.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Dünyada yaşama dair

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Dünyada yaşama dair
Dünyada yaşama dair
Paylaş:
İrlandalı oyun yazarı, romancı Oscar Wilde, insan hayatını güneşin altındaki kar tanesi olarak tanımlamış. Hayatımız o kadar kısa; Kar tanesi gibi eriyip gidiyor. Wilde, 1854-1900 yılları arasında yaşamış, 46 yaşında vefat etmiş. O zamanki ömürler şimdiki gibi uzun değil. Avusturyalı müzisyen Amadeus Mozart 35, Alman L. Beethoven ise 57 yaşında hayata veda etmişler. Ama bu kısa ömürlere muhteşem eserler sığdırmışlar.
Oscar Wilde, dünya bir tiyatro sahnesidir ancak roller kötü dağıtılmıştır der. Ne kadar doğru. Örneğin ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu yerinde daha itidal sahibi ve normal liderler olsaydı bugünleri acı içinde geçirmezdik. Gazze’de 73.000 Filistinli, İran’da 3700 İranlı, Lübnan’da 2000’den fazla insan ölmezdi. Suçsuz sivillerin kadın ve çocukların yaşam hakları ellerinden alındı. Çok sayıda insan evsiz barksız kaldı. Birkaç ülke enkaz haline geldi.
Pakistan’ın tarafsızlığı nedeniyle tercih edilmesi sonucu bu ülkede yapılan İran-ABD görüşmeleri devam edecek mi etmeyecek mi belli değil ancak görüşmeler boyunca ateşkesin devam edeceğini 21 Nisan 2026’da Trump ilan etti.
Türkiye’nin, sınırlarında yapılan bu savaşlara kesinlikle katılmaması, istikrarlı, tarafsız bir dış politika izlemesi gerekiyor. Türkiye ekonomisinin kırılgan oluşu, ABD’nin Ankara Büyükelçisi T. Barack ve Netanyahu’nun hatta Uganda’nın bile İsrail’in yanında yer alarak Türkiye’nin içişlerine karışmaları Türkiye diplomasi tarihinde görülmemiş olaylardan. ABD Büyükelçisi T. Barack’ın istenmeyen adam (Personanongrata) ilan edilmesi yerine Amerikan yetkililerine bu büyükelçiyi hemen geri çekin dememiz daha uygun olacak. Bizim de bazı Büyükelçilerimize yaptıkları gibi karşılık verilmesi yerinde bir davranış olur. Barack’ın “Türkiye’ye monarşi daha uygun bir yönetim biçimidir” şeklindeki ahkamı kabul edilir cinsten değil. Türkiye bir Suriye değildir. Türkiye, Çerkezi, Kürdü, Lazı, Rum, Yahudi, Ermeni, Süryanisi ile bir millet oldu. Yapısı Suriye gibi değil. Nasıl Ulusal Kurtuluş Savaşında omuz omuza savaşıldı ise yine aynısı olacaktır. Onun için kimse heveslenmesin.
Trump ise gemisi su almış bir kaptan gibi. Gemiyi ilk terk eden Hükümet Etkinlik Dairesinde Özel Danışman olan iş adamı Elon Musk oldu. Trump’ın atadığı Adalet Bakanı Pam Bondi, iş yerinde içki içen ve kocasının şirketini kayırdığı ileri sürülen Çalışma Bakanı Lori Chavez-de Remer,  Trump’ın görevden aldığı İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem Bakan düzeyinde ayrılanlar. Dünya kamuoyunu esas şaşırtanlar ise FBI Direktör Yardımcısı Don Bongino, Ulusal Antiterör Merkezi Direktörü Joe Kent, ICE Başkanı, Askeri erkandan çok sayıda üst rütbeli asker Trump’ı yarı yolda bırakanlardan. Hepsinin gerekçesi Trump’ın Netanyahu’ya yakınlığı, İran’a saldırısı, göçmenlere kötü muamele, ABD vatandaşlarının öldürülmesi, Epstein belge ve olaylarına onay vermemek, ABD’nin OECD raporlarına göre borcu 39 trilyon Doları bulan ekonomisi yapılan eleştirilerin başında gelmekte.
Bu arada AB Komisyonu Başkanı Alman vatandaşı Ursulavon der Leyen’in Türkiye ile sözleri kabul edilebilir cinsten değil. Von der Leyen, AB aday ülke Türkiye’yi Çin ve Rusya ile aynı kefeye koyması Türkiye’nin tepkine neden oldu. AB yetkilileri durumu düzeltmeye çalıştılarsa da açık kaynaklarda daha kapsamlı olarak yer alan Komisyon Başkanının sözleri bir kere ifade edildi artık.
Türkiye ve dünya özellikle de Arap ülkeleri durumdan yeterli dersleri çıkardılar. Bundan sonra olacakları hep birlikte göreceğiz.