Hiçbir demokratik rejimde; halkına karşı bu kadar acımasız, baskıcı; zengin yandaşı, fakirden uzak; lüks ve saltanat düşkünü, müsrif, liyakati değil, yandaşlığı tercih eden, partizan; Ayrımcılığın, torpilin, rüşvetin, yolsuzlukların, haksızlık ve hukuksuzlukların böylesine aleni hale geldiği ve umursanmadığı bir tabloya rastlanmaz.
-Şüphesiz; ülkemizde demokrasi olmadığı, Her şeyin tek bir kişinin iki dudağı arasına teslim edildiği; TBMM’nin hiçbir etkisinin ve yetkisinin kalmadığı, tüm milletvekillerinin, genel başkanlarının talimatı ile hareket edip, parmak indir-parmak kaldırdan başka bir görevlerinin bulunmadığı, düşünülürse, bu tablo pek şaşırtıcı değildir. İktidarın halka sırtını dönmesi; yandaşlarını zengin etmesi, normaldir.
-Her yıl olduğu gibi, bir "Asgari ücret tespiti" komedisi izledik. Neticede, sarayın dediği oldu, çok yetersiz bir rakam kabul edildi. Milyonlarca ailenin; sıkıntıları, ihtiyaçları, ızdırapları, talepleri göz ardı edildi. Aynı durum, emekli maaşlarının tespitinde de yaşandı. Milyonlarca ailenin perişanlığı yok sayıldı. Sebep neymiş? Kaynak yetersizliği imiş? Uydurma TÜİK rakamlarına göre, bu tutarlar normalmiş? (Bir de, "ezdirmedik" edebiyatı yapılmıyor mu? İnsanı çıldırtıyor.)
-Peki, lüks ve saltanata; yandaşlara, Yap-İşlet sömürüsüne; Hatalı ekonomi politikalarının doğurduğu zararlara; Astronomik faiz yüküne; Başta Suriyeliler olmak üzere, milyonlarca sığınmacıya; Yandaş medyaya; birçok yerden maaş ve ücret alanlara; Nasıl kaynak bulunuyor? Zenginlerden niçin vergi alınmıyor? (Bu yıl,16,2 Trilyon TL vergi toplanacaktır. Bunun 10 trilyonu yani yüzde 62’si KDV-ÖTV gibi dolaylı vergilerdir. Bu oran ücretten alınan muhtasar vergi ile yüzde 88’e çıkmaktadır. Gelir ve Kurumlar Vergilerinin oranı yüzde 11-12’de kalmaktadır.) Bu duruma ilaveten, köprü ve otoyollara yüzde 25,49 zam yapılmıştır ve fakir kesimin sırtına yüklenecektir. Ülkeyi saran, kumar/uyuşturucu/alkol afeti varken; Alkollü içkiler, tütün ve şans oyunlarından 258,7 milyar TL gelir beklenmektedir.
-RTÜK, 2025 yılı içinde, muhalif kanallara, 146,7 milyon TL ceza vermiştir.
-Kamu bankaları alarm vermektedir. Yandaş medyaya astronomik paralar aktarılmaktadır. Demirören, Ziraat Bankasına olan 961 milyon dolar borcunu ödememektedir. (Halbuki, Devlet desteği ile kumar kralı olmuştur. Oynattığı oyun sayısı 119’a ulaşmıştır. Gençleri zehirlemektedir.) Halk Bankasının riskli kredisi 181 milyar TL’dir. (Buna rağmen, müdürlerine 107 milyon TL. hediye dağıtmıştır.) Vakıf Bank'ın kredi riski 213 milyar TL’dir.
-PTT tam anlamı ile batırılmış; Son 6 yılda, 8,605 milyar TL zarar etmiştir. (Ama, 4 yönetim kurulu üyesine, ödenen tutar 20 milyon TL’yi aşmıştır. Yüzde 116 zam yapılmıştır.) Yine; (TCBB-PTT-TEDAS-EUAS-TURKSAT-BOTAŞ-TMO-TURK ŞEKER vb) 34 KİT'in toplam zararı 168,5 Milyar TL’dir.
-17 milyon emekli, 4 milyon memur, ızdırap çekerken; 4 Maliye Bakan yardımcısı ve 3 çalışma bakanı yardımcısı; çifte maaş almaktadırlar.
- Arnavutluk’a 2 uçak hibe ettik. Somali'ye 30 Milyon Doların yanı sıra, Elçilik binası arsası hibe ettik ve elçiliği yapmayı taahhüt ettik. Moğolistan'a 50 milyon, Kırgızistan'a 113 milyon dolar bağışladık. Dışarıya çok cömertiz. Ama; halkımızın 20 milyonu sosyal yardım ile hayatını sürdürebilmektedir. 11,8 milyonu da yoksulluk sınırı altında yaşamaktadır.
-Milli Gelir dağılımında, dünyanın en kötüleri içindeyiz. İlk üst gelir grubu (%20)GSMH’nın %48 ‘ini almaktadır. En alt %20 ise %6,4’ünü. Bu arada, gerçeğe uymayan büyüme rakamları verilmektedir. Üretimin, yatırımların durduğu bir ülkede büyüme olur mu? Aksine, tam bir ekonomik kriz mevcuttur. İflas kararları % 280; konkordatolar %4 42 artmıştır.
-Diyanet Bütçesi 174 milyar TL’ye; İletişim Başkanlığı bütçesi de 7,560 milyar TL’ye yükselmiştir. Son iki yılda, hapishane inşaatlarına 20 milyar TL harcanmıştır.
-85 Hukuk Fakültesine sanıp TC, hukukun üstünlüğü endeksinde 143 ülke içinde, 118. sıradadır. Küresel Barış endeksinde de sondan 25’tir.
Bu hazin tabloya rağmen; AKP ve MHP genel başkanlarının ve de tayinle gelmiş bakanların, devamlı olarak; başarı masallarını, muhalefete hakaretlerini ve suçlamalarını, izliyoruz. Aklımızla alay ediliyor. İnsaf doğrusu. Tok, açın halini anlamıyor, önem vermiyor.
Çok önemli uyarı: İktidar, engelli bireylere verilen desteği artırmakta çok cimri davranmaktadır. 27 yaşı geçenlere desteğin kesilmesi de vahim bir hatadır.
Zam mı? Sadaka mı?
Zam mı? Sadaka mı?
Paylaş: