.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Zeytin ve zeytinyağında rekor rekolte kapıda ama dikkat

Okuma Süresi: 5 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı Mehmet Emre Uygun, Türkiye’nin, zeytin ve zeytinyağında tarihinin en yüksek rekoltelerinden birine hazırlandığını ancak bu ürün bolluğunun, doğru politikalarla yönetilmediği takdirde üretici için bir fiyat krizine, ihracatçı için ise stok yüküne dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Zeytin ve zeytinyağında rekor rekolte kapıda ama dikkat
Paylaş:
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı Mehmet Emre Uygun, Türkiye’nin, zeytin ve zeytinyağında tarihinin en yüksek rekoltelerinden birine hazırlandığını ancak bu ürün bolluğunun, doğru politikalarla yönetilmediği takdirde üretici için bir fiyat krizine, ihracatçı için ise stok yüküne dönüşebileceği uyarısında bulundu.

Emre Uygun, Başkan Yardımcısı Mehmet Kadri Gündeş, Yönetim Kurulu Üyeleri Rahmi Balsarı, Vural Gözgeç, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu ile birlikte EİB Konferans Salonunda basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında konuşan Uygun, toplam sektör ihracatının 260 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydederek, “Geçtiğimiz sezonun aynı dönemiyle kıyasladığımızda, küresel fiyatlardaki gerileme ve iç piyasaya yönelik idari tedbirlerin birikimli etkisiyle toplam ihracat gelirlerimizde yaklaşık yüzde 34 oranında bir düşüş yaşandığını görüyoruz. Bu süreçte sofralık zeytin ihracatımız 172,5 milyon dolarla güçlü seyrini korurken, zeytinyağı ihracatımız değer bazında yüzde 62’lik bir düşüşle 69 milyon dolara gerileyerek hem miktar hem de değer bazında ciddi bir daralma ile karşı karşıya kalmıştır. Katma değerli ve ambalajlı ihracat elbette her zaman nihai hedefimizdir; ancak küresel rakiplerimizle rekabet edebilmemiz için dökme ve ambalajlı ürün dengesini yasaklarla değil, serbest piyasa koşullarının işlediği öngörülebilir politikalarla yönetmek zorunda olduğumuz bu rakamlarla bir kez daha açıkça ortaya çıkmıştır” dedi.  

“Tüm ihracat kanalları açık kalmalı”

Türkiye’nin, zeytin ve zeytinyağında tarihinin en büyük rekoltelerinden birine hazırlandığını kaydeden Uygun ancak bu ürün bolluğunun, doğru politikalarla yönetilmediği takdirde üretici için bir fiyat krizine, ihracatçı için ise stok yüküne dönüşebileceği uyarısında bulundu. Uygun şöyle konuştu: “Bu devasa rekolteyi katma değere dönüştürebilmemiz için dökme, varilli veya ambalajlı ayrımı yapılmaksızın tüm ihracat kanallarının açık kalması sektörümüzün geleceği için çok önemlidir. İhracatçının önünü görebilmesi ve uluslararası alıcılarla uzun vadeli büyük tonajlı kontratlar imzalayabilmesi için bu güvence hayati önemdedir. Bolluk döneminde iç piyasada üretici fiyatlarının maliyetlerin altına düşmesini engelleyecek, aynı zamanda dış pazarlarda rekabetçi fiyatlarla agresif bir pazarlama yapmamızı sağlayacak esnek mekanizmalar devreye alınmalıdır. Bununla birlikte, tarlada zorlu şartlar altında üretim yapan çiftçimizin korunması adına zeytin ve zeytinyağına yönelik üretici desteklerinin acilen artırılması da bu sürecin en kritik parçasını oluşturmaktadır” diye konuştu.
 
“Öngörülebilir kur şart”

Çok güçlü bir rekolteye doğru ilerlerken, göğüslemek zorunda kalınan maliyet artışlarının da göz ardı edilemeyeceğine dikkat çeken Uygun, “Enerji, işçilik, sulama, hasat, ambalaj, lojistik ve finansman giderlerindeki durdurulamaz yükseliş; üreticilerimiz, sanayicilerimiz ve ihracatçılarımız üzerinde ağır bir maliyet baskısı oluşturmaktadır. Bu maliyet artışlarının döviz kuru gelişmeleriyle dengelenemediği dönemlerde, ihracatçılarımızın uluslararası pazarlarda rekabetçi fiyat sunabilmesi imkânsız hale gelmektedir. Özellikle önümüzdeki büyük rekolteyi dünyaya pazarlarken rakiplerimizle fiyat savaşına girebilmemiz için öngörülebilir bir kur politikası şarttır. İhracatçının mevcut pazarlarını koruyabilmesi ve yeni rekolteye pazar bulabilmesi için maliyet-kur dengesinin sektörün ihtiyaçları gözetilerek acilen yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı. 

