Bu yazıyı kaleme alırken, İran’da ölü sayısının üç binleri bulduğu söyleniyordu. Ayrıca sekiz yüz kişinin de asılacağından söz ediliyordu.
Bir ülkeyi yönetenler, sırf o koltuktan kalkmasınlar diye, kendi öz evlatlarına nasıl böyle davranırlar, inanılır gibi değil!
Oysa İran tarihten gelen bir medeniyet!
İran edebiyatı, İran şiiri emsalsiz insanlarının kalemiyle yüzyıllar boyunca yalnız ülkesinde değil, dünyada kabul görmüş bir müstesna insanlar topluluğu!
Hafız gibi, Sadi gibi, Ömer Hayyam gibi, Firdevsi gibi, Şehriyar gibi şahsiyetlerle insanlığa yol gösteren, yol haritası çizen bir millete son günlerde yaşadığımız olaylar yakışmadı, yakışmıyor!
Oysa hayal edilmeyecek zenginliklere sahip olan İran’da bugün ekonomik hayat yerlerde sürünüyor!
Zengin doğal kaynaklarına rağmen ülkede sıradan hastalıkların ilacı yok.
Gıda ürünlerine erişim her gün biraz daha zorlaşıyor.
İran parası tümen deyimi yerindeyse pul olmuş halde!
Çağdaş medeniyet denilen nesne’den her gün biraz daha uzaklaşılıyor!
Bütün bunları İran’ın öz evlatlarının çözmesi gerek! Ama buna da imkân verilmediğini görüyoruz.
Hamaney ve arkadaşları saplanıp kaldıkları dini; din adına, dinden uzaklaşarak İran’ı alıp karanlık bir yerlere götürmeye kararlı gözüküyorlar!
İnanıyorum beş-on yıl sonra bugün yaşananlar insanlara saçma-sapan gelecek, ama bugünü yaşayanlara ise yazık olacak! Hem de pek yazık olacak!
İran’ı anlamak kabil değil!
İran’ı anlamak kabil değil!
Paylaş: