.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

NATO Zirvesinde ilkler (II)

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
NATO Zirvesinde ilkler (II)
NATO Zirvesinde ilkler (II)
Paylaş:
2025’de Lahey’de yapılan NATO Zirvesinden sonra 6-12 Temmuz 2026’da Ankara’da yapılacak asıl adıyla NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, öbür Zirvelere göre ilkleri de kapsaması bakımından önemli: Bir kere ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a yaptıkları saldırı sonrası gerçekleşecek bir Zirve. ABD Başkanı Trump’ın Avrupa’daki bazı Devletlerin bu savaşa yardım etmemeleri konusunda kızdığı, bu ülkelerle ilgili hakaret dolu cümleler sarf ettiği bilinmekte.
Zirve, İran’ın kendisine yapılan saldırı sonucunda petrol taşımacılığının yapıldığı Hürmüz Boğazını kapatmasıyla birlikte ortaya çıkan enerji krizi ve enerji savaşları bakımından da önemli. Ukrayna Devlet Başkanı V. Zelensky’nin Zirveye katılacak olması Zirvenin Ruslar tarafından yakın takibe alınacağının göstergesi. Zelensky’nin Zirvede askeri yardım talebinde bulunacağı şüphesiz.
NATO Zirvesine katılacak NATO üyesi 23 ülke aynı zamanda AB üyesi ülkeler. AB’nden Temmuz 2026 nın ilk haftasında gelen ve Bakan düzeyinde sayılan üç AB Komiserinden birinin göçten sorumlu olması göç konusunun da Zirvede gündem maddesi olacağının göstergesi. Sayın Cumhurbaşkanını ziyaret eden bu üç komiserden birinin koltuğa, diğer ikisinin de divanın kenarına oturtulmaları ise yine protokol hatası. Dışişleri protokolü veya resmi adıyla Dışişlerindeki Devlet Protokolü Saray içi Protokole karıştırılmıyorsa bu tamamen Saray Protokolünün işi olmalı. Benim önerim bu divanları oradan kaldırıp koltuk konulmalı sadece Sayın Cumhurbaşkanının koltuğu belirgin olsun derim.
Zirveye tekrar dönecek olursak; Zirve sırasında Türkiye’ye milli uçak sayılan Kaan’lar için motor getireceği Trump tarafından açıklandı. Parasını ödediğimiz F 35’ler konusunda ise şimdilik bir sessizlik hakim.
Türkiye’nin çıkarlarına gelince Avrupa savunmasının geniş ve kapsayıcı olması düşünülürken Türk ordusunun da sanayisi ile birlikte kuvvetli bir ordu olduğunun vurgulanması boşuna değil. Türkiye’ye bir takım görevlerin verilmesi söz konusu.
AB ise Hırvatistan’ın 2013’de AB’ne katılmasından sonra genişlemesini durdurdu. Hatta İngiltere’nin AB’den (Brexit) çıkışı ile güç bakımından küçüldü. AB’nin endişesi Türkiye’nin kapılarını açtığı zaman göçmenlerin Avrupa’ya gidecekleri endişesi. Türkiye AB adaylığı en uzun süren bir ülke. Zirveden yararlanmak ve ayağa kadar gelen bu fırsatı değerlendirmek için hem NATO hem AB üyesi olan 23 ülkeye Türkiye’nin AB’ne kabul edilmesi yoksa göç kapısının açılacağı ve AB savunmasının düşünüleceği ifade edilebilir.Bunu ifade etmek için fırsatların kollanması gerekir yoksa at pazarlığı şeklinde bir görüşmenin sonuç vermeyeceği açık. Madem Trump ve Sayın Cumhurbaşkanı bu kadar yakınlar bu konuyu kapalı ortamlarda Trump talep edebilir. Yakın dostuz diyor ya bu onun için dostluğunu gösterme sırası. Ankara’ya yeni atanan Rus Büyükelçisinin evinde verdiği davetlerde İzmir ve Mustafa Kemal Marşları çaldırmasının anlamı üzerinde düşünülmeli derim. Ruslara Zirve konusunda güvence verilmeli. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Zirve öncesi olduğu gibi sonrasında da Rusya’yı ziyaret edip Zirve sonuçlarını ilk ağızdan anlatması gerekir.
Zirve nedeniyle Ankara temizlendi, kaldırımlar boyandı. Her araç geçişinde yoldaki mazgalların ses çıkarmasını önlemek için mazgallar yolla aynı hizaya getirildi. Yollarda sivil polisler kimlik sorabiliyorlar. Çöp bidonları kaldırıldı.
Zirveden azami yarar elde etmek istiyorsak ayağımıza kadar gelen bu fırsattan istifade ile AB’ne tam üyelik için tekrar talepte bulunmalıyız. Tabii tüm kozları masada oynayarak.