.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Yeni yıl; bir dilek değil, bir hatırlamadır

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Yeni yıl; bir dilek değil, bir hatırlamadır
Yeni yıl; bir dilek değil, bir hatırlamadır
Paylaş:
Yeni yıla girerken hep aynı dilekler dolaşıma sokulur: umut, mutluluk, başarı, sağlık…
Klasik ama sevimli bir alışkanlıktır bu. Ben de bu alışkanlığı tekrar ederek, beni tanıyan, tanımayan bütün insanlara bu dileklerle dopdolu yeni bir yıl diliyorum.
Ama bu güzel alışkanlık, takvim değişince her şeyin de değişeceğini varsayan bu sevimli dilekler, sevimli olduğu kadar tehlikelidir. Çünkü bu dilekler; bazen de insanın hatalarının devamına yol açar, insanı sorumluluklarından uzaklaştırır. Oysa acı gerçek şudur:
Takvimler kusurları silmez. Yeni yıl, ancak hatalarımızı hatırlattığı ölçüde anlamlıdır.
Belki de bu yüzden yeni yıla girerken yapılması gereken şey dilek tutmak değil, hesap tutmaktır. Kendimizle, yaşadığımız hayatla, parçası olduğumuz toplumla ve üzerinde yürüdüğümüz dünya ile ilişkilerimizin hesabını tutmaktır.

1. Eski yılda ne yaptık?
Eski yılda çok konuştuk ama az dinledik.
Çok tükettik ama az paylaştık.
Çok hızlandık ama nereye gittiğimizi unuttuk.
Doğayı bir fon gibi kullandık; arka plan süsü sandık. Ormanlar yandığında “haber” dedik, kuraklık geldiğinde “kader”. Şehirleri büyüttük ama insanı küçülttük. Betonla övündük, toprağı ayıp saydık.
Bilgiyi çoğalttık ama bilgelikten uzaklaştık. Her şey ölçülebilir hâle geldi; ama ölçü duygusu kayboldu. Daha çok veri vardı, daha az akıl. Daha çok ekran vardı, daha az yüz. Daha çok bağlantı vardı, daha az bağ.
Ve belki de en büyük kusurumuz şuydu: Çirkinliğe alıştık.
Dile, şehre, siyasete, ilişkilere sinen çirkinliği “normal” saydık. Oysa çirkinlik sıradanlaştığında, kötülük de sessizleşir.

2. Yeni yıl vaat etmez, hatırlatır
Yeni yıl bize bir şey vaat etmez, hatırlatır. Yeni yılın vaadi yoktur; hatırlatması vardır.
Yeni yıl şunu hatırlatır:
Dünya insanın mülkü değil, emanetidir.
İnsan her şeyi yapabildiği için değil, yapmaması gerekenleri bildiği için insandır.
Yeni yıl şunu da hatırlatır:
Hız, ilerleme değildir.
Büyüme, gelişme değildir.
Gürültü, canlılık değildir.
Modern çağ, zamanı doğrusal bir çizgiye hapsetti. İnsan zamanı ölçtüğünü sandı; oysa zaman insanı ölçüyordu. Günler geçti, yıllar bitti, takvimler değişti ama insan çoğu zaman aynı yerde kaldı. Çünkü zaman sadece ileri akan bir çizgi değildir; döngüdür.

3. Döngüyü unutan insan, kendini unutur
Doğa doğrusal değildir. Mevsimler bir çizgi üzerinde ilerlemez; tekrar eder. Tohum toprağa düşer, filizlenir, olgunlaşır, kurur ve yeniden toprağa karışır. Doğum ve ölüm birer son değil, döngünün parçalarıdır. Hiçbir şey mutlak başlangıç değildir; hiçbir şey mutlak bitiş de değildir.
İnsan ise modern çağda bu döngüsel aklı terk etti. Yerine “sürekli ileri gitme”, “sınırsız büyüme”, “durmaksızın tüketme” fikrini koydu. Zamanı çizgiye, hayatı yarışa, insanı performans nesnesine dönüştürdü. Sonuçta ortaya çıkan şey ilerleme olmadı; yorgunluk oldu.
Bugün yaşadığımız ekolojik kriz, ekonomik kriz ve ruhsal çöküş ayrı ayrı sorunlar değildir. Bunların tamamı, döngü fikrinin terk edilmesinin bedelidir. Doğanın sınırlarını yok sayan insan, sonunda kendi sınırlarını da yok saydı. İnsan; tüketirken kendini tükettiğini fark edemedi.
Yeni yıl, işte bu körlüğü fark etmek için vardır.

4. Kutlama değil, durma anı
Yeni yıl kutlamaları giderek artan bir gürültüye dönüştü. Işıklar çoğaldı, mesajlar hızlandı, temenniler seri üretime bağlandı. Ama insan durmadı. Düşünmedi. Hatırlamadı.
Oysa yeni yıl durup düşünmek içindir.
Bakmak içindir.
Aynı döngünün neresinde olduğumuzu fark etmek içindir.
Her yıl insanlığa aynı soruları sorar:
Ne öğrendik?
Neyi tekrar ettik?
Nerede yanıldık?
Hangi hatayı yine “yeni” sandık?
Bu sorular sorulmadan girilen her yıl, aslında eskinin devamıdır.

5. Umut değil, bilinç
Yeni yıl denildiğinde en çok duyduğumuz kelime “umut”tur. Oysa umut, tek başına kurtarıcı değildir. Döngüyü anlamadan üretilen umut, bir oyalama aracına dönüşür. “Bu yıl düzelecek” demek kolaydır. Zor olan, neden düzelmediğini anlamaktır.
Bilinç tam da burada devreye girer. Bilinç, döngüyü görmektir. Aynı hatayı tekrar ettiğini fark etmektir. Kendi hayatında, toplumda ve doğayla ilişkide nerede kırıldığını anlayabilmektir.
Yeni yıl; daha çok dilek tutma değil, daha az yanılma üretme zamanıdır. Daha parlak hayaller değil, daha gerçek yüzleşmeler zamanıdır.

6. Yeni yıl, yeni bir kapı değildir
Yeni yıl, yeni bir kapı değildir.
Bir eşiktir.
İleriye açılmaz; dönüp bakmaya zorlar.
Çünkü döngüler, unutulduğunda intikam almaz; sessizce tekrar eder.
Asıl mesele yeni bir yıla girmek değil; eski yanlış döngüleri fark ederek, aynı hatalara yeniden düşmemektir.
İnsan, doğru döngüyü bulduğu gün özgürleşir, bağımsızlaşır.
Bu anlamda; sizlere özgürlük, ülkemize de daha bağımsız bir yeni yıl diliyorum.