.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

İran-ABD savaşı çıkacak mı?

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
İran-ABD savaşı çıkacak mı?
İran-ABD savaşı çıkacak mı?
Paylaş:
ABD Başkanlarının her yıl yaptıkları geleneksel “Birliğin Durumu” (State of Union) konuşmasında, başkanlar görevleri süresince gerçekleştirdiklerini ve ileride yapacaklarını anlatırlar.
Böyle bir konuşmayı Trump 24 Şubat 2026 Salı günü yaptı ve 1saat 47 dakika ile tarihin en uzun Birliğin Durumu konuşmasını kayıtlara geçirdi. Konuşmayı canlı olarak yabancı kanallardan (CNN News ve BBC World Service) izledim. Bazı sözlerine inanamadım. Bir ABD Başkanına yakışmayacak üslupta bir konuşma yaptı. En ön sırada oturan deniz, kara ve hava komutanlarının şekil değiştirmeyen yüzlerini görmek ancak içlerindeki fırtınaları yansıttıklarını da görmemek imkansızdı.
Trump Meksika’daki uyuşturucu baronu El Mencho’yu ABD’nin ortadan kaldırdığını konuşmasında açıkça ilan etti. Esas İran konusu önemliydi. İran’ı teröristleri koruyan ve savunan baş terörist ülke olarak tanımladı. Cenevre’de bir süredir devam eden ve 26 Şubat 2026’da zirve toplantısı ile sonuca bağlanmaya çalışılan İran- ABD görüşmelerinden bu koşullarda bir sonuç alınamayacağı artık açık. Trump, ABD’ni vurmak için İran’ın nükleer silah ürettiğini de açıkladı.
ABD’nin üç dört gün önce 300’ü aşkın askeri jet ve uçağı bölgeye gönderdiğini de bu vesile ile öğrendik. ABD’nin, Körfezde, Hürmüz Boğazında uçak gemileri ve 40 binden fazla askerinin olduğu da biliniyor. ABD, sınırımızda Suriye tarafındaki üslerini boşalttı. Konya’dan kalkan ve İran’ı gözetlemekle görevli AWACS’ların varlığını son günlerde yerli yabancı basından herkes öğrendi.
Türkiye artık bu krizlerde deneyim sahibi. 2022’de Rusya Ukrayna’ya saldırdığında Montrö Sözleşmesine uygun olarak Rus savaş gemilerinin Karadeniz’e çıkmalarını engelledi. Ukrayna’ya dron satarak savaşın uzun bir süre Ukrayna lehine seyretmesini sağladı. Türkiye’nin bu kararları başka bir yazıya konu olacak Türk dış politikası için bir dönüm noktasını teşkil etmiştir diyebilirim.
ABD, Yahudi çevrelerin de baskısı altında. Kabinesinin çoğu Yahudi buna danışmanı Yahudi damadı da dahil. Bu nedenle İran’a saldıracak mı? Bence evet bu saldırı kısmi bir saldırı olacak. Topyekun bir savaşı ne ABD ekonomisi ne de halk ayaklanması yaşanan bir İran kaldırabilir. Ayrıca Rusya ve Çin İran’ın arkasında sıralandılar. Rusya’nın İran’a askeri malzeme verdiği açık kaynaklarda açıkça belirtilmiş. Türkiye’nin karşılaşacağı en büyük sorun açık kaynaklardaki bilgilere göre sekiz Amerikan üssü. Tabii bir de göçmen sorunu. Pahalılık nedeniyle uzun süreli göçe uygun bir ülke olmayabilir. Herşey zamana bağlı diyelim.
Trump’ın diğer bir toprak talebi Chagos Takımadaları. Hint alt kıtasına 1600 km uzaklıkta olan bu adaların en önemlisi Diego Garcia Adası. ABD’nin büyük üslerinden birinin olduğu bir ada. 1814’de Napolyon yenilince Chagos’u Paris Anlaşması ile İngiltere sahiplendi. Adaları, Moritanya da istiyor. İngiltere, Diego Garcia Adası dahil bazı adaları ABD’ne kiralamış. Şimdi ise Moritanya yerine Adalara Trump sahip çıkmak istiyor. Her yerde ABD’nin neden olduğu sorunlar mısır patlağı gibi ortalığa saçılıyor.
Epstein belgelerinin neden olduğu skandallar ise devam etmekte. İngiltere’de tahta sekizinci sıradan varis olan Andrew’un bütün unvanları ağabeyi Kral III. Charles tarafından elinden alındı. O artık sadece Andrew Mountbatten Windsor.
Epstein’den borç aldığı belirtilen eski eşi Sarah Ferguson ise İsviçre’ye gitmiş.
İsrail’deki ABD Büyükelçisi Huckabee’nin Müslüman ülkelerle ve İsrail ile ilgili açıklaması epey gürültü kopardı sayılır. Huckabee İsrail’in İncil’den yani eski Ahit’ten kaynaklanan hakları nedeniyle Orta Doğuda yayılmasının normal olduğunu belirtmesi Arap ülkelerinde tepkilere neden oldu. ABD’nin Fransa nezdindeki Büyükelçisi ise Lyon’da çıkan aşırı sağ ve sol arasındaki çatışmalar nedeni ile Fransa yönetimini suçlayınca Fransız kamu kurumları içindeki hareketleri sınırlandırıldı.
Dünya, sömürgeci ve diktatör niteliklerini haiz Trump ile onu dizginlemeye çalışan NATO,  AB ülkeleri arasında sıkışmış durumda. Trump, ülkesindeki Yüksek Mahkeme yani bizim Anayasa Mahkemesi karşılığı bir mahkemenin kararlarına da karşı gelmekte. Gümrük tarifeleri konusunda Mahkeme kararına uymayan Trump tarifeleri uygulayacağını açıkladı. Dünya ekonomik bakımdan da Trump’ın kararları nedeniyle zor durumda.
Bu gidişat elbette sona erecek ancak o zamana kadar dünya dengesini kaybedecek mi deyip hep birlikte takip edelim.