.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

“Yapay zeka tanı ve tedavide kaliteyi artıracak”

Okuma Süresi: 4 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Tınaztepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Galen Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Gökhan Akbulut, Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu Toplantısı’nın konuğu oldu.
“Yapay zeka tanı ve tedavide kaliteyi artıracak”
Paylaş:
Tınaztepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Galen Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Gökhan Akbulut, sağlıkta yapay zeka ve robotik sistemlerin giderek daha fazla yer alacağını belirtti. Akbulut, gelecekte süpervizör cerrah kontrolünde yarı otonom ameliyatların yapılabileceğini söyledi. Bu dönüşümün insan hekimlerin yerini almak için değil, tanı ve tedavi süreçlerinde kaliteyi ve başarıyı artırmak için geliştiğini vurgulayan Akbulut, insan uygarlığı var olduğu sürece doktorluğun da var olmaya devam edeceğini ifade etti.

Akbulut, Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu Toplantısı’nın konuğu oldu. Sağlık yatırımlarından yapay zekâya, sağlık turizminden beyin göçüne kadar pek çok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu. 2019 yılından bu yana Galen Hastanesi’nde görev yaptığını belirten Akbulut, Tınaztepe Grubu’nun üç hastane ve bir tıp merkezi ile hizmet verdiğini söyledi. Grubun Balçova’da yeni bir yatırım planladığını açıklayan Akbulut, 370 yataklı bir hastane ve bir otelin yer alacağı kompleksin özellikle uluslararası sağlık turizmine yönelik olacağını ifade etti. Tınaztepe Grubu bünyesindeki hastanelerin farklı alanlarda konumlandığını dile getiren Akbulut, Buca’daki hastanenin ağırlıklı olarak kardiyoloji alanında çalıştığını, tüm branşların mevcut olduğunu ve yoğunluğu itibarıyla devlet hastanesi benzeri bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Galen Hastanesi’nin ise daha çok kanser hastalıklarına odaklandığını, bu alanda uzmanlaşmış ekiplerle hizmet verdiğini belirtti. Torbalı’daki hastanenin uzun süreli yatış gerektiren hastalara hizmet verdiğini aktaran Akbulut, bu merkezin kısmen yatılı psikiyatri hastanesine dönüştürülmesinin planlandığını kaydetti.

Aktif olarak kanser cerrahisi yaptığını belirten Prof. Dr. Akbulut, endoskopik, laparoskopik ve robotik cerrahi başta olmak üzere cerrahinin pek çok alanında çalıştığını ve geniş bir araştırma geçmişine sahip olduğunu ifade etti. İzmir’de acil servislerin derecelendirilmesine yönelik ulusal bir travma projesi yürüttüklerini anlatan Akbulut, iki yıl süren çalışma sonucunda önemli ilerleme kaydedildiğini söyledi. Sağlıkta dijitalleşme çalışmalarında uzun yıllardır aktif rol oynadığını kaydeden Akbulut,  Tepecik Hastanesi’nde yaşanan yoğunluğu azaltmak amacıyla geliştirilen kan alma robotlarıyla ilgili bilgi verdi. Akbulut, günde 9 bin ile 13 bin arasında hastanın poliklinik hizmeti aldığı bu merkezde, kan alma için ortalama iki saat süren bekleme süresinin geliştirilen sistemle 2,5 dakikaya indirildiğini söyledi. Barkotlu sistemle çalışan yazılımın yoğunluğu analiz ettiğini, hemşire sayısını buna göre yönlendirdiğini, yaşlı ve hamile hastalara öncelik tanıdığını belirten Akbulut, “Mesli” adı verilen bu sistemin bugün birçok hastanede kullanıldığını ve İrlanda’ya ihraç edildiğini ifade etti.

Yapay zeka yüzyılın en güçlü unsuru

Yapay zekânın sağlık alanındaki etkilerine geniş yer ayıran Prof. Dr. Akbulut, bu dönüşümün kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, “Yapay zekâ bu yüzyılın en önemli ve en güçlü unsuru. Kaçınılmaz olarak tüm mesleklerin içine girecek. Sağlık alanı da buna dahil. 2005 yılından bu yana bilgisayar mühendisleriyle çalışıyorum. Eskiden yapay zekâ algoritmalarla sınırlıydı, bugün insan öğrenmesine benzer modeller geliştirildi” dedi. Cerrahi robotların gelişimine değinen Akbulut, yeni nesil sistemlerin öğrenen yapılar haline geldiğini belirterek, “Günümüzde cerrahi robotlar insan hareketlerini taklit ediyor. Ancak yeni geliştirilen robotlarda çok güçlü çipler ve yapay zekâ var. MR, anjiyo ve tomografi sistemleriyle entegre çalışıyorlar. Yapay zekâ bizi izleyerek ameliyat yapmayı öğreniyor, vakaları simüle ediyor” ifadelerini kullandı.

“Doktorluk bitmez”

Geleceğe dair net bir mesaj veren Akbulut, şunları söyledi: “Bir süre sonra yarı otonom cerrahiler yapılacak. Süpervizör cerrah kontrolünde robotlar ameliyat yapabilecek. Tanılar koyabilecekler. Ancak doktorluk bitmez. İnsan uygarlığı devam ettiği sürece insan hekimler olacaktır. Yapay zekâ ve robotlar kaliteyi ve başarıyı artıracak” şeklinde konuştu. Yapay zekâ ve robotların öncelikle zorlayıcı işlerde kullanılacağını ifade eden Akbulut, Japonya’daki uygulamalara dikkat çekti. Akbulut, “Japonya’da hemşire robotlar vardiyalara başladı. İlaç veriyorlar, tansiyon ölçüyorlar. Biz de önce tutmak istemediğimiz gece nöbetlerini vereceğiz. Süreç gönüllü ilerleyecek” dedi.

Sağlık turizminde standardizasyon uyarısı

Sağlık turizmi açısından Türkiye’nin önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Akbulut, Türkiye’nin sağlık turizminde avantajlı bir konumda olduğunu belirterek, kalite ve fiyat standardizasyonunun önemini vurguladı. Akbulut, “Coğrafi konumumuz, bilgi birikimimiz ve güçlü bir hava yolu ağımız var. Ancak kalite ve fiyat standardizasyonu çok önemli. Aşırı rekabet nedeniyle fiyat kırmak yanlış bir strateji. Kalitenin çok altında fiyatlarla çalışılmamalı” ifadelerini kullandı.

“Koşullar düzelirse hekimler kalır”

Türkiye’nin nitelikli insan gücünü kaybettiğine dikkat çeken Akbulut, genç nüfusta yüzde 2 oranında göç yaşandığını, bunun ülke için çok büyük bir kayıp olduğunu ifade etti. Sağlıkta şiddetin genç hekimleri meslekten uzaklaştıran en önemli nedenlerden biri olduğunu belirten Akbulut, sorunun yalnızca cezalarla değil, kültürel dönüşümle çözülebileceğini söyledi. Okumuş insana duyulan toplumsal saygının zayıfladığını belirten Akbulut, ekonomik sorunlarla birlikte toplumsal yozlaşmanın da bu süreci hızlandırdığını dile getirdi.
Hekimlerin yurt dışına gitme nedeninin para olmadığını vurgulayan Akbulut, yurt dışında daha öngörülebilir bir çalışma düzeni ve mesleki saygı bulunduğunu belirterek, koşulların düzelmesi halinde hekimlerin ülkede kalmayı tercih edeceğini söyledi.