.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Dış ticaret açığı, cari açık ve kur kontrolü

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Dış ticaret açığı, cari açık ve kur kontrolü
Dış ticaret açığı, cari açık ve kur kontrolü
Paylaş:
Bir ülkenin makroekonomik göstergelerini değerlendirirken iç denge (bütçe dengesi) ve dış denge (cari açık, dış ticaret açığı, uluslararası yatırım pozisyon açığı) ödünleşmesi önem arz etmektedir. Bilindiği üzere ülkemizin kronik ekonomik sorunlarının başında döviz açığı, kronik enflasyon ve tasarruf açıkları öne çıkmaktadır. Kuşkusuz bunlar dışında da önemli sorunlarımız mevcut. Ör: ülkemiz bir süredir sanayisizleşme süreci yaşıyor. Sanayi üretimi 3-4 yıl öncesine göre reel bazda yerinde sayıyor. Üretim (arz) reel olarak yerinde saydığı halde perakende satış (tüketim) 2021'den bu yana hızla artıyor. Az üretiyor, çok tüketiyor ve bunun sonucunda dış açık da enflasyon da hedeflenenden daha yüksekte gerçekleşiyor. 3 yıllık programa rağmen enflasyon hala %30’larda.
TCMB Başkanı Karahan, Londra ve New York-Washington'daki sunumlarında Türk ekonomisini özetlerken şu vurgulamalarda bulundu. “Enflasyon (TÜFE) %30,9'a geriledi. Son bir yılda dezenflasyon geriliyor. İktisadi faaliyet yavaşlıyor. Kapasite kullanımı zayıf. 2026 ilk çeyrek otomobil, beyaz eşya satışları geriledi, toplam kart harcamaları ise yavaşladı. Yılın ilk çeyreğinde cari işlemler açığı artmakla birlikte 2005-2025 dönemi ortalamasının altında. Rezervler önceki çıkış dönemlerine (2024 Mart, 2025 Mart) göre daha güçlü.” Bu arada 2026 Şubat ayı cari açık rakamları açıklandı. Cari işlemler dengesi Şubat ayında 7.5 milyar dolar açık verdi. 2025 yılı ilk iki aylık cari açık 9.2 milyar dolarken 2026 yılı aynı döneminde 14.5 milyar dolara yükseldi. İhracat geriledi, ithalat arttı, hizmetler dengesi fazlası azaldı, enerji ithalatı düştü. Net hata noksan kalemi negatif 6.5 milyar dolar oldu. Aynı dönemin dış ticaret açığı rakamlarına gelince 17.4 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bu rakam bir önceki yılın aynı dönemine göre %13.8 artışa işaret ediyor. Bilindiği üzere dış ticaret açığı kabaca ihracat-ithalat dengesizliğinden, cari açık ise ülkeye gelen dövizin ülkeden çıkan dövizden az olması durumudur. Geniş bir tanımla bir ülkenin yurt dışından satın aldığı mal hizmet ve yatırım kalemleri toplam bedelinin, yurt dışına sattıklarından daha fazla olması durumudur. Cari açık neden oluşur? Nedenleri şöyle sıralamak mümkün. Dış ticaret açığı, enerji ve ham madde bağımlılığı ve düşük tasarruf oranları ile ithal talebi yüksekliği, yerli pazarın aşırı değerli olması, hizmet ve gelir dengesini negatifliği başlıca nedenlerdir. Özetle ürettiği ve kazandığından daha fazla harcanıyorsa cari açık söz konusu olur. Henüz bu cari açık rakamlarında savaş etkisi yok. 12 aylık birikimli cari açık 35.4 milyar dolara yükseldi. (GSMH’nin %2'ler civarı) Ancak mevsimsellikten arındırılmış verilerde 60 milyar doların üzerine çıkıyor. Bu rakamlara net hata noksan rakamlarını da eklersek sorunun ne denli büyüdüğünü görmüş oluruz. Savaş öncesi zaten cari açık yükseliyordu. Enerji ve ithal hammadde ve emtia fiyatları da savaşın süresine göre bu rakamlara eklenecek. Mart'tan itibaren aylık cari açık beklentisi 10 milyar dolar civarında.
Gelelim döviz kurunun kontrolüne; mevcut ekonomi politikasına göre enflasyonun kontrolü için kur kontrolü vazgeçilmez ön şart. Döviz talebinin aşırı yükselişine engel olunmaya çalışılıyor. Ancak özel sektörün yurtdışı kredi borcu da 219.7 milyar dolar oldu. Bereket bu borcun çoğunluğu uzun vadeli. 2025 sonu itibariyle ancak savaş zaten artmakta olan dış açığı daha da artıracaktır. İç ve dış denge ödünleşmesi ne yöne seyredecek, henüz bilmiyoruz. Kanaatimizce hem cari açık hem de uluslararası yatırım pozisyonu açığı sabit bir parametre olduğundan sermaye kontrolü gibi sert önlemlere gidilmeyeceğini düşünüyoruz. Ancak döviz kuru baskılama süresinin aşırı uzamasının da hayli sakıncaları var. Net hata noksan dediğimiz (kaynağı belirsiz para giriş ve çıkışlarını gösteren denkleştirme kalemi) rakamlar negatif yani çıkış yönünde (2026 Şubat ayında 6,5 milyar dolar civarında çıkış yaşanmıştı.) oluşursa yıllıklandırılmışı 20 milyar dolarlar civarına gelirse ekonomi dış şoklara karşı daha hassas hale gelir. Net hata noksan negatif seyretmeye devam ederse ekonomik fatura daha da büyüyecektir.
Bizim gibi yapısal olarak dış ticaret açığı veren ülkeler kalıcı olarak bu sorunu nasıl çözeceklerdir? Öncelikle üretim yapısının yapısal önlemlerle dönüştürülmesi gerekiyor. Katma değerli ihracat için kilogram başına ihracat rakamı arttırılmalı, Savunma sanayi ve yüksek teknoloji ürünlerinin payları yükseltilmeli, ara malı üretimi teşvik edilmeli, Yerli enerji üretiminin teşviği için önlemler alınmalı. Tasarruf açığını önlemek için de her türlü teşviğe yönelinmeli. Teknoloji ve verimlilik odaklı üretim modeli ile özetle tükettiğimizden daha fazla üretme yoluna gitmeliyiz.