.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast
Folkart Orion

Vedat Yenerer ve toprak olan kalemler

Okuma Süresi: 2 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Vedat Yenerer ve toprak olan kalemler
Vedat Yenerer ve toprak olan kalemler
Paylaş:
Geçen hafta Çetin Gürel’i ebediyete yolcu ettik. Gazetemizin kurucusu Çetin Gürel dostumdu ve meselesi olan bir gazeteciydi. Bu hafta başında ise bizden oldukça genç gazeteci Vedat Yenerer’i kaybettik. 2005 yılında bana kalpak giydirip ‘‘Yılın Kuvvacısı’’ ödülü veren Vedat Yenerer’in vefatı hepsi alanında gerçek bir gazeteci olan bazı arkadaşlarımı hatırlamama vesile oldu. Bugün yaşayanların pek çoğunun ismini bilmediği ama zamanında hepsi başlı başına bir efsane olan ve akıp giden zaman içinde kendileriyle çalışma veya dost olma şansını elde ettiğim, eskilerin deyimiyle (erbabı kalem) dostlarımı küçük fırça darbeleriyle bu yazımda sizlerle tanıştırmak istiyorum.

Burhan Felek, yazarların şeyhiydi. Mustafa Yücel, ekonomik durumları kısıtlı olan gazetecilerin hamisi, cömert ve eli açık bir Gazeteciler Cemiyeti genel sekreteriydi. Falih Rıfkı Beyefendi de Atatürk yaşıyordu. Atatürk’ün sağlığında sonra İsmet Paşanın Cumhurbaşkanlığında Ulus Gazetesi'nin değişmez başyazarı Falih Rıfkı Beyefendi’nin kalemine ve şahsına olağanüstü büyük bir saygı vardı. Firuzan Tekil Demokrat Parti'nin Zafer Gazetesi'nin başyazarlığının yanı sıra sporu ve devlet adamlığını birlikte taşıyan ender şahsiyetlerdendi. Tekin Erer kendine özgü fikirleriyle parlamentoda gazeteciliği temsil etmişti. Bedii Faik örnek kişiliğiyle ve acımasız zekâsıyla olduğu kadar kılığı, kıyafeti ile imrenilen bir kişiliğin sahibiydi. Altemur Kılıç, aydın kişiliğiyle gazeteciliğin asabiyetini yaşayan bir kalem sahibiydi. Kemal Ilıcak veren ve cömertliği dillere destan gazetecilikten gelen bir gazete patronuydu. Ahmed Kabaklı edebiyatçı tavrıyla anılan bir öğretmendi.

Abdi İpekçi bir basın şehidi olduğu kadar çaplı mülakatların mucidiydi. Basın şehidi dedim! Adem Yavuz'u, İlhan Darendelioğlu’nu bilmem hatırlayan var mı? Kamuran Çelebi soyadı ile müsemma bir ağabeyimizdi. Ayhan Yetkiner, her yerde, her zaman diliminde kavga çıkaran, ama yüreğinde zerre kötülük barındırmayan muhalif bir muhabirdi. Taylan Sorgun, gazetecilikle sendikacılık arasında koşup gitti. Kayhan Küreman sorumluluk sahibi, etliye sütlüye karışmayan bir yazı işleri müdürüydü. Orhan Erinç, Cumhuriyet ailesinden gelen Gazeteciler Cemiyeti'nde başarılı olmuş bir başkandı. Kenan Akın Tercüman ve Türkiye Gazetesi’nden sonra Babıali Dergisi'yle vefat edene kadar gazetecilik yaptı. Şemsi Sılkım ilerleyen yaşına kadar muhabirlik yapmış bir kalem sahibiydi. Tufan Türenç Hürriyet Gazetesi'nde sarraf terazisiyle dikkatli ve dengeli gazetecilik yaptı. Kadın gazetecilere gelince foto muhabiri Eleni Küreman, cemiyet haberlerinin efsane ismi Türkan Türker ve adliye haberlerinin duayeni Vasfiye Özkoçak’ı unutmak kabil değildir.

Günümüzde pek az insanın hatırlayabildiği bu isimler, bir zamanlar sahalarının vaz geçilmezleriydi. Her zaman, her ölüm erkendir, demişimdir. Ama Vedat Yenerer'in ölümü gerçekten erken oldu. O'nun ölümü beni, toprak olan kalem sahibi arkadaşlarımın, dostlarımın arasına aldı, götürdü...