Peki, “bilimsel” olarak nedir, ne anlama geliyor, “bilim kitaplarında bu konuları anlatan sözcükler: Hayat pahalılığı, yiyecek, barınma ve temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarının artması sonucu, elde edilen gelirin bu harcamaları karşılamaya yetmemesi durumudur. Enflasyondan farklı olarak, gelir artışının fiyat artışlarının altında kalması sonucu satın alma gücünün düşmesini ifade eder. Temel geçim maliyetlerinin yüksekliğini tanımlar.
Enflasyon, bir ekonomideki mal ve hizmetlerin fiyatlar genel seviyesinin sürekli ve kalıcı bir şekilde artmasıdır. Bu durum, paranın satın alma gücünün zamanla azalmasına ve aynı miktarda parayla daha az ürün alınabilmesine neden olur. Enflasyon genellikle Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) kullanılarak ölçülür.
Alım gücü (satın alma gücü), bireylerin veya hane halkının mevcut gelirleriyle belirli bir zaman diliminde satın alabilecekleri mal ve hizmet miktarını ifade eder. Enflasyon ve fiyatlar genel düzeyi ile ters orantılıdır; fiyatlar arttığında alım gücü düşer. Temel olarak, eldeki paranın reel değerini gösterir. Satın alım gücü, bireylerin veya hane halkının mevcut gelirleriyle belirli bir zaman diliminde satın alabilecekleri mal ve hizmet miktarını ifade eder. Enflasyon ve fiyatlar genel düzeyi ile ters orantılıdır; fiyatlar arttığında alım gücü düşer. Temel olarak, eldeki paranın reel değerini gösterir. Ülkeyi yönetenler de muhalefetin sözcüleri de “ekonomik duruma göre” bu ifadelerden birini seçer “savunma ve eleştirilerinde” kullanırlar. Yönetim ve muhalefet cephelerinde bulunan ekonomistler ve yorumcular da…
Hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı üzerine sözler…
*"Hayat pahalılığı havada bir laf değil; vatandaşın satın alma gücünün erimesi, gerçek bir haysiyet mücadelesidir".
*"Gurbette kalmışım anamdan ayrı, hasret ağırlaştı, hayat pahalılığı yaktı canımı".
*"Hayat pahalılığı, önce lükslerden, sonra alışkanlıklardan, en son da temel ihtiyaçlardan vazgeçmek zorunda kalmaktır".
*"Geçim sıkıntısının sebebi, toplumu yokluğa ve yoksulluğa mahkum eden akıl dışı politikalardır".
*"Hayat pahalılığı, sefalet ve ahlaksızlıklarla at başı gider".
*"Parayı insanın ruhundan daha fazla sevdiği zaman, insan büyük bir kayba uğramış olur".
*"Parayı her şeyin üzerinde tutanlar, paraya tutsak olurlar".
*"En büyük başarılar, en zor yollardan geçilerek elde edilir".
*"Emeğin kıymetini bilmeyenler, karşılığında sadece hayal kırıklığı bulur".
++++++++
SÖZÜN ÖZÜ…
Harp zarurî ve hayatî olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça harp bir cinayettir.
Mustafa Kemal Atatürk
++++++++
Sarı-kırmızılılar mutlu!
.jpeg)
Arada bir, “önemli bir gelişme olduğunda” GÖZLEM’deki köşemde “spor” da yazıyorum.
Öyle bir hafta yaşadık. Süper Lig’in 2025–26 sezonu şampiyonu, ligin bitmesine 3 hafta kala “büyük sürprizler art arda yaşanmazsa” belli oldu; Galatasaray… Geçtiğimiz hafta sonunda Galatasaray takipçisi Fenerbahçe’yi 3-0 yenerek puan farkını 7’ye çıkardı. “Diğer takipçi” Trabzonspor da Konyaspor deplasmanında 2-1 mağlup olup 3 puan bırakınca, 9 puan geriye düştü. 3-0’lık Galatasaray mağlubiyetinden sonra, Fenerbahçe’nin hocası Tedesco bile yaptığı açıklamada “Galatasaray'ın da iyi olduğunu kabul etmek gerekiyor” diyerek “Galatasaray şampi…” konusundaki görüşünü adeta ifade etti. Hoca’nın “Bu akşam iyi bir rakibe karşı oynadık. Puan farkı 7. Daha önce 7-8 olmuştu sezon içinde. Bu sezon birçok maçta çok eksik oynadık. Bu da işimizi zorlaştırdı. Ben artık bir sonraki konuya odaklanacağım” sözleri, son haftalarda “tepkilerini açık açık ortaya koyan” sarı–lacivertli taraftarları pek tatmin etmedi.
Açıkça görülüyor ki, “Fenerbahçe taraftarı üzgün ve tepkili… Bunu da maç sonlarında tribünleri boşaltırken ve kulüp önünde de toplanarak gösteriyor. Sonunda da Fenerbahçe yönetiminin kararı ile Todesco ile yollar ayrıldı. Cevabı zor verilecek bir soru var; Başkan Sadettin Karan göreve geldiğinde “Todesco ile devam” demese ve “riski göze alarak ‘yeni bir hoca’ getirse” acaba Fenerbahçe bu duruma düşer miydi?
+++++