İki, her türlü ahlâki ve insani değerlerden mahrum, kan ve zulümle beslenen, acımasız, megaloman mahluk; uydurma dini gerekçeleri de kullanarak; pervasızca katliamlarını ve soygunlarını, sürdürüyor.
-Kendilerine, dur diyen de olmuyor. İspanya'nın dışında, doğru dürüst karşı çıkan yok. Sadece lâf üretiliyor. Bu yüzden; Neron tipi bir Trump ile Hitler tipi bir Netanyahu; köpeksiz köyde değneksiz geziyor. Kendilerinde bir güç ve keramet vehmediyorlar. Hatta Tanrı tarafından görevlendirildiklerine inanıyorlar. Tam anlamı ile yobaz olduklarını gösteriyorlar.
-AB ülkelerinin, bu kadar şahsiyetsiz, bu kadar korkak, bu kadar aciz, bu kadar ABD bağımlısı olması, çok şaşırtıcı oldu. Hepsi, gönüllü olarak, ABD’nin “Şamar oğlanı” olmayı, içlerine sindirmiş. Trump gel diyor gidiyorlar. Menemen testisi gibi, karşısına diziliyorlar. Her türlü hakareti, fırçayı, tehdidi içlerine sindiriyorlar. Hepsi, birer Mental köle. AB üyeliğinin, hiçbir anlamı yok. Zira içlerinde dayanışma yok. Herkes, birbirine kazık atma peşinde. Hâlbuki;
1-ABD’ye karşı, müşterek tavır koyabilirler. ABD’nin yaptırımlarına (Gümrük Vergisi uygulamaları gibi) karşı aynı uygulamaları gündeme getirebilirler. Dış ticaretlerinin tümünü Euro ile yapar, dolardan vazgeçebilirler. (Ki, bu durum ABD’nin ekonomisini batırır. Gücünü yok eder).
Döviz rezervlerinin tümünü, dolardan altına çevirebilirler. Silah, petrol, doğalgaz alımlarını, ABD dışına kaydırabilirler. ABD ambargolarına ve yaptırımlarına uymayabilirler. (ABD, tüm AB ile baş edebilir mi? Bu haliyle ABD, Rusya ve Çin'den daha tehlikeli ve güvenilmez değil midir?) ABD’siz bir NATO ve Birleşmiş Milletler kurabilirler. Avrupa Ordusu kurabilirler. Avrupa'daki, ABD üslerini kapatabilirler. Tümü ABD ve İsrail uşağı, terör örgütlerini desteklemekten vazgeçebilirler. ABD uşağı tüm örgütlerden (FAO-Dünya Sağlık Örgütü, IMF-Dünya Bankası vb.) ayrılabilirler. ABD de (varsa) emanet tuttukları altınları geri çekebilirler. ABD’nin, içişlerine karışmasına karşı çıkabilirler. Hakaret ve küstahlıklara karşı sessiz kalmaz, dik dururlar. ABD ve İsrail’in eşkıyalıklarına karşı tavır koyarlar, en azından 180 yavrunun katline, sessiz kalmazlar.
-Netice olarak; AB ülkeleri, gerçek anlamda dayanışma içinde olsa; dik dursa; şamar oğlanı olmayı kabul etmese; Siyonist-Evanjelist uşağı; dışişleri bakanı Türk ve İslâm düşmanı haddini bilmez Yahudi'nin emir eri; devamlı yalan söyleyen, kendini beğenmiş, Trump'da haddini bilecektir.
2- Peki, bu ortamda; Türkiye'nin, (yandaşlarca reklam edildiği gibi) bir ağırlığı ve etkinliği var mıdır? Ne yazık ki, hayır! Aksine; bizimkiler de ikiyüzlü Trump’ın ağzının içine bakmakta; sahte iltifatları ile mutlu olmakta; Netanyahu'ya saldırırken, kendisine toz kondurmamaktadır.
- Bu kritik dönemde de; İç huzuru sağlamak yerine, kutuplaştırmayı daha da arttırmak, tercih edilmektedir. Yargı politize edilmiş, Sarayın emrine sokulmuştur. Haksızlıklar, baskılar, iftiralar, ayrımcılıklar zirve yapmaktadır. Liyakat tamamen terk edilmiş, partizanlık her yere hâkim olmuştur.
- Ekonomik durum ise içler acısıdır. Tam bir çöküntü söz konusudur;
a) AKP döneminde, 645 milyar 779 milyon 600 bin 775 dolar; (27 trilyon 445 milyar 633 milyon 33 bin TL) faiz ödenmiştir.
Bu yıl; ocakta 456 milyar TL / Şubat’ta 183 milyar TL faiz ödenmiştir.
b) Ocak bütçe açığı 214 milyar TL’dir.
c) Ocak ayı Saray harcaması 3,190 milyar TL. (1,340 milyar TL’si örtülü ödenektendir.)
d) Cumhurbaşkanı’nın maaşı 312 bin 718 TL / 177 bin 658 TL emekli maaşı ile birlikte 489 bin 576’TL’dir.
e) Görevi, toplumu yönlendirmek olan, İletişim Başkanlığı'nın bütçesi 7,5 milyar TL’dir.
f) ABD’ye jest olsun diye, sağlanan gümrük indiriminin, 3 aylık maliyeti, 1,5 milyar dolar olmuştur.
g) Gaye Erkan, Merkez Bankası Başkanı olarak, 8 ay görev yaptı. Sonra, 2 yıl süre ile çalışmadan, 13 milyon TL tutarında maaş aldı.
h) Ensar ve Türgev vakıflarının sahip olduğu, TURKEN-ABD’nin mal varlığı, 117 milyon dolar oldu.
i) Yolsuzlukta, 182 ülke içinde, 124. durumdayız.
J) Ocak 2026 da, 12 milyon kişi işsizdir. (Yüzde 30) Sosyal yardım ile 3 milyon 991 bin hane yaşamaktadır. (16 milyon kişi). Halkın yüzde 80’i derin içindedir.
k) Son beş yılda, 57 bin kızımız, erken yaşta evlendirilmiştir.
1) TOGG 2025’te 14,61 milyar TL, 2024’te 13,75 milyar TL zarar etmiştir. THY, 2025’te 6,9 Milyar TL reklam vermiştir. Çevre Bakanlığı, deprem konutları dağıtım törenlerinde (8 ayda, 3 tören ) 27 milyon TL harcamıştır.
Üç kamu bankası; 2024 yılında, 5 milyar 116 milyon 623 bin TL; 2025’te 8 milyar 175 milyon 180 bin TL. (Yüzde 60 artışla ) yandaşlara, reklam vermiştir.
Köpeksiz köyde, değneksiz gezenler…
Köpeksiz köyde, değneksiz gezenler…
Paylaş: