.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Krizler ve finansal istikrar önceliği

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Krizler ve finansal istikrar önceliği
Krizler ve finansal istikrar önceliği
Paylaş:
Para politikası uygulamalarında normal şartlarda öncelikli olan “fiyat istikrarı”dır. Merkez bankaları genellikle bu istikrarın önemini vurgular. Zira düşük ve öngörülebilir enflasyon ile uzun vadeli sürdürülebilir büyümenin temeli de bu istikrardır. Ancak finansal sistemin çökme riski olduğu kriz anlarında “finansal İstikrar” öncelikli hale gelebilir. Bu durumlarda öncelik yer değiştirerek finansal istikrar ön koşul görülür. (TCMB) Temel amaç fiyat istikrarı olmakla birlikte bazı durumlarda, özellikle döviz kuru şoklarını, ödemeler dengesi kırılganlığını önlemek için finansal istikrar adına fiyat istikrarından taviz verilebilir. Finansal istikrar nedir? Finansal sistemin (bankalar, piyasalar, alt yapı) ekonomik krizlere ve şoklara karşı dirençli olması, fonları verimli kanallara tahsis etmesi, riskleri yönetebilmesi, büyümenin desteklenmesi, varlık fiyatlarının dalgalanmaması ve güven ortamının sürdürülebildiği bir denge halidir. Özetle makro finansal dayanıklılık, genel anlamda ekonomik istikrar, sistemik dayanıklılık ve finansal sağlamlık finansal istikrarın temel unsurlarıdır. Bu istikrar sağlandığında sistem kendi kendini düzeltme mekanizmaları aracılığıyla şokları emer ve olumsuz olayların reel ekonomiyi ve diğer finansal sistemlerin bozulmasını önler.

 ABD -İsrail'in İran saldırısının küresel ekonomi ile yerel ekonomilere etkilerini şöyle özetleyebiliriz. Birincil etkiler; petrol, doğalgaz. İkincil etkiler; gübre, petrokimya, alüminyum fiyatlarındaki ani yükselişler (Ör. Trump’ın petrol fiyatlarının 200 dolara çıkması yönündeki açıklamaları). Küresel risk belirsizliklerinin başlıcaları; daralan likidite, sermaye çıkışları. Genel olarak enflasyonumuz yükselecek, büyümemiz düşecek, cari açık ve bütçe açığı artacak finansal koşullar sıkılaşacak yatırımlar ertelenecektir. Para politikasında ise faiz indirimleri ertelenecek ve belki de faiz artırımları gündeme gelecektir. Gübre ve petrokimya fiyatlarının yükselmesi ülkemizde zaten çok büyük problem olan gıda fiyatlarının aşırı yükselmesine neden olacak ve böylece fiyat istikrarı ve dezenflasyon hedefleri bir başka bahara kalacaktır. Bizce bunlardan daha önemlisi ülkemizin 50 yıllık kronik problemi olan “Döviz Açığı” riskinin ödemeler dengesi kırılganlığına dönüşebilmesi ihtimalidir. Nitekim bu konuda uluslararası kuruluşlardan ilk uyarılar gelmeye başladı. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Orta Doğu gerilimi Türkiye'yi vurabilir açıklamasını yaptı. “Savaş geriliminin enerji fiyatları, ticaret ve finansman kanalları üzerinden Türkiye dahil bölge ekonomilerini olumsuz etkileyeceğini belirtti. Güney ve Doğu Akdeniz ile Türkiye'de tahvil faizleri yükselirken sermaye çıkışlarının ve küresel finansman koşullarının kötüleşmesi halinde hızlanabileceği, maliye alanı sınırlı olan ülkelerin ve bu arada Türkiye'nin de en fazla etkilenecek ülkeler arasında olduğu” vurgulandı. Nitekim şubat sonundan bu yana 36 milyar dolarlık döviz satıldı. Net döviz rezervi ise bundan daha fazla azaldı. 
Para politikası uygulamasında döviz kurunun kontrolünün bu ortamda bir handikap teşkil ettiğini belirtmek gerekiyor. Bu politikanın henüz değişme sinyali yok. Savaşın uzaması halinde bu politikanın değişme ihtimali olabilir.  Döviz rezervlerimiz halen güçlü. Tek problemimiz rezervlerin içindeki altın oranı çok yüksek Nitekim Merkez Bankası Londra'daki altınları (20.4 milyar dolar civarında) swapla dövize çevirmeyi düşünüyor. Rezervlerin likiditesini arttırmak için yapılacak bu uygulamanın yararlı olacağı kanaatindeyiz. Savaşın bu kadar uzamasına rağmen yerleşiklerin döviz talebinde ve dolarizasyon eğiliminde büyük bir yönelmenin olmaması da ayrıca sevindirici. Maalesef üç yıllık sürede enflasyon sorununu çözemedik. Dolayısıyla bu krize %30’lu enflasyonlarda yakalanmamız büyük talihsizlik. Bu tür olağanüstü durumlarda finansal istikrar önlemleri, fiyat istikrarının önüne geçecektir.