kadar “düşük” açıklamalar yapılırken, Türkiye’nin gündemine çok kısa sürede okullara ard arda yapılan silahlı saldırılar oturdu. Neler oluyor ve bu sorun nasıl çözülecek?
K – Bu saldırıların nedenlerinin başında iktidarın ülkeyi içine soktuğu “kanunsuzluk, hukuksuzluk, adaletsizlik”, “yapanın yanına kâr kaldığı kuralsızlık” ortamı ve beraberinde gelen liyakatsizlik kaynaklı “yönetim zafiyeti” var. Eğitim Bakanı “Tedbir alınan okullarda da olay oluyor” diyor. İçişleri Bakanı cani katilden duyarsızca “öğrencimiz” diye bahsediyor. İktidarın bu yaklaşımları bu “yetersizliği” ortaya koyuyor. Katilin polis babası, öğretmen annesi çocuklarının nasıl bu durumda olduğunu fark etmez, silahları nasıl ulaşabileceği şekilde bırakabilirler? Diğer olayda öğrencinin okulu basacağı emniyete bildirilmiş, ancak savcı ciddiye almamış. Saldırılardan önce saldırı yapılacağına dair tehditlerin dolaştığı sosyal medya ortamı takip edilmemiş. Tunceli’de de 7 yıldır kayıp olan Gülistan Doku’nun dönemin valisinin oğlu tarafından öldürüldüğü ve valinin süreci örtbas ettiğine dönük çok ciddi kanıtlar, şahitler var, buna rağmen Cuma gününe kadar vali hâlâ müfettişlik görevinden dahi alınmamıştı. Bu kaos, kuralsızlık ortamı, kanıksanmış. Bir otel yangınında çoğu çocuk 76 kişi hayatını kaybediyor, denetimleri gerektiği gibi yapmadığı ortaya çıkan bakanlığın bakanı görevde. CHP’li Suat Özçağdaş “Bakanlığı boyunca okullarda tespit edebildiğimiz 37 kişi hayatını kaybetmişken, Yusuf Tekin koltuğunda rahatça oturmaya devam ediyor” diyor. İçişleri Bakanı sanki bireysel saldırılar sorumluluğuna girmiyormuş gibi “olay bireysel bir hadise, bir terör hadisesi değil” diyebiliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan saldırının “siyasi polemiklere malzeme yapılmamasını” istiyor ama Ekrem İmamoğlu “Bunların hepsi fetret döneminin izleridir. Böyle ‘Bu siyasi değildir’ olmaz” diyor. CHP Genel Başkanı Özel’in “65 bin uzman çavuşu okullara atansın” önerisi bile caydırıcılık açısından çok isabetli. Ama bu iktidar, o kadar askerin sivil alanlarda ortada olmasını istemeyeceği için dikkate alınmayacaktır.
GÖZLEM – Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, Cumhuriyet Gazetesinin sorularını cevaplandırırken, önümüzdeki genel seçim için “Bu seçim; birinci cumhuriyet ile ikinci cumhuriyet, Atatürk cumhuriyeti ile Öcalan modeli cumhuriyet ve kurucu felsefe ile yıkıcı felsefe arasında geçecek” dedi. “AKP, MHP ve DEM Parti seçimlere birlikte girecek Güneydoğu'da, Doğu Anadolu'da, AKP'ye oy veren seçmen DEM'e yönelecek. Belki yüzde 15-16 alacak DEM. MHP yüzde 3'lere, 4'lere düşecek. Yani bu ittifaktan bir tek DEM kârlı çıkar” tespitiyle “Kurucu felsefeye inananlar bir araya gelmelidir” çağrısı yaptı. Ne diyorsunuz?
K – Kurucu felsefeye inanlar başta CHP, İyi Parti, Özdağ’ın Zafer Partisi gibi muhalefetin önde giden partileri olarak gözüküyor. Hiç şüphesiz önceki 6’lı Masa gibi seçim ittifakları seçim yaklaştıkça gündeme gelecek. Ancak İyi Parti Genel Başkanı Musavat Dervişoğlu’nun geçen hafta, erken seçim isteyen CHP’ye ve Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik “üstü kapalı” yaptığı “Terörist Öcalan’ı çıkarmaya çalışanla, gündemi belediye başkanlarını çıkarmak zannedenler arasındaki kavga, milletin gerçek kavgası değil... Hesapsız bir iktidar var. bunun karşısında hesapsız bir muhalefet olmasın diye mücadele ediyoruz” çıkışı, muhalefetin en büyük iki partisi arasında böyle bir ittifakın gerçekleşmesinin, 6 Masa’daki travması dikkate alındığında şu an için güç olduğunu ortaya koyuyor. Ümit Özdağ’ın ittifak ile Meclis’e girme hedefinde olduğu anlaşılıyor ancak sadece sığınmacı, göç siyaseti üzerinden büyük ölçüde “tek adam”lığa dayalı yürüttüğü çabası bu ihtimali güçleştiriyor. Zaten ortak bir görüşmeleri sonrası Dervişoğlu, Zafer Partisi ile ittifaka “çekinceli” yaklaştığını belli etmişti. Öte yandan muhalefetin muhafazakâr kanadında Yeniden Refah ile Saadet, Deva ve Gelecek partilerinin ittifak oluşturmaları, liderleri egolarını yönetebilirlerse, daha büyük bir olasılık olarak görülüyor.
GÖZLEM – ABD – İran Savaşı “ABD’de “enflasyon belirtilerini” ortaya çıkarınca “dolar ve altın fiyatları da ‘Savaşa ve ABD’deki etkilerine göre’ gün içinde bile değişmeye” başladı. Türk insanı “Altını ‘güvenli liman’ olarak görmeye” devam etmeli mi?..
K – Türkiye’de halkın çok büyük bir bölümü borç içinde gündelik hayatını ikame ettirmeye, devam ettirmeye çalışıyor. Geçim derdinde. Buna karşın vatandaşın eğer elinde tasarruf yapma imkânı varsa, atması gereken en önemli adım tüm yumurtalarını aynı sepete koymamak. Türkiye’de paranızı korumanın en önemli yolu gayrimenkul. Oturduğunuz evin ötesinde başka evlere, hatta arazilere yatırım yapmak önemli. Bunun dışında nakit açısından sadece altın değil, tasarrufları TL, döviz ve altın arasında, duruma göre olabildiğince dengeli dağıtmak gerekiyor. Hisse senedi piyasaları konuyu anlayan kişilerin “seçici” olarak yer almaları gereken yatırım alanları. Dünyanın çalkantılı olduğu savaş dönemlerinde altın tabii ki güvenli bir liman. Ancak ABD-İran savaşının veya başka çalkantıların nasıl seyir izleyeceği belli olmadığı için, tasarruf sahiplerinin Türkiye’nin bugünkü durumunda kendilerini enflasyona karşı kısmen koruyabilecekleri TL faizine ve mevcut ekonomi politikası gereği bastırılan ama gün geçtikçe bastırılması daha zor hale gelen dövize de yatırım yapmaları akılcı olur.
GÖZLEM – Galatasaray’ın şampiyonluk süreci riske girdi. “Neden oldu” ve “Nasıl düzelebilir” sorularına cevabınız?
K – Osimhen’in sakatlanması Galatasaray’ın büyük bir zaafını ortaya koydu. Osimhen’siz Galatasaray’ın gücü hissedilir şekilde azalıyor. Galatasaray Başkanı Dursun Özbek bunu “Savunmayı en uçtan başlatan isim o. Dünyada bile onun kadar ön alan baskısını iyi yapan forvet yok. O sahadayken takımın performansı doğal olarak yukarı çıkıyor. O sahadayken herkes görevini çok daha iyi yapıyor” ifadeleriyle güzel bir şekilde anlattı. Ancak burada, Osimhen’in yokluğunda Okan Buruk’un “yetersizliği” devreye girdi. Osimhen sakatlanmasa da Buruk’un Icardi’yi “hazır” tutması ve takımını daha kompakt, iskeleti daha belirgin şekilde, maçtan maça bu kadar fazla değiştirmeden oynatabileceği bir yapıda kurgulaması gerekirdi. Buruk Icardi’yi “boşladı”. İnsan olarak vefasızlığı bir tarafa bırakın, antrenörlük olarak da büyük hataydı. Bir maçta hiç top alamadı diye ardından gelen maçta Icardi’yi 11’den kesemezsiniz. Kocaeli maçında olduğu gibi 1-1’den sonra gol atmanız gerekirken, golcü oyuncunuzu, Icardi’yi 85. dakikaya kadar oyuna almayı bekleyemezsiniz. Galatasaray’ın sorunu Okan Buruk’un bu noktadaki yetersizliği. Şimdi bu sorun kısmen Osimhen’in geri dönüşüyle, ki onun da ne kadar performans vereceği belli değil, çözülebilir. Ben yine de Galatasaray’ın şampiyonluğa ulaşacağını, bunda da kendi performansından çok Fenerbahçe ve Trabzon’un kaybedeceği puanların etkili olacağını düşünüyorum.
+++++
Okul baskınları yönetim zafiyetini gösteriyor
Okul baskınları yönetim zafiyetini gösteriyor
Paylaş: