CHP Başkanı Özgür Özel, çeyiz sandığı kavramını 25 Nisan 2026’da, Partisinin Belediye Başkanları toplantısında kullanarak bu sandığı siyasi olarak adaletsizliklerin konulduğu ve zamanı gelince açılıp hesap sorulacak bir sandık olarak tanımlamıştır. Tabii önce seçim sandığından bahsederek. Çeyiz sandığı Anadolu geleneği olmakla birlikte dünyada da başka adlarla geçer. AngloSakson ülkelerde bu sandığın işlevini alt çekmece (Bottomdrawer) görür. Türkiye’de ise sandık şekli ve büyüklüğü itibariyle değişiklikler gösterir.
Diyarbakır’da ailenin maddi durumuna göre etrafı gümüş kaplı orta boy, Maraş usulü üzeri oymalı cilalı ahşap sandıklar, Trakya bölgesinde çiçek ve manzara resimleri ile bezenen süslü sandıklar görmek mümkün. Egede ise sandığın ahşabı önem kazanır. Şimdiki sandıklar boy boy ve saten kumaşla kaplı. Artık iyi ahşap bulmak hem zor hem pahalı. Çeyiz sandığı üzerine yapılan akademik çalışmalar, tanımlamalar açık kaynaklarda mevcut.
Bir de tabii “sandıktan ne çıkacak?” sorusu da Türkçeye mahsus bir söz. Bizim için bu sandık şimdilik seçim sandığı. CHP’li Belediye Başkanlarına uygulanan baskı ve hapis cezalarına bakılırsa önümüzdeki seçimler zorlu geçeceğe benzer. Bu nedenle seçim sandığı önemli.
Dışpolitika ise Pandora’nın kutusu gibi kötülükler, krizler ve savaşlarla dolu. Yunan mitolojisindeki Tanrıların Tanrısı Zeus, özetle, Prometeus’un ateşi çalıp insanlara vermesinin intikamını Pandora’ya bir kutu vererek alır. Zeus, Pandora’dan bu kutuyu açmamasını söyler. Merakına yenik düşen Pandora kutuyu açınca yeryüzüne bütün kötülükler, hastalık ve felaketler saçılır. ABD Başkanı Trump ve onu İran’a saldırtan İsrail’in yaptıkları gibi. Bütün dünya ekonomik krize girmekle kalmadı şimdi ülkeler yeni nesil savaş usullerine göre savaş harcamalarını dron ve füzelervb silahların geliştirilmesine ayırdılar. İran, ABD ve İsrail’in beklemediği şekilde iki ay savaştı. Hürmüz Boğazını kapattı. ABD’ni görüşme masasına oturttu. Arkasında İngiltere’nin olduğu aşikar olan Pakistan, arabulucu olarak büyük itibar kazandı. Tabii bunda tarafsızlığının rolü de var. ABD ve Rusya Suriye’den çekildiler. İki gücün yerini İsrail’in dolduracağı anlaşılıyor. İsrail Türkiye’yi çok yakından takipte. Hatta Eşref Rüya dizisinin baş rollerinden birini oynayan ve dizide tekrar yetimlerin babası Kadir olmak isteyen sanatçı Görkem Sevindik, Filistinli çocukları destekleyen bir mesaj yayınlayınca Sevindik’e hemen yanıt hemen İsrailli bir Bakandan geldi. Üstelik “ Sen git yetimlerin başına geçmeye çalış” gibi kaba bir üslup kullanarak.
Türkiye’nin yapması gerekenlerinin başında yargının bağımsızlığını sağlaması, tarikatların yurtdışı bağlantılarını kesmesi örneğin İstanbul Fatih merkezli KIYAM Derneği adı altında faaliyet gösteren ve Şam Büyükelçisi tarafından cüppeleriyle kabul edilen, Suriye’de eğitim veren tarikatın ve benzerlerinin faaliyetlerinin sona erdirilmesi. IŞID mensuplarının bulunarak sınır dışı edilmeleri yurt dışına da önemli bir mesaj teşkil edecektir.
Pahalılığın denetimsizlikten ortaya çıktığı artık bilinen bir gerçek. Enflasyonla ilgisi olmayan bu fırsatçılığın önüne geçilmesi çiftçinin, dar gelirli ve emeklinin korunması kaçınılmaz. Tüm bunlar yapılırsa yabancı sermaye gelir. Yerli sermayenin bile mevcut belirsizlikten memnun olmayıp işlerini tasfiye ettiği bir dönemde yurt içinde yapılacak çok iş var.
Geçen haftaya damgasını vuran olay Washington Hilton’da, Gazeteciler Yemeğinde Kaliforniyalı bir ABD vatandaşının Trump’a suikast girişimi oldu. Günlerce önce trenle getirdiği silahları saklayarak salona girmeye çalışan bu kişiyi gizli servis ajanları salon kapısında durdurdu. Suikastçının bu iş üzerinde uzun zamandır çalıştığı ortada. Oteller böyle toplantılar için hep tehlikelidir diye düşünürüm. İngiliz iç güvenlik (MI5) eski Başkanı Stella Rimington’ın anıları, eski İngiliz ajanları John Le Carre, James Bond’un yaratıcısı yine eski ajan Ian Fleming, İtalyan Komiser Montalbano’nun yazarı Andrea Camilieri okuyucusu olarak bu konulardaki bilgime de güvenirim. (Devamı haftaya)
Çeyiz sandığı (1)
Çeyiz sandığı (1)
Paylaş: