.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Ütopyaların sürekliliği

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Ütopyaların sürekliliği
Ütopyaların sürekliliği
Paylaş:
“Sürdürebilirlik” dünyada ve ülkemizde en çok kullanılan sözcüklerin başında geliyor.
Herkes “sürdürebilirlik”ten söz ediyor ama hem olaylarda hem de kurumlarda sürekliliğe çok az rastlanıyor.
Önce 1994 yılında Muğla-Datça’da başlayıp Karaburun’da süregelen ‘Ütopyalar Toplantıları’ ise sürekliliğin ve vefanın güzel bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Nedir “ütopya” ya da “ütopyalar”?
Dil Derneği şöyle tanımlıyor: “Edebiyat ve düşünce yapıtlarında; eşitlikçi, özgürlükçü, insan haklarına saygılı olarak tasarlanan, içinde yaşayanların mutlu olduğu sanal toplum düzeni." "Ütopya" sözcüğü yerine de “düşülke” ya da “düşülkü” sözcükleri öneriliyor.

Ütopyalar toplantıları
Toplantıları ilk olarak artık aramızda olmayan güzel insan Orman Mühendisi Yusuf Savaş Emek başlattı. ‘Yeşiller Partisi’nin öncülerinden olan Savaş Emek, aynı zamanda Alsancak-Kıbrıs Şehitleri Caddesindeki bir apartmanın en üst katında binbir zorlukla hazırlanan“Ağaçkakan” adlı dergiyi de çıkarttı. Çevrenin, doğanın, insanlığın korunması yönünde yazılar yayınlanıyordu bu dergide.
Savaş Emek’in 2014 yılında aramızdan ayrılmasından sonra ‘Dağarcık – Türkiye’ dergisinin kurucusu Enis Musluoğlu, ‘Ütopyalar’ bayrağını taşımayı üstlendi. Böylece geldik Karaburun’daki Ergin Pansiyonun dostluk kokan bahçesinde 32. kez düzenlenecek toplantıya. 3Ekim Cumartesi ve 4 Ekim Pazar günleri sürecek olan ‘Ütopyalar’ın bu yılki ana teması “Bilim Ütopyası ve Kara Aydınlanma’.

Kara aydınlanma
Toplantı için yapılan çağrıda ana tema şöyle açıklanmış:
“Francis Bacon’un ‘New Atlantis’ adlı eserini yayınlamasının 400. yılı. Kitabın konusu ‘bilimin yönettiği ideal toplum’. Modern bilimsel paradigmanın bu kurucu metninin yazarı Francis Bacon, ‘Solomon’s House’ adlı bir bilim akademisinin yönettiği bir toplum tasvir eder. Bunu yaparken, kadim bilgeliği arkasına alır. Bacon yeni bir çağ açmıştır. Bu çağ Aydınlanmanın ve Bilimin çağıdır.
Gelgelelim, çağ ilerleten sınıflar nitelik değiştirir. İlerici fikirlerin kurduğu kurumlar, yeni hakimlere kalkan yapılır. En parlak fikirler kararmaya başlar. Bugün işte oradayız. Aydınlanma kararmaya, karartılmaya başlamıştır. Kadim bilgeliğin sembolizmini ve bilimin armağan ettiği teknolojiyi kendilerine silah yapanlar, en insanlık dışı, en vahşi, en yıkıcı politikaları hayata geçiriyor. Kara aydınlanma çağındayız.”
Daha sonra şu soruları ortaya atıyor çağrı:
“Wikileaks Belgeleri, Anonymous’un İfşaları, en son Epstein Skandalı, Sam Harris gibi Yeni Ateist “aydınların” başını çektiği İnsanlık Düşmanı akımlar… Kara Aydınlanma’nın bazı semptomları… Bunun ardında bilimi ve finansı tekeline alan kapitalistlerin yozlaşması mı var? Yoksa “yozlaşma” görüntüsüyle şantaj ve korkutma siyaseti mi yürütülüyor? İnsanlık insanlığından mı çıkarılıyor? Yoksa insanlığın yok edilmesinin provası mı yapılıyor?”

Konuşmacılar
Böylesine karmaşık sorunların tartışılacağı toplantıda kimleri dinleyecek katılımcılar? Kişisel olarak en fazla merak ettiğim em. Tümamiral Cem Gürdeniz’in sunacağı “Karanlıkta Yolunu Arayan Türkiye”! Utube kanalında düzenli olarak görüşlerini dile getiren Gürdeniz nasıl bir yorum getirecek acaba?
Kültür Bakanlarımızdan Suat Çağlayan, Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, Prof. Dr. Tayfun Özkaya, Prof. Dr. Doğan Göçmen, Serdar Kızık, Hasan Erel, Enis Musluoğlu, Ender Helvacıoğlu konuşmacılardan bazıları… Ele alacakları konuların bazılarını sıralarsam:“Söz Gençlerde: Kara Aydınlanmaya Karşı Umut”, “Kara Aydınlanmanın Nüfus Politikası Açısından Sağlık ve Gıda Güvenliği”, “Kara Aydınlanmanın Ekopolitiği ve Ahlaksal Çöküntü”, “Batı Modernitesinin Çöküşü, Peki Çıkış Nerede?”…
Ergin pansiyonun rahatlatıcı bahçesinde her yıl heyecanla beklediğim sergilerden bir tanesi Cumhuriyet gazetesinin ünlü çizeri Kamil Masaracı’nın her biri zekice tasarlanmış karikatürleridir.3-4 Ekim tarihlerinde Ergin Pansiyonda buluşmak umuduyla…

NOT 1: Prof. Dr. Uğur Ersoy 94 yaşında aramızdan ayrıldı. Yaşamının son yıllarına kadar mühendis yetiştirmeyi sürdürürken anılarını paylaştığı üç kitapla da meslektaşlarına örnek oldu. Uğur hoca, taşıma gücü gibi yeni gelişen bir yöntem üzerine ilk kitabı yazmanın ötesinde Anadolu’daki diğer üniversite yerleşkelerine giderek bıkmadan usanmadan konunun yaygınlaşmasını sağladı. Ayrıca çalışmalarını üniversite ile sınırlı tutmadı. Prefabrikasyon konusundaki standardın yanısıra deprem ve betonarmeyle ilgili diğer standartların hazırlanmasına katkısı önemli. Bilimsel çalışmaları nedeniyle birçok ödüle layık görülen değerli Hocamızı hasretle anacağım.

NOT 2: İki dönem İzmir Büyükşehir Başkanlığını yapmış olan Burhan Özfatura’yı yitirmenin üzüntüsü içindeyiz. Birlikte yürüttüğümüz 2 çalışmayı özellikle anmak isterim. Birincisi, tertemiz bir şekilde yürüttüğü 7 adet EVKA konut edindirme projesidir. Çok farklı siyasi düşüncelerde olmamıza karşın EVKA’ların inşaat denetiminde İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) ile birlikte çalışmaktan gocunmadı. İkincisi, Türkiye’de ilk kez İzmir’de yapılan Deprem Master Planı çalışmasını İMO ile birlikte yürütmekten çekinmedi.