.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Yaşar Müzesi’ndeki söyleşi

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Yaşar Müzesi’ndeki söyleşi
Yaşar Müzesi’ndeki söyleşi
Paylaş:
Müzeler sadece bulundukları ülkelerin değil evrensel düzeyde insanlığın kültür-sanat hafızasını, uygarlık çeşitliliğini yansıtan mekanlardır. Müzeler sadece bulundukları kentte yaşayanları değil hatta onlardan da fazla dışarıdan gezmeyi gelenleri de mıknatıs gibi kendine çeker.  Katar, Abu Dabi, Kuveyt, Doha gibi Orta Doğu kentlerinin, petrolden kazandıkları paraları ünlü mimarlara sipariş ettikleri modern müzelere yatırmaları boşa olmasa gerek. Konak Belediye Başkanı iken düzenlediğimiz Uluslararası Şiir Günlerine katılan Belçikalı bir ozanın, İzmir’de ‘modern resim müzesi var mı’ diye sormasını hiç unutamıyorum.

Yaşar Müzesi
Alsancak’taki eski Tekel Binalarının yerine düzenlenen Sanat Fabrikasının kentimize katkıları büyük. Lucien Arkas ise İzmir’in dört bir yanında hayata geçirdiği müzelerle koltuklarımızı kabartıyor.
Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı eski Sümerbank’ın bulunduğu yerin karşısında 1895’de yapılmış eski bir un fabrikasını Yaşar Müzesine dönüştürerek İzmir’in kültür-sanat dünyasına yeni bir katkı yapıyor. Vakfın, ülkemizin ilk modern sanat resim müzesi olarak Selçuk Yaşar resim müzesini 1985 yılında sanatseverlerin hizmetine soktuğunu anımsıyoruz. Alsancak’taki 2 katlı tarihi yapıdaki resim müzesinde 1967-2024 yılları arasında düzenlenen ‘Ulusal DYO Resim Yarışması’na seçilen eserleri tanımak mümkündü. Bu tarihi binada açılan 200’e yakın sergide modern Türk resminin serüveni izlenebiliyordu. Şimdi tüm bu izlenceler yeni açılan Yaşar Müzesinde gerçekleşecek. Çağdaş bir yaklaşımla güçlendirilmiş eski un fabrikasında DYO Yarışmalarından seçkiler, Prof. Dr. Münir Ekonomi’nin bağışladığı arkeolojik eserler, ağırlıklı olarak Ege Bölgesi kilimlerinden oluşan bir halı koleksiyonu, 300 kişilik toplantı salonu, kütüphane, çocuklar ve gençler için sanat atölyeleri bulunuyor. Ayrıca belli aralıklar dönemsel sergileri ve konferansları izlemek de mümkün olacak.

“Sadece müze değil yaşam alanı”
Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Feyhan Yaşar açılışta yaptığı konuşmada şunları vurgulamış:
“Yaşar Müzesi babamızın hayaliydi. Onun doğum günü olan 17 Ocak’ta bu hayali gerçeğe dönüştürüyor olmak bizim için çok özel. Resim, arkeoloji ve kültürel hafızayı taşıyan kilim koleksiyonu ile Yaşar Müzesi’nin, şehrimizin, bölgemizin ve ülkemizin kültür-sanat yaşamına kalıcı bir değer katacağına inanıyoruz.”
Bu arada Yaşar Vakfının Tokat-Komana, Bartın Amastris, Konya-Çatalhöyük, İzmir-Eski Smyrna, İzmir-Agora, Aydın-Nysa gibi 6 antik yerleşimin kazılarına destek verdiğini de belirtmeliyim.

Savaşın Gölgesinde Tahliye
Yaşar Müzesine gitmeme neden olan konferansa gelince… Konferansı Troya Müzesinden Yaşar Müzesine ‘transfer’ olan Rıdvan Gölcük sundu. Konferansın konusu: ‘Savaşın Gölgesinde bir Müze Tahliye Operasyonu’idi. Pek bilinmeyen, üzerinde durulmayan önemli bir tahliye bu. Yıl 1939. Hitler 2 ülkeyi gözüne kestirmiş: Türkiye ile Sovyetler Birliği. Enerjiye susamış Nazi Almanya’sının tehdidini seziyor Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve müzelerin bağlı bulunduğu Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel. Hazinedeki paraların Trakya’daki koruganlara harcandığı, bütçe gelirlerinin nerdeyse sıfırlandığı, bu nedenle çok tartışılan Varlık Vergisinin hazırlıklarının yapıldığı, ekmeğin zor bulunduğu yıllarda İstanbul Arkeoloji Müzesi ve Topkapı Sarayındaki tarihi emanetlerin İç Anadolu’ya, Niğde’deki Akmedrese’ye taşınması kararlaştırılıyor. Taşınması olanaksız İskender lahti gibi eserler de yerinde korumaya alınıyor. Arkeoloji müzesi müdürü Aziz Ogan tarihi bir rol oynuyor bu operasyonda. Paha biçilmez değerdeki emanetlerimizi sınırdan uzaklaştırma kararının arkasında, Anadolu’yu sahiplenen, binlerce yıllık geçmiş uygarlıkların mirasçısı olduğumuzu kavrayan bir bilinç var.