.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

YK Enerji Milas’ta 4 bin zeytin fidanını daha toprakla buluşturdu

Okuma Süresi: 4 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Yeniköy Kemerköy Enerji (YK Enerji) Cumhuriyet tarihinin tek seferde yapılan en büyük maden sahası rehabilitasyon projesi olan “Hüsamlar Yeniden” projesi çalışmaları kapsamında bugüne dek diktiği 250 binin üzerinde fidana 4 bin zeytin fidanı daha ekledi.
YK Enerji Milas’ta 4 bin zeytin fidanını daha toprakla buluşturdu
Paylaş:
ENGİN TATLIBAL
Yeniköy Kemerköy Enerji (YK Enerji) Cumhuriyet tarihinin tek seferde yapılan en büyük maden sahası rehabilitasyon projesi olan “Hüsamlar Yeniden” projesi çalışmaları kapsamında bugüne dek diktiği 250 binin üzerinde fidana 4 bin zeytin fidanı daha ekledi. Dikim töreninde konuşan YK Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, üretim ilerledikçe bölgedeki yeni alanların da kademeli olarak rehabilitasyona açılacağını söyledi.
Muğla’nın Milas ilçesinde YK Enerji tarafından yürütülen Hüsamlar maden sahası rehabilitasyon çalışmaları kapsamında daha önce dikilen 250 fidana ilaveten 4 bin zeytin ağacının daha dikilmesi nedeniyle tören düzenlendi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde düzenlenen etkinlikte fidanlar, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve ilköğretim öğrencileri tarafından dikildi. Etkinliğe Muğla Valisi İdris Akbıyık, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin ve Yerli Kömür Kaynaklı Elektrik Üreticileri Derneği (YEKÜD) Başkanı Fatma Elif Yağlı başta olmak üzere çok sayıda kamu temsilcisi ve sektör paydaşı katıldı.

Tarım ve enerji bir arada

Törende konuşan Muğla Valisi İdris Akbıyık, bölgenin tarımsal üretim, enerji ve doğal varlıklar açısından çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Vali Akbıyık, “Antik çağlardan günümüze Milas’ta zeytin, hayatın olmazsa olmazı. Zeytin ve zeytinyağı stratejik bir ürünümüz. Enerji de ülkemizin vazgeçilmezi; dış ticaret açığımızın önemli bir kalemi. Dünyada, maalesef enerji savaşları devam ediyor. Enerji, tarım ve çevre olmadan yaşamamız mümkün değil. Dolayısıyla biz hem enerjimizi üretmek hem de insanımıza, çevremize, doğamıza ve zeytinimize sahip çıkmak zorundayız. Çevre ve üretim dengesini gözetmemiz açısından yapılan bu çalışmalar büyük önem arz ediyor” dedi.

“Maden hayattır, üretmek zorundayız”

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin ise konuşmasında yeni düzenlemenin zeytin ağaçlarının korunmasını esas aldığını söyledi. Eski maden sahalarının rehabilitasyonunun üretim sürecinin ayrılmaz parçası olduğunu vurgulayan Narin, “Son dönemde gündemde yer alan, dezenformasyon içeren konulara özellikle değinmek isterim. 2025 yılında yürürlüğe giren düzenleme, zeytin ağaçlarının kesilmesini değil; taşınmasını, korunmasını ve taşınan her bir ağaç için bir fidan daha dikilmesini zorunlu kılıyor. Taşınan her ağaç için yeni fidan dikimi bu sürecin bir yükümlülüğü. Madencilik faaliyetleri, doğru standartlar ve denetim mekanizmalarıyla yürütüldüğünde çevresel etkiler yönetilebilir ve geri kazanım süreçleriyle denge sağlanabilir. Madencilikte asıl belirleyici olan, faaliyetlerin nasıl planlandığı, etkilerin nasıl yönetildiği ve rehabilitasyonun ne ölçüde eksiksiz uygulandığıdır. Türkiye’nin sadece binde 1,8’inde madencilik faaliyetleri yürütülüyor. Maden hayattır. Maden olmadan insanoğlunun hayatını devam ettirmesi mümkün değil. Mevcut durumda arama ruhsatları da dahil Türkiye’nin yüzölçümünün ortalama yüzde 16’si ila 20’si maden için ruhsatlandırılmış durumda. Ancak bir arama ruhsatının işletmeye dönebilmesi ihtimali yüzde 1’in altında. Örneğin, Muğla’da maden ruhsat oranı yüzde 22 civarında. Ama madencilik faaliyeti yapılan alan, şehrin yüzölçümünün sadece binde 4’ü.  Ülkenin ise binde 1,8’inde madencilik faaliyeti yapıyoruz. Türkiye’nin tamamına ruhsat verilse bile yüzde 1’inden fazlasında zaten maden bulunma ihtimali yok. Ama biz olan madeni arayıp, bulmak ve üretmek zorundayız” diye konuştu.

