.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

ABD, İran ve ateşkes

Okuma Süresi: 2 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
ABD, İran ve ateşkes
ABD, İran ve ateşkes
Paylaş:
XXI. Yüzyılın ilk çeyreğinde daha rahat ve refah içinde yaşamayı beklerken Orta Doğu’daki savaşlar, büyük bir salgın dönemi, Gazze’nin İsrail tarafından işgali ve 73.000 Filistinliyi öldürmesi, ABD Başkanı Trump ile İsrail’in İran’a yönelik saldırıları gibi nedenlerle “Dijital Çağ” denilen bu dönemi sıkıntılar içinde geçirmeye devam ediyoruz.

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş, Antakya, Gaziantep, Adıyaman ve Adana’yı yıkan 53.000’den fazla canımızın hayatlarını kaybettiği depremle sarsılan ülkemizin hala bekleyen sorunları yürekleri acıtmakta. Tabii dünyayı sarsan enerji krizi ve getirdiği ekonomik sıkıntılar tüm ülkeleri bu meyanda Türkiye’yi de derinden etkilemeye devam ediyor. Bu yıl beşinci yılına giren Ukrayna Rusya savaşını da unutmamak lazım.

7 Nisan 2026 günü Trump, “Büyük bir medeniyet olan İran’ı bu gece tamamen bombalayacağız, yok edeceğiz” derken birdenbire Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in sosyal medya hesabından yaptığı ateşkes planı ve iki hafta sürecek bu ateşkes sırasında Hürmüz Boğazının açık kalacağını belirtmesi ve bu önerinin hem İran hem Trump tarafından kabulü ise savaşta bir dönüm noktası sayılır. Ateşkes maddeleri çok ancak bizi ilgilendiren iki hafta savaşın duracağı ve Hürmüz Boğazının geçişlere açık tutulması. Adından da anlaşılacağı üzere Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı NATO’yu İran’la savaşında yardıma çağıran Trump, Avrupa’nın bir anlamda güçlenmesini ve ABD’nden bir şey beklememesi gerektiğini öğretmiştir. Trump, NATO’yu “kağıttan kaplan” olarak da niteleyerek tarihteki yerini şimdiden aldı. NATO’nun Orta Doğuda ne işi olabilir?

ABD’nde Trump aleyhine dönen havanın nedenlerinin başında, uzun süren İran savaşının ABD’ne pahalıya mal olması ve 3 Kasım 2026 Kongre (435 Temsilcinin bulunduğu Temsilciler Meclisi ve 100 Senatörden oluşan Senato) seçimlerinde dengelerin Trump aleyhine bozulması olasılığı geliyor. Zira her iki birimde de Cumhuriyetçiler çoğunlukta. Senato’nun tamamının Temsilciler Meclisi’nin ise 1/3’nin yenileneceği seçimler, Trump için çok önemli. Trump’ın Epstein belgelerindeki resimleri, yazışmaları, İran’da sivilleri ve çocukları öldürmesi, hastane ve okulları bombalaması, Gazze’deki soykırıma göz yumması onun azledilmesi dediğimiz “impeachment” yolunu açması ihtimal dahilinde.

Ateşkes kalıcı olacak mı yoksa iki hafta sonra savaş devam edecek mi sorusuna cevabım ateşkesin kalıcı olacağıdır. Hürmüz Boğazının açık kalması petrol fiyatlarının düşmesi anlamına geleceği için sevindirici ancak başta gıda fiyatları olmak üzere ekonomideki dengeler bir kere sarsıldı. Bu da ekonomileri ve tencerelerimizi etkileyecek.

Tabii Pakistan bu önerileri kendiliğinden açıklamadı. Arkasında İngiltere’nin olduğu, BBC TV kanalındaki imalı resmi açıklamalardan anlaşıldı. Zira Pakistan, Commonwealth (İngiliz İmparatorluğunun devamı olan kuruluşa ilk kez 1947’de üye olmuş, 1972’de çıkmış, 1989’da ise tekrar katılmıştır. Ayrılma nedeni üye ülkelerin kendisinden ayrılan Doğu Pakistan’ın yani Bangladeş’in bağımsızlığını tanımaları) üyesi olarak İngiltere’ye daha yakın. O nedenle ateşkes planını sunmasına şaşırmamalı.
İran’da ne rejim değişti ne de uranyum zenginleştirmesi durdu. Ateşkes planında bu ikisi de yok.

Trump gibi tüm dünyayı olumsuz etkileyen saldırgan bir ABD Başkanının artık seçilmemesi en büyük dileğimiz. Yunus Emre, Trump gibilerini ne güzel tarif etmiş;

“Sanma ki zalimin ettiği kârdır,
Mazlumun ahı indirir şahı,
Her şeyin bir vakti vardır.”