.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

“Türkiye otomotivde yeni bir başarı hikâyesi yazabilir”

Okuma Süresi: 4 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Deniz Erkan, adil rekabeti, nitelikli eğitimi ve üretimi merkeze koyarsak, otomotivde çok daha güçlü bir hikâye yazabileceğimizi söyledi.
“Türkiye otomotivde yeni bir başarı hikâyesi yazabilir”
Paylaş:
Emrah Yılmaz

“Türkiye otomotiv pazarı hiçbir markanın lütfuyla büyümedi” çıkışıyla dikkat çeken Ege Otomotiv Derneği (EGOD) Başkanı Deniz Erkan, Gözlem Gazetesi'ne yaptığı açıklamada otomotiv sektörünün geleceğinden yabancı yatırımlara, teşvik politikalarından elektrikli araç dönüşümüne kadar birçok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu. EGOD'un 31 yıllık tarihinde ilk kadın başkan olarak göreve gelen Erkan, “Bu sektör; ustaların emeğiyle, sanayicinin cesaretiyle, yatırımcıların kararlılığıyla ve gençlerin umuduyla büyüdü. Doğru teşvikler, nitelikli insan kaynağı ve öngörülebilir politikalarla Türkiye çok daha güçlü bir otomotiv ekosistemi oluşturabilir.” şeklinde konuştu.
EGOD’un 31 yıllık tarihinde ilk kadın yönetim kurulu başkanı seçilen Deniz Erkan, 2009 yılından bu yana otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğini, İngilizce Endüstri Mühendisliği mezunu olduğunu ve 40 yıllık aile şirketinin ikinci kuşak yöneticisi olarak görev yaptığını belirtti. Servis ve satış sonrası hizmetler alanında faaliyet gösterdiklerini de ifade eden Erkan, “Aracın servise girişinden çıkışına kadar her noktasına dokunuyoruz. Bu sektörün içinde öğrenmeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Asıl hedefim cinsiyeti olmayan bir başarı hikâyesi”
EGOD'un ilk kadın başkanı olmasının kendisi için önemli bir sorumluluk taşıdığını belirten Erkan, bunun sadece kendi adına değil, sektörde görünür olmak isteyen tüm kadınlar adına üstlendiği bir görev olduğunu söyledi. Otomotiv sektörünün uzun yıllar erkek egemen bir yapıda ilerlediğini hatırlatan Erkan, buna rağmen kadınların bugün teknik alandan yönetime, operasyondan karar mekanizmalarına kadar her noktada yer aldığını vurguladı. Kariyeri boyunca kadın olduğu için çeşitli önyargılarla karşılaştığını da aktaran Erkan, “Bunu hiçbir zaman engel olarak görmedim. Daha çok çalıştım, daha çok sahada oldum. Çünkü bu sektörde kalıcı olmanın yolu cinsiyetten değil, emekten ve yetkinlikten geçiyor” dedi.
Yönetici pozisyonlarındaki kadın sayısında artış yaşandığını ancak bunun yeterli olmadığını belirten Erkan, “En büyük bariyer hâlâ zihinsel bariyer. ‘Bu iş erkek işi’ anlayışını tamamen geride bırakmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Genç kadınlara da otomotiv sektörüne girmeleri çağrısında bulunan Erkan, “Otomotiv artık sadece motor ve mekanikten ibaret değil. Teknoloji, dijitalleşme, elektrikli araçlar, müşteri deneyimi ve sürdürülebilirlik gibi çok geniş bir alan. Korkmasınlar, sahaya insinler, öğrensinler ve vazgeçmesinler” dedi.

“Türkiye otomotiv pazarı hiçbir markanın lütfuyla büyümedi”
Son dönemde kamuoyunda tartışılan yabancı yatırımlar ve BYD üzerinden yürüyen tartışmalara da değinen Erkan, açıklamalarının herhangi bir markayı hedef almadığını söyledi. Türkiye otomotiv pazarının yıllardır bu ülkede yatırım yapan, istihdam oluşturan ve sanayiye katkı sunan şirketlerin emeğiyle büyüdüğünü vurgulayan Erkan, şunları söyledi:
“Türkiye otomotiv pazarı hiçbir markanın lütfuyla büyümedi. Bu ülkeye gelen herkes bu ülkenin kurallarına, emeğine ve birikimine saygı duymalı. Yabancı yatırım elbette değerlidir ancak burada denge çok önemlidir. Yıllardır yatırım yapan, istihdam sağlayan firmalarımızın da aynı koşullarda değerlendirilmesi gerekir.”

Teşvik politikalarında da adalet vurgusu yapan Erkan, teşviklerin yatırım sözüne değil, gerçekleşen üretim, istihdam, ihracat ve teknoloji katkısına bağlanması gerektiğini söyledi. “Yatırım sözü önemlidir ama tek başına yeterli değildir. Somut üretim, istihdam ve yerli katkı aranmalıdır. Aksi halde söz veren avantaj kazanırken yıllardır yatırım yapanlar dezavantajlı duruma düşebilir” dedi.

“Rekabetten korkmuyoruz, adil rekabet istiyoruz”
Rekabetten korkmadıklarını, yeni yatırımcıların gelmesine de asla karşı olmadıklarının altını çizen Erkan, “Rekabet sektörleri geliştiren önemli bir unsurdur. Kaliteyi artırır, ancak bunun eşit şartlarda gerçekleşmesi gerekir. Rekabet adil olmalıdır.” şeklinde konuştu.
Elektrikli araç dönüşümünün Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu da belirten Erkan, Türkiye'nin bu süreçte oyun kurucu olabileceğini ancak bunun için batarya teknolojisi, yazılım, şarj altyapısı, teknik servis eğitimi, meslek liseleri ve yan sanayi dönüşümünün birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Erkan işin sadece satış tarafında kalırsak büyük bir pazar olacağımızı ama oyun kurucu olamayacağımızı dile getirdi.

“En büyük ihtiyaç öngörülebilirlik”
Otomotiv sektörünün önündeki en büyük sorunun öngörülebilirlik eksikliği olduğunu belirten Erkan, yatırımcıların ve sanayicilerin önlerini görmek istediğini söyledi. Otomotiv sanayisinin bir yıllık değil, on yıllık planlarla yönetilmesi gerektiğini belirten Erkan, “Bugün alınan kararın yarın değişmeyeceğini bilmek isteriz. Güven ortamı varsa yatırım da gelir, üretim de artar, istihdam da güçlenir” dedi. Türkiye'nin yeni başarı hikâyesini yazabilmesi için mesleki eğitime daha fazla yatırım yapılması gerektiğini vurgulayan Erkan, özellikle teknik insan kaynağının güçlendirilmesinin kritik önemde olduğunu ifade etti. “Meslek liselerindeki öğrencilerimizi sektörle daha erken buluşturmalıyız. Ara eleman değil, nitelikli teknik insan gücü yetiştirmeliyiz. Eğitimle sanayiyi daha fazla iç içe geçirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

EGOD’da yeni dönem: Eğitim, mentorluk ve dönüşüm
Yeni dönemde EGOD bünyesinde eğitim, gençlik, kadın liderlik, hukuk, dijital dönüşüm ve sanayi siteleri gibi birçok alanda komite çalışmaları yürüttüklerini belirten Erkan, özellikle eğitim ve mentorluk projelerine büyük önem verdiklerini söyledi. EGOD Akademi ile sektörün ihtiyaç duyduğu eğitimleri planladıklarını aktaran Erkan, Genç EGOD yapılanmasıyla da ailelerinden bayrağı devralmaya hazırlanan gençleri sektöre kazandırmayı hedeflediklerini anlattı.
Kadın Liderlik Komitesi aracılığıyla meslek liseleriyle daha yakın çalışacaklarını belirten Erkan, “Özellikle kız öğrenciler başta olmak üzere gençlerimizi otomotiv sektöründeki kadın liderlerle buluşturacağız. Gençler dokunabildiği şeye ilgi duyuyor. Biz de onları sektörle buluşturacağız” dedi.

“Otomotiv Türkiye'nin en stratejik sektörlerinden biri”
Otomotiv sektörünün yalnızca Ege Bölgesi için değil, Türkiye ekonomisinin tamamı için stratejik önemde olduğunu vurgulayan Erkan, otomotivin doğrudan ya da dolaylı olarak tüm sektörlerle bağlantılı olduğunu söyledi. “Otomotivin olmadığı hiçbir alan yok. Küçük bir işletmeden büyük sanayi kuruluşlarına kadar herkesin otomotive ihtiyacı var. Bu nedenle sektörün her halkasında görev yapan insanların emeğini çok değerli buluyorum” diyen Erkan, sektörün dönüşerek büyümeye devam edeceğine inandığını belirtti.
Sözlerini sektörün geleceğine ilişkin mesajıyla tamamlayan Erkan, “Bu sektör; ustaların emeğiyle, sanayicinin cesaretiyle, servislerin alın teriyle, yatırımcıların kararlılığıyla ve gençlerin umuduyla büyüdü. Adil rekabeti, nitelikli eğitimi ve üretimi merkeze koyarsak Türkiye otomotivde çok daha güçlü bir hikâye yazabilir” dedi.