Gazeteci Yazar Murat Kışlalı, GÖZLEM’in ülke gündeminin başında gelen olay ve gelişmelerle ilgili sorularını cevapladı.
GÖZLEM – ABD ile İran arasındaki ateşkesi nasıl değerlendiriyorsunuz? Kim kazandı? Buradan kalıcı bir barış çıkar mı?
K – İsrail’in bu ateşkesten büyük kayba uğrayacağı belli ki, ateşkesi sabote etmek için Lübnan’a çılgın bir saldırı başlattı. ABD Başkanı Trump, Pakistan’ın masaya getirdiği ateşkes anlaşması ve 10 maddelik planı “İran medeniyetini ortadan kaldıracağı” tehdidiyle İran’a verdiği sürenin bitmesine bir saat kala “görüşülebilir” bularak kabul etti. İran baştan beri ateşkes için “kalıcı bir barış ve aşırı isteklerinin kabul edilmesi”ni talep etmişti. Bu istekler şimdi masada ve bu açıdan bakıldığında İran ilk aşamada istediklerini kabul ettirmiş gözüküyor. Fakat İran’ın en önemli istekleri arasında yer alan “Uranyum zenginleştirilmesi”, Lübnan’ın ateşkesin parçası olması ve Hürmüz boğazının kendi kontrollerinde olmasını ABD kabul edilmez görüyor. Trump “Uranyum zenginleştirmesi olmayacak ve ABD, İran ile işbirliği yaparak, tüm nükleer ‘tozu’ kazıyıp çıkaracak” diyor. Trump’ın ateşkese ilişkin onayını almadığı İsrail’in ateşkesi bozmak üzere Lübnan’a saldırması, toptan ateşkesin bozulmasına yol açmasa bile, Lübnan konusunu çıkmaza soktu. ABD’nin Savaş Bakanı Pete Hegseth’in “ABD ordusu bölgeden ayrılmayacak ve gerektiğinde savaş başlatacak” şeklindeki ifadeleriyse Hürmüz’ün hakimiyeti başta, “kalıcı barışın” uzak olduğunu ortaya koyuyor. Bu şartlarda ben ateşkesi iki tarafın ihtiyacı olan bir “savaş arası” olarak görüyorum. Taraflar soluklanıyor ve zaman kazanıyorlar.
GÖZLEM – CHP Genel Başkanı Özgür Özel iktidara “ara seçim” dayatmak için bastırıyor. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Gündemimizde erken veya ara seçim yok” demesinden sonra, muhalefetin diğer etkili ismi İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da Özel’in arayışlarını “Ayakları yere basmayan çıkışlar” sözleriyle eleştirdi. Görüşünüz?..
K – CHP Genel Başkanı Özel’in ister mevcut boşta olan 8 milletvekilliği, ister CHP’nin 22 milletvekilini istifa ettirmesiyle ortaya çıkması hedeflenen 30 milletvekilliği için “ara seçim” isteği, iktidarın Meclis’teki onayına bağlı. Erdoğan bu yolu “Ne hükümetimizin, ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum” diyerek kapattı. Özel, Erdoğan’a “Sen kim oluyorsun da Meclis’in yetkisinde olan bir iş için ‘Gündemimizde yok’ diyorsun” diye yanıt veriyor ama ne Meclis Başkanı, ne de AKP’nin Meclis grubunun Erdoğan’ın sözleri dışına çıkması düşünülemez. Hal böyleyken Özgür Özel’in biraz “safça” gözüken bu çıkışını, son dönemde çok sıkı bir muhalefet örneği gösteren İyi Parti lideri Dervişoğlu de ciddi biçimde eleştirdi. Dervişoğlu “Ayakları yere basmayan çıkışlar, muhalefetin ağırlığını azaltır. Sonuç üretmeyen iddialar, milletin siyasete olan güvenini zedeler” dedi. “Siyasete olan güven” gibi ifadelerin ne kadar gerçekçi olduğu bir tarafa, ben burada Dervişoğlu’nun, İyi Parti’yi, pek çok seçmene göre aynı safta olduğu varsayılan CHP’den ayrıştırma çabası içine girdiği izlenimi edindim. Pek çok kişide olan “zamanı geldiğinde bir ittifak kurulabilecek” olması ihtimalini azalmış görüyorum. İyi Parti 6’lı Masa travmasını atlatmamış gözüküyor. Özel ile görüşmesinde “hemen seçim” açıklaması yapmalarına karşın, Dervişoğlu’nun hafta içinde Sözcü’den Saygı Öztürk’e söyledikleri de bu duruma işaret ediyor: “...emeklilere ne hikaye uydurursanız uydurun, onun hakikati ikinci baharının zehir olmasıdır. Gübreye, mazota, tohuma para yetiştiremeyen çiftçiye ne derseniz deyin, onun derdi mahsulü ve mahsulünün para etmesidir. Terörist Öcalan’ı çıkarmaya çalışanla, gündemi belediye başkanlarını çıkarmak zannedenler arasındaki kavga, milletin gerçek kavgası değil... Hesapsız bir iktidar var. bunun karşısında hesapsız bir muhalefet olmasın diye mücadele ediyoruz”. CHP’nin iktidarın büyük baskısı altında olmasına karşın, Kürt seçmeni kaybetmeme adına açılım sürecinde yer alması, CHP tabanının ciddi bir kısımında da “samimi” bulunmuyor. İyi Parti muhalefeti açılım ve geçim kollarından yürütecek gibi gözüküyor.
GÖZLEM – Hayat Pahalılığında “Asgari ücret – Emekli – Çiftçi – Memur” dörtgeni öne çıkıyor; İktidar bu dörtgen için neler yapabilir?
K – İktidar şu anda bu dörtgen için hiçbir şey yapmaz. Çünkü henüz ortada bir seçime gitme zorunluluğu yok. Erdoğan’ın hesabı “yeni açılım süreciyle DEM’in ve Kürt siyasetinin desteğini alarak anayasayı kendisinin tekrar Cumhurbaşkanı seçilebileceği bir şekilde” değiştirmekti. Ancak, bence Öcalan’ın affedilmesinin yaratacağı tepkilere ilişkin kaygıları nedeniyle süreç uzadı. Şimdi PKK’nın tamamıyla silah bıraktığının tespit edilmesine bağlı olan yasal düzenlemelerin yaz sonrasına kalacağı anlaşılıyor. Öcalan’a affı ve anayasa değişikliğini içeren değişikliklerin anayasa gereği “seçimlerin normal tarihinden bir yıl öncesi olan Mayıs 2027’ye kadar gerçekleştirilmesi” çok zor. Dolayısıyla Erdoğan’ın tekrar seçilebilmek için erken seçime gitmesi gerekecek. Bu nedenle iktidar, bu dörtgene ilişkin ancak 2026 sonundan itibaren adım atmaya başlayabilir. Yapabileceği de belli. Zaten savaş ve iktidarın tercihleri nedeniyle savsaklayan enflasyonla mücadele iyice bir kenara bırakılır. Günah keçisi olarak mevcut Mehmet Şimşek yönetimi seçilir, ki bu yönetimin özellikle vergi ve cezalara ilişkin yürürlüğe soktuğu son uygulamalar toplumda çok ciddi tepkilere neden oldu, oluyor. Bu durumda da öncelikle emekli maaşlarına ve ara dönem de dahil asgari ücrete iyi bir zam yapılır. Bu dörtgen içinde görece en iyi durumda olan memurda da paralel iyileştirmelere gidilir. Çiftçi için ise mazot ve gübredeki fiyat artışlarına yönelik önlemler alınabilir. Ürün alım fiyatlarında “bonkör” davranılır. İktidar şimdiden yaptığı vergi artışlarıyla, gerekirse “para basma pahasına” bu iyileştirmeleri erken seçime kadar, bir yıllığına sürdürebilir.
GÖZLEM – Ana Muhalefet “hayat pahalılığı – fakirleşme” konusunda üzerine düşen görevi yapıyor mu?
K – CHP, muhalefet sürecinde, iktidara geldiğinde neleri yapacağını anlatma kısmına çok geç ve zayıf girdi. CHP ekonomiye dönük politikalarını Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki örgütlenme çerçevesinde anlatmaya çalışıyor. Ama sesi henüz yeterince güçlü çıkmıyor. İşte zaten bence İyi Parti lideri Dervişoğlu’nun CHP’ye dönük son çıkışları bu boşluğu da doldurmaya dönük. CHP Genel Başkanı Özel “En düşük emekli maaşını asgari ücrete eşitleyeceğiz” dedi. İhtiyacı olan her haneden bir kişiye aylık ödeme vaadetti. Çiftçiden mazotun vergisinin alınmaması taahhütünde bulundu. Türkiye’nin 27 milyon tonluk yıllık toplam motorin tüketiminin yaklaşık 3 milyon tonunu tarım sektöründeki dizel tüketiminin oluşturduğu hesaplanıyor. Mazot 70 lira olduğunda, bir litre mazottan KDV artı ÖTV yaklaşık 22 lira, bir tondan 26 bin 400 lira vergi alınıyor. Buna göre tarım kesiminin tükettiği mazottan vergi alınmasa, bu kesime yaklaşık 80 milyar lira teşvik sağlanmış oluyor. 2026 yılında köprü, otoyol ve tünellere yapılacak garanti ödemesi için bütçeden ayrılan ödenek 101 milyar lira. Dolayısıyla bu bir tercih meselesi. Zaten siyaset de bu tercihleri yapmak ile ilgili. İnsana mı vereceksiniz, betona mı gömeceksiniz? Ancak bunların ötesinde CHP’nin esas olarak yapması gereken, bu iktidarın ideolojisi gereği üzerine gidemediği “istihdam ve vergilerde kayıt dışını kayıt içine almaya” ve “kayıt içindeki vergilerde istisnaları azaltmaya dönük adımlar atmak” olmalı.
GÖZLEM – Futbolda Galatasaray’ın liderliği sürüyor, ama Sarı – Kırmızılı kulüp bir zamanlar “yenilmez armada” olduğu “basketbol/voleybol gibi salon sporlarında” taraftarını üzer hâle düştü, ne diyorsunuz?
K – Galatasaray’ın futboldaki liderliği kör-topal sürüyor ve eğer Trabzon bu çıkışını sürdürmezse, Fenerbahçe’nin Galatasaray puan kaybetse bile bu şampiyonluğu kazanacak bir “hali” gözükmüyor. Buna karşı voleyboldaki son CEV Şampiyonluğu bir yana, Galatasaray’ın salon sporlarında Fenerbahçe’nin çok gerisinde kaldığı bir gerçek. Belki Ali Koç’un başkanlığındaki en büyük başarısı buydu.
Hürmüz Boğazı hakimiyeti, “kalıcı barışın” uzak olduğunu ortaya koyuyor
Hürmüz Boğazı hakimiyeti, “kalıcı barışın” uzak olduğunu ortaya koyuyor
Paylaş: