2026 Dünya Kupası’nda gerçek bir başarısızlık yaşadık. En zayıf gruplardan birine düştüğümüz halde, güçlü takımlar arasında sayılmayan Avustralya ve Paraguay’a yenildik, grubun favorisi olarak gösterilen Amerika’yı mağlup ettik ama neye yaradı ki, en erken valiz toplayan ülkeler arasında yer aldık.
TRT ve görsel, yazılı medyanın ünlü ve konuşurken ‘Küçük dünyaları ben yarattım’ havasındaki yorumcuları, İtalya ve Polonya’nın Dünya Kupası’na katılamayışını, ayrıca Türkiye’nin yanı sıra, favorilerden Almanya, Hollanda, İsveç, İskoçya, Çek Cumhuriyeti ve Bosna Hersek’in kupadan erken veda etmelerini, Avrupa futbolunun çöküşü olarak yorumladılar. Güney Amerika’dan, özellikle Brezilya’dan ders almamız gerektiğini vurguladılar.
Ama dediklerinin, birleştiklerinin aksine Avrupa Futbolu Dünya Kupası’na damga vurdu. Fransa, İngiltere, İspanya, Portekiz, Avusturya, Norveç, Belçika ve Hırvatistan şov yaptı ve yapmaya devam ediyor. Bizim yorumcularımızın örnek gösterdiği Brezilya, son derece tutuk bir futboldan sonra, Norveç’e 2- 1 yenilerek çeyrek final bile göremedi.
Sambacıların İtalyan teknik direktörü Carlo Ancelotti, Avrupa takımlarının başarısına değinerek, sadece klasik oyuncuların becerisi yetmez. Hızlı oynayamıyor, yardımlaşamıyoruz, defansif futbolun gerektiği zamanları düşünmüyoruz dedi. Güney Amerika’nın Brezilya ile birlikte göklere çıkarılan Messi’nin takımı Arjantin, Mısır önünde 2- 0 yenik durumdan son 15 dakikada üç gol atarak mucizevî şekilde kurtuldu.
Bu Dünya Kupası’nın en trajik olayı İber Yarımadası’nın iki komşusu İspanya ile Portekiz’in birbirlerine düşmeleriydi. İspanya 90 + 1’de Mikel Merino’nun golüyle kazanırken, 41 yaşındaki Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo gözyaşlarıyla millî formaya ve dolayısıyla Dünya Kupası’na veda etti. Dünyanın en iyi oyuncusu sayılan Ronaldo’nun muhteşem bir başarı müzesi var. Beş Ballon d’Or ve 4 altın ayakkabı ödülü, 5 FİFA Kulüpler Dünya Kupası başta olmak üzere toplam 36 kupa kazandı, Şampiyonlar Ligi’nde 140 gol attı, 42 asist yaptı.
2026 Dünya Kupası, kazanamayan antrenörlerin kellesinin gittiği bir kupa olarak da anılacak. Almanya’da Nagelsmann, Hollanda’da Koeman, İskoçya’da Steve Clarke, Hırvatistan’da Zlatko Dalic, Tunus'ta Sabri Lamouche, Uruguay’da Bielsa, Güney Kore’de Hong Myung, Gana’da Carlos Querioz gitti.
Brezilya’ da Ancelotti’nin durumu belli değil. Bizim Vincenzo Montella’nın gitmeye niyeti yok. Bakalım onun durumu da nasıl sonuçlanacak.
Yorumcularımız sınıfta kaldı
Yorumcularımız sınıfta kaldı
Paylaş: