İzmir’de düzenlenen FASHION PRIME tekstil, hazır giyim sektörlerindeki üretici ve tedarikçilerini profesyonel alıcılarla bir araya getirdi. Bu yıl gelinlik ve abiye sektörünün kumaş, dantel, tül, jakar ve aksesuar tedarikçilerine odaklanan, daha ihtisaslaşmış bir yapıyla düzenlenen fuar, İzmir’in moda ve hazır giyim alanındaki üretim birikimini uluslararası ticarete dönüştürme hedefiyle öne çıktı. Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB) Başkanı Çağlar Bağcı, fuarın ihracat potansiyeline dikkat çekerken Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) Başkanı Yasin Akçakaya, ihtisaslaşmanın ve nitelikli ticari bağlantıların önemini vurguladı. İki sektör temsilcisi, Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak için kur politikasının üreticileri destekleyecek şekilde dengelenmesi gerektiği görüşünde birleşti.
FASHION PRIME’ın kumaş, aksesuar ve yan sanayi alanında önemli bir buluşma noktası olduğunu belirten EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, fuarın özellikle Ege Bölgesi ve İzmir’de güçlü bir konuma sahip olan gelinlik ve abiye sektörü açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Bağcı, fuarın tedarikçilerle müşterileri buluşturarak ticari ilişkilerin gelişmesine katkı sağladığını ifade etti. Özellikle Orta Doğu pazarından gelen alıcıların önemine işaret eden Bağcı, “İZFAŞ tarafından düzenlenen alım heyeti organizasyonları, doğru alıcıların üreticilerle buluşturulmasına olanak sağladı. Bu buluşmalar ciddi bir ticaret potansiyeli oluşturuyor. Fuarın orta vadede ihracata olumlu yansımalarını görmeyi bekliyoruz” dedi.
Orta vadede olumlu gelişmeler olabilir
Türk üreticilerinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması için yerli üretimin desteklenmesinin önemine değinen Bağcı, gelinlik ve abiye sektöründe Ukrayna’nın önemli bir rakip olduğunu belirtti. Üreticilerin hem ithal hem de yerli kumaşlarla pazara çıkabildiğini aktaran Bağcı, sektörün maliyet baskısıyla karşı karşıya olduğunu da hatırlatarak, “Türkiye’de kur politikası ile enflasyon arasındaki ilişki üreticileri zorluyor. Bu durum artık yalnızca hazır giyim sektörünü değil, sanayinin genelini etkiliyor. Emek yoğun yapısı nedeniyle hazır giyimin sektörü olarak bu koşullardan daha fazla etkileniyoruz. Mevcut koşullar değişmeden sektörde büyük ihracat artışları beklemiyorum. Buna karşın orta vadede olumlu gelişmeler yaşanmasını da umuyorum” ifadelerini kullandı.
FASHION TECH ile sinerji önerisi
FASHION PRIME’ın gelecekteki gelişimi için alıcı sayısının ve alım heyetlerinin niteliğinin artırılması adına iki yılda bir düzenlenen Fashion Tech fuarı ile birleştirilmesinin gündeme gelebileceğini de açıkladı. Konfeksiyon makineleri ve teknolojilerini kumaş ve aksesuarlarla aynı organizasyonda buluşturacak bir yapının daha güçlü bir sinerji oluşturabileceğini belirten Bağcı, “Böyle bir adım fuara yönelik ilgiyi artırabilir” ifadelerini kullandı.
Akçakaya: İhtisaslaşma öne çıkıyor
EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya önceki yıllarda farklı alanlardan firmaların da katılım gösterdiği fuarın, bu yıl gelinlik ve abiye sektörünün kumaş, dantel, tül, jakar ve aksesuar tedarikçilerine odaklanan daha uzmanlaşmış bir yapıya dönüştüğünü belirtti. İzmir, İstanbul ve Bursa’dan 48 firmanın fuarda yer aldığını, fuar kapsamında 13 ülkeden profesyonel ziyaretçi organizasyonu gerçekleştirildiğini aktaran Akçakaya, “Fuarcılıkta artık yalnızca büyüklüğün değil, uzmanlaşmanın ve ziyaretçi sayısı kadar ziyaretçi niteliği de önemli” dedi. Akçakaya, temel hedeflerinin doğru üreticiyle doğru alıcıyı buluşturmak, firmaların ticari ilişkilerini güçlendirmek ve yeni iş birliklerinin önünü açmak olduğunu söyledi. Bu yılki fuarın katılımcılar ve ziyaretçiler açısından verimli geçtiğini belirten Akçakaya, sektör temsilcilerinin organizasyondan memnun ayrıldığını dile getirdi.
Üreticiye özel destek çağrısı
Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün üretim maliyetleri ve uluslararası rekabet koşulları nedeniyle zorlandığına dikkat çeken Akçakaya, sektörün sürdürülebilirliğini sağlamak için stratejik kararların alınması gerektiğini ifade etti. Sektöre özel destek mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Akçakaya, “Pozitif ayrımcılık, özel kur politikası ve döviz dönüşüm desteğinin artırılması gerekli. Döviz kurunun enflasyon oranında artmaması sektörün en büyük sorunlarından biri. Üreticilerin rekabet gücünü koruyabilmesi için bu alanda adımlar atılması gerekli” şeklinde konuştu.
Üç fuarla İzmir’in moda gücünü artırma hedefi
FASHION PRIME’ın İzmir’in moda ve hazır giyim alanındaki diğer organizasyonlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akçakaya, fuarın IF Wedding Fashion ve kasım ayında ilk kez düzenlenecek İzmir Bridal Week ile birbirini tamamlayan bir yapının parçası olduğunu ifade etti. FASHION PRIME’ın özellikle gelinlik, abiye ve damatlık sektörlerine yönelik kumaş ve aksesuar tedarikçilerini bir araya getiren, koleksiyon hazırlıklarını destekleyen niş bir fuar olarak gelişmesini beklediklerini kaydeden Akçakaya, önümüzdeki dönemde çok sayıda firmadan ziyade belirli bir alana odaklanan, nitelikli bir organizasyon anlayışının öne çıkacağını söyledi. Akçakaya, hedeflerinin yalnızca fuar düzenlemek olmadığını belirterek İzmir’in moda sektöründeki tüm değer zincirlerini güçlendirmek istediklerini vurguladı. Üç fuarın da güçlü ve nitelikli organizasyonlar olarak gelişmesinin temel amaçları olduğunu ifade etti.
FASHION PRIME’da hedef büyütmek değil, doğru alıcıya ulaşmak
Kumaş, dantel, tül, jakar ve aksesuar tedarikçilerine odaklanan FASHION PRIME fuarında üretici firmaların ürünlerinden oluşan bir defile de gerçekleştirildi.
Paylaş: