.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast
Folkart Orion

Voleybola Türk kızlarının imzası!

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Voleybola Türk kızlarının imzası!
Voleybola Türk kızlarının imzası!
Paylaş:
Geçen pazar, 2026 FIVB Kadınlar Voleybol Milletler Liginde, Türk Milli Kadın Voleybol takımımız finalde Brezilya’yı 3-1'lik bir skorla yenerek şampiyon olmayı başardı. Ünlü şarkıcı Tarkan, maç sonunda “Mutluluktan ağlattınız beni kızlar!” diye mesaj yayınladı. Doğrusu, futbolda Dünya Kupası hezimeti sonrası, Tarkan'ın bu duygularını paylaşıyor, 'Filenin Sultanlarını' içtenlikle kutluyoruz.  Bu turnuva, FIVB Kadınlar Voleybol Milletler Ligi'nin 8'incisi idi ve her yıl düzenleniyor. Ön elemelere 18 takım katılıyor, her takım grup aşamasında 12 maç oynuyor. Üç hafta boyunca, her takım bir algoritma tarafından oluşturulan bir tabloda dört kez oynayacağından ilk aşamanın sonunda tüm takımlar toplamda 12 kez oynamış oluyor. En iyi sekiz takım da çeyrek finallere yükseliyor. Bu sene finallere ev sahipliğini Çin yaptı. Dolayısı ile ön elemelerde başarılı olamasa bile, ilk sekiz takım arasında yer alabilme hakkına sahipti. Sekizli finallerde 1. sıradaki takım 8. sıradaki takımla, 2. sıradaki takım 7. sıradaki takım ile, 3. sıradaki takım 6. sıradaki takım ve 4. sıradaki takım da 5. sıradaki takım ile eşleşip çeyrek finalleri oynadılar, akabinde de iki yarı final, bronz ve altın madalya maçları yapıldı. Türk Milli Takımının birincilikle bitirdiği turnuvayı, Brezilya ikinci, İtalya üçüncü, ev sahibi Çin dördüncü ve ABD de beşinci olarak tamamladı. Daha önce Brezilya, İtalya, Çin ve Türkiye'nin birer şampiyonlukları var. Ülkemiz, bu turnuvaların sekizinde de yer aldı ve 2023 yılında finallerde Çin'i mağlup ederek şampiyonluğa ulaşmıştı. 2018 yılında da finallerde ABD'ye yenilerek gümüş madalya almıştık. Bir de bronz madalyamız var. Böylece, iki altın, bir gümüş ve bir bronz madalya ile FIVB Kadınlar Voleybol Milletler Liginin en başarılı takımlarından birisi olarak tarih yazdık. Elbette bu şampiyonluk ve dünya sıralamasındaki üst düzey temsil muazzam bir başarı ve bu büyük başarının ardında çok uzun bir emek var. Dünyaca ünlü voleybol yıldızlarından Alessia Orro, Tijana Boškovic, Myriam Sylla ve Ana Cristina de Souza Türk takımlarında forma giyiyor ve ülkemiz, İtalyan Ligi ile birlikte Avrupa'nın en iyi liglerinden birisi olarak dikkati çekiyor. 

Türkiye'yi kadın voleybolunda dünyanın zirvesine taşıyan ana unsurlardan birisi hiç kuşkusuz, Vakıfbank, Eczacıbaşı ve Fenerbahçe gibi kulüplerimizin, bu spor dalına 1960 yıllarından bu yana yatırım yapmalarıdır. 1980 ve 90'lı yıllar bu takımlar arası rekabetin voleybola damga vurduğu yıllar olarak hala hatırlanır. Zamanla oluşan bir voleybol nesli söz konusu oldu ve nihayetinde 2003 yılındaki Avrupa Kadınlar Voleybol şampiyonası finallerinde oynayan bir Türk takımını gördük. Devam eden yıllarda, bu başarılara duyarsız kalmayan dönemin Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Yekaterina Gamova gibi efsanevi yıldızları transfer etti. Bununla da kalınmadı, dünyanın en ünlü antrenörlerinden Giovanni Guidetti gibi çalıştırıcılar ülkemizde mesai yapmaya başladı. Zamanla da Eczacıbaşı, Vakıfbank ve 
Fenerbahçe gibi Türk takımları Avrupa'nın zirvelerinde boy göstermeye başladılar. Bu başarılar elbette voleybola karşı kamuoyunun ilgisini artırararak popüler hale gelmesini sağladı ve taraftar desteğini de ivmelendirdi.
Voleybolcu kızlarımızın küresel başarısı, bir yandan da Atatürk ve Cumhuriyet değerleri ile özdeşleşerek, toplumsal sahiplenmeyi de beraberinde getirdi. Bu da birçok markanın imaj açısından voleybol sporuna destek için ek bir bütçe ayırmasına yol açtı. Doğal olarak da spor kulüplerinin bütçeleri arttığından dünyanın en iyilerinin ülkemizde oynayabilmesi için gerekli paralar ya da sponsorluklar sağlanabildi. Yani pozitif bir döngü oluşturulabildi: Dünyanın en iyi oyuncuları geldi, rekabet ve ilgi arttı, bütçeler yükseldi. 
Ekonomik model böyle şekillenirken Türkiye Voleybol Federasyonu da tesisleşmeye büyük önem verdi. Avrupa standartlarının üzerinde bir alt yapı dönüşümüne imza attı. Binlerce seyirci kapasiteli mükemmel tesisler, sıra dışı bir görsel şov yaratırken, seyircinin sporu içselleştirmesine ve gelecek kuşakların bu spor dalı ile ilgilenmesini beraberinde getirdi. Alt liglerde artık Vargas ve Boskovic tarzında üst düzey oyuncu potansiyelinde onlarca sporcu, sıranın kendilerine gelmesini bekler durumda. Kuşkusuz, milletler ligindeki bu son başarı, voleybola ilginin gençlerde yükselmesine ve milli sporcuları birer idol haline getirerek onlardan ilham alan nesillerin artan motivasyonunu yol açacak, uzun yıllar dünya kadın voleybolunda ülkemizin başarılarını sürdürmesine katkı sağlayacaktır. Tüm oyuncuları, A Milli Voleybol Takımı Başantrenörü Daniele Santarelli'yi, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ'ı ve Eczacıbaşı, Vakıfbank ile Fenerbahçe başta olmak üzere voleybol sporuna katkı koyan tüm kulüplerimizi içtenlikle kutlarız.