“Destekler artarak sürmeli”

En yoğun talebin finansmana erişimin kolaylaştırılması yönünde olduğuna vurgu yapan Uygun, “Üretim ve ihracat süreçlerinde yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalan firmalarımızın finansman yükünü hafifletecek, rekabet güçlerini korumalarını sağlayacak destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve döviz dönüşüm desteği gibi can suyu olan uygulamaların artarak devam etmesi en temel beklentimizdir. İhracatçımıza nefes aldıracak bu enstrümanların esnetilmesi ve sektörel ihtiyaçlara göre optimize edilmesi, hem üretim gücümüzün korunmasına hem de ülkemizin döviz arzına çok güçlü bir katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. 
 
“Hatalı veri, telafisi güç zararlar doğurur”

Tarımda tahminlerle değil, verilerle yönetilen bir döneme geçmek zorunda olduğunun altını çizen Uygun, “Elimizdeki verilerin güvenilirliğini her zamankinden daha kritik hale getirmektedir. Eksik veya hatalı rekolte verileri, sektörümüz açısından telafisi güç zararlar doğurabilecek yanlış politikaların temelini oluşturmaktadır. Sektörün önünü görebilmesi için saha sayımlarının ve rekolte tahminlerinin hata payını en aza indirecek bilimsel yöntemlerle güncellenmesi gerekmektedir” dedi. 

“Dijital takip sistemi zorunluluk”

Zeytinyağında dijital takip sisteminin, sektör için bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayan Uygun, bu amaçla, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ile bir araya gelerek ilk önemli adımı attıklarını belirterek, şöyle konuştu: “Enstitümüz ile gerçekleştirdiğimiz çok verimli istişare sürecinde, tıpkı İspanya’daki örnekte olduğu gibi tarladan sıkım tesisine, depolardan ambalaja kadar uzanan tüm süreci şeffaf bir şekilde izleyebileceğimiz entegre bir Çevrimiçi Zeytinyağı Üretim Takip Sistemi'nin kurgulanması üzerine fikir alışverişinde bulunduk. Hazır bu dijital altyapının detaylarını konuşurken, rekolte tahmin çalışmalarında da enstitümüzün sahadaki süreçlerde önümüzdeki dönemde çok daha etkin bir şekilde yer alması, geleneksel yöntemler yerine modern ve teknolojik çalışmaları devreye sokması yönündeki sektörel beklentilerimizi kendilerine ilettik. Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitümüzün köklü kurumsal birikimi ile bu küresel vizyonu doğru bir zeminde buluşturmayı çok önemsiyoruz. En yakın zamanda hazırladığımız taslağı Tarım Bakanlığı’na sunacağız. İşte bu dijital altyapı ve teknoloji odaklı rekolte tahmin çalışmaları hayata geçirilebildiği takdirde; kayıt dışılığın önüne geçilecek, gerçek stok miktarları anlık izlenebilecek ve böylece ani fiyat dalgalanmalarına karşı yasaklayıcı değil, veri odaklı ve öngörülebilir koruyucu politikalar geliştirilebilecektir.”

“Kota en az 60 bin ton olmalı”

Avrupa Birliği kotaları konusunda AB, Kuzey Afrika'daki rakip üretici ülkelere on binlerce tonluk gümrüksüz giriş avantajı sağlarken, Türkiye’ye yıllık yalnızca sembolik 100 tonluk bir kota uygulandığını hatırlatan Uygun, “Bu açık negatif ayrımcılığın ortadan kaldırılması için, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi süreçlerinde bu kotanın en az 60 bin tona çıkarılması yönünde devlet düzeyinde kararlı bir ticaret diplomasisi yürütülmelidir. Dünyanın ikinci büyük üreticisine 100 ton kota, ticaretin ruhuna da gerçeklerine de uygun değildir” dedi. 

Üreticinin gübre, mazot, sulama ve hasat gibi temel girdi maliyetleri karşısında zorlandığını belirten Uygun, “Zeytin ve zeytinyağında uygulanan prim sistemlerinin günümüz ekonomik koşullarına uygun şekilde güncellenmesi ve dünya standartlarında kaliteli üretimi teşvik edecek seviyeye çıkarılması şarttır. Firmalarımızın rekabet gücünü koruyabilmesi için, 2022 yılında kaldırılan ihracat sübvansiyonlarının yeni bir destek yöntemi ile acilen yeniden devreye alınmasını hayati önemde görüyoruz” dedi. 

Vural Gözgeç ise zeytinyağında taklit ve tahşiş sorununa dikkat çekerek, özellikle online satışlarda oranın çok ciddi seviyelerde olduğunu belirtti.  Gözgeç “Laboratuvarımızda denedik online satılan ürünlerin yüzde 99’u tahşişli çıktı. Çok ciddi ceza uygulanması gerekiyor. QR uygulaması ile önüne geçilebilir” dedi.  Mehmet Kadri Gündeş de sektöre tanıtım desteği verilmesi gerektiğini söyledi.