.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Kemer sıkma politikaları seçim yaklaştıkça gevşer

Okuma Süresi: 5 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Kemer sıkma politikaları seçim yaklaştıkça gevşer
Kemer sıkma politikaları seçim yaklaştıkça gevşer
Paylaş:
Gazeteci Yazar Murat Kışlalı, GÖZLEM’in ülke gündeminin başında gelen olay ve gelişmelerle ilgili sorularını cevapladı.
GÖZLEM – CHP Genel Başkanı Özgür Özel önceki hafta içinde Meclis’teki grup toplantısında Erdoğan tarafından Adalet Bakanlığı’na atanan eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek için “Akın Bey’in taşınmaz 12 mal varlığını açıklamasını, hangi maaşıyla, eşinin hangi maaşıyla o taşınmazları, aldığını açıklamasını bekliyorum. Akın Bey ‘Ben şurada 118 milyona İstanbul’da satılan evimi aldım, şu maaşlarımı biriktirerek aldım’ diye izah edecek o izah edilemez toplamı. Açıklamazsa ben hem onları açıklayacağım, hem RTÜK’teki bir polis memurunun üzerindeki taşınmazları, hem Ankara’da Çayyolu’ndaki bir avukat bürosunun taşınmazlarını açıklayacağım” demiş ve “Akın Gürlek hiçbir zaman tarafsız olmadı, hep siyasiydi. Türkiye siyaset tarihinin en izaha muhtaç konusunu, adaletin emanet edildiği adalet bakanından ve onu atayan Erdoğan’dan soruyorum. Hodri meydan süreniz bir hafta” diyerek bir haftalık süre tanımıştı. Aradan bir hafta geçmesine rağmen Özel’den bir açıklama gelmedi. Ne oldu?
K – Adalet Bakanı Akın Gürlek göreve geldikten sonra hafta içinde kadrosunu kilit noktalara yerleştirmeye başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla İstanbul’daki başsavcı vekili Can Tuncay Adalet Bakan yardımcılığına, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez de, Akın Gürlek’ten boşalan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na getirildi. Bunun hemen ardından Ankara’da Cumhuriyet Savcısı’ndan; CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na yönelik “şaibe” iddiasıyla Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası ile birleştirilmesi talebi geldi. Mahkeme talebi kabul etti. Gazeteci Fatih Atik sosyal medyadan “Bu birleştirme kararı istinaftaki Mutlak Butlan davasını etkiler” yorumunda bulundu. CHP’nin avukatı Çağlar Çağlayan “Hiçbir bağlantı olmamasına rağmen alınan bu karar Ceza Muhakemesi Kanunu’nda karşılığı olmayan bir uygulamadır” diye konuştu. Sonra çok ilginç bir gelişme yaşandı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, siyasi davalarda son dönemde neredeyse görülmeyen bir “hukuki berraklıkla” Ankara’daki mahkemenin birleştirme talebini bir gün sonra reddetti. Mahkeme kararına “dosyalardaki bir kısım sanıkların aynı olması dışında fiili ve hukuki irtibat bulunmaması ve sanıkların üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyetinin farklı olması, ayrıca dosyalar arasında da fiili ve hukuki bağlantı bulunmaması”nı gerekçe gösterdi. CHP kararı memnuniyetle karşıladı. Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın “Red kararı kadar gerekçesi de önemli” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Akın Gürlek’e ilişkin iddialarında “yaş tahtaya basar mı?” Bana göre çok zor. O zaman ortada bir “anlaşma” mı var? Bilmiyoruz.
GÖZLEM – Themis Araştırma’nın Siyasi Profil Araştırması’na göre, bugün seçim olsa seçmenin yüzde 32,9’u CHP’ye oy vereceğini söylerken, yüzde 29,1’i ise AKP’yi destekleyeceğini belirtti. 15 ilde yapılan araştırmada kararsızlar dağıtıldığında CHP ve AKP’yi yüzde 9,8 ile DEM Parti, yüzde 7,2 ile Zafer Partisi, yüzde 6,1 ile İyi Parti, yüzde 4,9 ile MHP, yüzde 3,8 ile Yeniden Refah Partisi, yüzde 3,2 ile Anahtar Parti, yüzde 1,8 ile TİP izledi. Yorumunuz?
K – Buradaki kilit kelime kararsızlar dağıtıldığında. Yapılan kamuoyu yoklamasına göre kararsızların oy oranı yüzde 26. Kararsızlar dağıtılmadan yüzde 24,4 oy alan CHP’nin ve yüzde 21,5 oy alan AKP’nin önünde. Kararsızları dağıtamazsınız. İkna etmeniz gerekiyor. Bunun için CHP’nin giriştiği “politikalarını geniş kitlelere yayma” stratejisi büyük önem taşıyor.
GÖZLEM – İktidara yakınlığı bilinen MÜSİAD’ın Başkanı Burhan Özdemir, “Türkiye’de enflasyonla mücadelede fiyatlama sisteminin denetlenmediğini” belirterek 'Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir fiyat makası yok. Finansman maliyetleri de çok yüksek. Üretim politikaları yeniden ele alınmalıdır” çağrısı yaptı. Bu çağrı iktidarın adımlarını etkileyebilir mi?
K – Mehmet Şimşek’in başında olduğu ekonomi yönetiminin amacı şu: Faizleri düşürüp yerli yatırım araçlarının değerini yükseltmek. Dövizi baskı altında tutarak uluslararası finans piyasaları dahil, Türkiye’ye kısa vadeli yatırım yapacaklara düşük döviz sayesinde yüksek reel kazanç sağlamak. Mehmet Şimşek’i uluslararası finans piyasasının “adamı” olarak kabul edin. İşlevi bu yatırımcılara yüksek reel gelir sağlamak. Bunu yaparken de içeride, iktidarın ihtiyacı olan kısa vadeli finansman açığını karşılıyor. Böylece bu politikalar iktidarın da işine gelmiş oluyor. Ancak Şimşek’e karşı, AKP cephesinde gittikçe genişlemekte olan bir tepki var. Bunun iki nedeni bulunuyor. Birincisi Şimşek’in bu “reel getiri düzeni” nedeniyle dövizin baskı altında tutulması gerekiyor. Bu, geliri dövize bağlı olan başta ihracatçı ve turizm olmak üzere çeşitli sektörlerin işine gelmiyor. Bu sektörleri zorluyor. Son olarak, Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa Birliği’nin, Hindistan, Brezilya gibi ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmaları da bu durumu ciddi biçimde olumsuz etkileyecek. İkinci konu da faizlerin düşmesine karşın, bankaların kredi faizlerini düşen faizler oranında düşürmemeleri. Böylece MÜSİAD Başkanı’nın da dediği gibi kredi faizleri hem yüksek kalıyor, hem de tüm talep edenlere ihtiyaç olduğu kadar kredi açılmıyor. Bu da üretim yapan kesimin maliyetlerini yükseltiyor. Kârlılıklarını, hatta piyasada var olma olanaklarını gittikçe daha fazla kısıtlıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe ihracatçıların ve üreticilerin içinde bulunduğu durumu şöyle açıklıyor: “TL bazında maliyetlerin artması ve dövizin TL’deki artışı karşılayamaması her yıl bizi daha pahalı yaptı. Kâr düşüyor. Finansa ulaşmak çok maliyetli. Minimum yüzde 35-45 maliyetle finansmana ulaşabiliyorsun ama gelirin maksimum yüzde 20 artıyor. Girdi maliyetlerin artıyor ama yurt dışında ürün fiyatlarını arttıramıyorsun.” Hakikaten de TÜİK rakamlarına göre bile Kasım 2022 ile Kasım 2025 arasında tekstil ve hazır giyimde 378 bin 153 kişi işini kaybetti. Tayyip Erdoğan da bu zorlukların farkında. Özel sektörden gelen istekleri yerine getirerek Şimşek’in almak istediği önlemleri kısmen engelliyor. Ancak Şimşek’in politikalarına seçimlere yaklaşırken gittikçe daha fazla müdahale edeceğini ve belki bu yılın sonundan itibaren para musluklarının sadece özel sektör için değil, başta emekli ve asgari ücretliler olmak üzere dar gelirli kesim için de açacağını düşünüyorum.
GÖZLEM – Sosyal Güvenlik Kurumu’nda yüzlerce 'sahte emekli' tespit edildi. Sahte sigortalılık ve usulsüz raporlarla emekli olanların maaşları kesilmeye ve yapılan ödemelerin faiziyle geri alınması için de ilgili kişilere tebligatlar gönderilmeye başlandı. Sizce “sahte emeklilik” maaş ödenmeye başlamadan “nasıl” tespit edilemedi?
K – Diğer pek çok suçta karşılaşılan durum burada da oluştuğundan. Bir defa iktidarın yarattığı “hukuksuzluk” ortamında suça yönelim artıyor. Ayrıca bu ekonomide, kaynakların denetime değil ranta ayrılması tercih ediliyor. Üstüne bu yönetimde liyakat değil sadakat önde olduğu için, bu suçları önleyecek yöneticiler yetersiz kalıyor.
GÖZLEM – Galatasaray Avrupa’da çok zorlu bir mücadeleden sonra Juventus’u uzatmalarda 2 gol atarak, 3-2 yenilmesine rağmen eledi. Ne düşünüyorsunuz?
K – Hem Galatasaray teknik direktörü Okan Buruk, hem de ilk maçın yıldızlarından Gabriel Sara, 5-2’lik ilk maç sonrası Torino’da turun garanti olmadığını, çok dikkat etmeleri gerektiğini söylemişti. Galatasaray Torino’daki maça tamamen skoru korumaya dönük bir kafa yapısı ve oyun düzeniyle çıktı. Psikolojik olarak bu büyük maçı çözecek mantaliteye sahip değillerdi. Neredeyse tüm maç ezik bir futbol oynadılar. Normal sürede 3-0 geriye düştükten sonra her an 4. golü yiyebilirlerdi. Ancak 2. yarının başında aldığı kırmızı kart nedeniyle, Juventus’un uzatmalarda gücü kalmadı. Galatasaray’ın en iyileri Osimhen ve Barış Alper Yılmaz sayesinde uzatmada iki gol atıp turu geçtiler. Böylece Okan Buruk Avrupa’da belki ilk defa çok hayati bir maçı atlatıp teknik direktörlüğünü bir “eşiği” geçmiş oldu.