Arz güvenliği vurgusu

Yerli Kömür Kaynaklı Elektrik Üreticileri Derneği (YEKÜD) Başkanı Fatma Elif Yağlı da etkinlikte yaptığı konuşmada enerji arz güvenliği ile sürdürülebilirlik arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Türkiye’de her yıl yaklaşık 70 milyar dolar enerji ithalatı yapıldığını söyleyen Yağlı, “Bu tablo, enerji konusunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir mesele olduğunu gösteriyor. Enerji güvenliği sağlanmadan hiçbir ekonomik ya da sosyal hedef sürdürülebilir değil” ifadesini kullandı.

“Planlı biçimde doğaya kazandırıyoruz”

Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık ise üretim ilerledikçe yeni alanların da kademeli olarak rehabilitasyona açılacağını belirterek, “Sürdürülebilir madencilik maden henüz açılmadan başlar, maden kapandıktan sonra da devam eder. Bu anlayışla 2023 yılında başlattığımız ‘Hüsamlar Yeniden’ projesi kapsamında bugüne kadar 576 hektarlık alanı doğaya kazandırdık. 800 futbol sahası büyüklüğünde bir alandan söz ediyoruz. Burada yaklaşık 250 bin fidan ve bitkiyi toprakla buluşturduk. Dikim başarısı yüzde 96 seviyesine ulaştı” dedi.
Söz konusu süreci Türkiye Tabiatını Koruma Derneği ile izlediklerini aktaran Işık, “Üniversiteler ve uzmanlarla birlikte sahadaki dönüşümü bilimsel olarak takip ediyoruz. Uzun vadede Hüsamlar sahasının, doğal bitki örtüsünün yeniden oluştuğu, tarımsal faaliyetlerin sürdürülebildiği ve farklı sosyal kullanım alanlarını barındıran bir yapıya kavuşmasını hedefliyoruz. Hüsamlar eski maden sahası, içinde yürüyüş ve mesire alanlarının da bulunduğu bir bölgeye dönüşecek. Aynı şekilde üretim faaliyetleri tamamlanan diğer alanları da doğaya kazandırmaya devam edeceğiz” diye konuştu.


Doğaya geri kazandırma çalışmaları sürüyor

Yaklaşık 40 yıl boyunca kömür üretimi yapılan Hüsamlar sahasında yürütülen rehabilitasyon çalışmaları, üretim tamamlanan alanların planlı şekilde yeniden kullanıma kazandırılması esasına dayanıyor. ‘Hüsamlar Yeniden’ projesi kapsamında bugüne kadar yüzlerce hektarlık alan rehabilite edildi. Sahada ağaçlandırma, tarım ve farklı kullanım alanlarını içeren çok yönlü bir model uygulanıyor. Toprak yapısının iyileştirilmesi, bitki örtüsünün yeniden oluşturulması ve alanın uzun vadeli kullanımına yönelik planlama adımları eş zamanlı olarak yürütülüyor. Rehabilitasyon süreci ve sahadaki gelişim üniversiteler ve uzman kuruluşlarla iş birliği içinde, bilimsel yöntemlerle takip ediliyor.