.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

İTB Başkanı Kestelli'den kredi ve destek çağrısı

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, yüksek faiz ortamında tarımsal ticaret erbabı ve üreticiler için ihtisas kredilerinin limitlerinin artırılmasını ve kullanım şartlarının hafifletilmesini, enerji ve gübre gibi temel girdilerde üretim gücünü koruyacak destekleme mekanizmalarının kurulmasını ve yeşil dönüşüm sürecine uyum sağlayacak KOBİ ölçekli tarım işletmelerine özel hibe ve vergi muafiyetlerinin hayata geçirilmesini talep etti.
İTB Başkanı Kestelli'den kredi ve destek çağrısı
Paylaş:
İTB Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer yönetiminde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürü Sayın Cengiz Kutlu Yüksel'in katılımıyla İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Salonu'na gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan Işınsu Kestelli, dünya ve ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran Savaşı ile birlikte petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin, tarım sektörünü doğrudan etkilediğini belirten Kestelli, "Enerji maliyetlerindeki artış; gübre, üretim ve lojistik giderlerini artırırken aynı zamanda biyoyakıt talebini yükselterek tarım ürünlerini enerji piyasasının bir parçası haline getiriyor. Bu nedenle bitkisel yağ ve şeker fiyatlarındaki sert artışları yalnızca tarımsal değil, aynı zamanda jeopolitik bir gelişmenin yansıması olarak görmemiz daha doğru olacaktır" dedi.

"En büyük risk belirsizlik"

Küresel gıda piyasalarında kırılgan bir dengenin olduğunu kaydeden Kestelli, "Enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve ticaret akışlarındaki değişimlerin bu dengeyi hızla bozabileceğini her daim göz önünde bulundurmalıyız. Gelinen noktada en önemli risk fiyat seviyesinden ziyade belirsizliktir. Gıda piyasaları artık yalnızca üretimle değil; enerji, jeopolitik ve ticaret dinamikleriyle birlikte şekillenmektedir. Bu nedenle gıda güvenliği konusu da yalnızca üretimi artırma değil, riskleri etkin şekilde yönetme meselesi haline gelmiştir" şeklinde konuştu.

"Dijital Ürün Pasaportu fırsat yaratıyor"

Avrupa Birliği’nin hayata geçirdiği Dijital Ürün Pasaportunun kritik önemine dikkat çeken Kestelli, Avrupa Birliği’nde bu sistemin kademeli olarak devreye alındığını belirtti. Kestelli, 2027 itibarıyla başta tekstil olmak üzere birçok sektörde uygulanmaya başlanacağını söyledi. Tekstil sektöründen dolayı pamuk üretim süreçlerinin sisteme mecburen dahil olacağını kaydeden Kestelli, "Pamukta yaşanan mevcut zorlukları göz önüne alındığında, bu gelişme bizim için sadece bir uyum süreci değil, aynı zamanda önemli bir fırsat. Yaklaşık 30 milyar dolarlık tekstil ve konfeksiyon ihracatımızın 14 milyar dolarını Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştiriyoruz. Bu nedenle yeni sisteme hızlı uyum sağlamak, sektörümüzün yeniden güç kazanması açısından kritik öneme sahiptir. Özellikle Avrupa Birliği’ne ihracat yapan ülkeler açısından bu sistem giderek belirleyici bir hale gelecek" dedi.

"Hızlı uyum konumumuzu güçlendirir"

Türkiye'de de bu alanda gerekli çalışmaların başlatıldığını ifade eden Kestelli, "Ancak sürecin hızlı ve titizlikle yürütülmesi büyük önem taşıyor. Toplam ihracatımızın yüzde 41’inin Avrupa Birliği’ne yapıldığı düşünüldüğünde, bu dönüşümün önemi daha da net ortaya çıkıyor.
Elbette bu süreç özellikle KOBİ’lerimiz için dijitalleşme ve veri yönetimi açısından bazı sorumluluklar getiriyor. Bunu bir zorunluluktan ziyade rekabet avantajı sağlayacak bir fırsat olarak görmeliyiz. Bu dönüşüme ne kadar hızlı uyum sağlarsak, uluslararası pazarlardaki konumumuzu o kadar güçlendirebiliriz" şeklinde konuştu.

"Küresel ekonomide genel manzaranın iyi olmadığı gayet net" diyen Kestelli, talep ve beklentilerini paylaştı. Kestelli, yüksek faiz ortamında tarımsal ticaret erbabı ve üreticiler için ihtisas kredilerinin limitlerinin artırılması ve kullanım şartlarının hafifletilmesi, enerji ve gübre gibi temel girdilerde üretim gücünü koruyacak destekleme mekanizmalarının kurulması ve yeşil dönüşüm sürecine uyum sağlayacak KOBİ ölçekli tarım işletmelerine özel hibe ve vergi muafiyetlerinin hayata geçirilmesini isteklerini söyledi.

“Meralar korunmalı”

Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer de mera alanlarının sürdürülebilir hayvancılığın önemli bir parçası olduğunu kaydederek, “Dünya kara yüzeyinin yaklaşık yarısını oluşturan meralar, hem gıda üretimi hem de karbon depolama açısından stratejik öneme sahiptir. Buna rağmen bu alanların yarısının ciddi biçimde bozulmuş olması, acil müdahale gerektiren bir konudur. Diğer taraftan, genetik çeşitliliğin korunması stratejik bir zorunluluktur. Çünkü, yerel ve iklime dayanıklı hayvan ırkları uzun vadeli adaptasyonun temelini oluşturacaktır. İklim krizinin yükünü en fazla taşıyan küçük ölçekli aile işletmelerinin korunması, sektörün sürdürülebilirliği açısından şarttır” ifadelerine yer verdi.