PELİN MAKTAV
Türkiye, sürdürülebilirlik ekosisteminde hayata geçirdiği düzenlemeler ve aldığı hızlı aksiyonlarla son yıllarda bu alanda önemli aşamalar kaydetti. Bu dönüşümde kamu kurumlarının yanı sıra özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve akademinin de önemli katkıları bulunuyor.
Sürdürülebilirlik alanında gelinen noktadaki somut ilerlemeleri ortaya koymak amacıyla, UN Global Compact Türkiye ve Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu iş birliğiyle “UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi” hazırlandı. Türkiye’de sürdürülebilirlik verileri alanında bir ilk olma özelliği taşıyan ve Türkiye’den 250 şirket dahil olmak üzere küresel ölçekte 153 ülkeden 11.435 şirketin sürdürülebilirlik verilerine dayanan analiz, Türkiye ortalamalarının yanı sıra büyük şirketler ve KOBİ’lerin sürdürülebilirlik performanslarına ilişkin karşılaştırmalı bir görünüm ortaya koydu.
UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk’ün açılış konuşmasını yaptığı etkinlikte, UN Global Compact CEO’su Sanda Ojiambo ve UN Global Compact Avustralya Genel Sekreteri Kate Dundas da video mesajlarıyla katılımcılara seslendi. Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Ozan Duygulu tarafından raporun bulguları paylaşıldı.
Güliz Öztürk, sürdürülebilirliğin günümüzde şirketler için stratejik bir yönetim alanına dönüştüğünü vurgulayan, raporun ortaya koyduğu bulguların Türkiye iş dünyasının önemli bir gelişim ivmesi yakaladığını gösterdiğini belirtti. Öztürk,“Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan KOBİ'lerimiz veri olgunluğu, bütçe ve uzman insan kaynağı gibi alanlarda yapısal zorluklarla karşı karşıya. Ancak KOBİ'lerimizin dönüşüm konusundaki isteği ve uyum hazırlıkları geleceğe dair önemli bir potansiyeli ortaya koyuyor. Bu dönüşümün başarısı, büyük şirketlerin değer zincirlerindeki işletmeleri desteklemesine de bağlı” dedi.
Sanda Ojiambo ise mesajında, hazırlanan analizin Türkiye’deki şirketlerin insan hakları, adil çalışma standartları, iklim eylemi ve yolsuzlukla mücadele alanlarında kaydettikleri ilerlemeyi ortaya koyduğunu belirterek, “COP31’e yaklaşırken kaybedecek zamanımız yok. COP31; uygulamanın, cesur ve yenilikçi iş dünyası liderliğinin ve somut sonuçların COP’u olmalıdır.” dedi.
Kate Dundas da COP31’in Türkiye ve Avustralya arasında güçlü bir iş birliği zemini sunduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu.
Değer zincirinin geliştirilmesi şart
Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen ilk oturumda, HBR Türkiye Yazı İşleri Müdürü Beliz Kudat’ın moderatörlüğünde gerçekleşti. TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yeşil Dönüşüm Komisyonu Başkanı Onur Ünlü, “Büyük şirketlerin sürdürülebilirlik dönüşümünde KOBİ’lere yalnızca beklenti ileten değil, yol gösteren bir rol üstlenmesi gerekiyor. Kendi uzmanlıklarını, danışmanlık ağlarını ve veri birikimlerini tedarik zincirleriyle paylaşarak KOBİ’lerin dönüşüm sürecini hızlandırabilirler.
İklim Değişikliği Başkanlığı İklim Finansmanı ve Teşvikler Dairesi Başkanı Mürsel Akbulut, son yıllarda sürdürülebilirlik raporlaması alanında önemli bir farkındalık oluştuğunu ve şirketlerin raporlama süreçlerinde ciddi bir ivme yakaladığını, sürdürülebilirlik dönüşümünün ikinci aşamasını taksonomi çalışmalarının oluşturacağını, şirketlerin finansmana erişim açısından yeşil varlık oranları ve sürdürülebilirlik performanslarıyla değerlendirileceğini söyledi.
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanlık Müşaviri Sevgi Kılıç Er, analizde öne çıkan yönetişim bulgularına değindi. UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Melda Çele, UN Global Compact’ın Birleşmiş Milletler girişimi olduğunu hatırlatarak, hazırlanan analizle Türkiye’deki şirketlerin sürdürülebilirlik performanslarının ilk kez veri temelli ve toplulaştırılmış bir şekilde ortaya konulduğunu, çalışmanın şirketlere iyi uygulamalarını uluslararası ölçekte görünür kılma fırsatı sunduğunu ifade etti.
İkinci oturumu ise CNBC-e’den Gazeteci ve Televizyon Sunucusu Şafak Tükle moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Anadolu Efes CEO’su Onur Altürk, “Tarım sektörü, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 13’ünden sorumlu olmasının yanı sıra, dünya genelindeki temiz su kaynaklarının yüzde 70’ini kullanıyor. Tarımın iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artırmak ve üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak için onarıcı tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor.” dedi.
Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız ise “Olağanüstü hava olayları, biyoçeşitlilik kaybı, ekosistemlerin bozulması ve yapay zekânın beraberinde getireceği doğrudan ve dolaylı riskler, iş dünyasının karşı karşıya olduğu en önemli küresel tehditler arasında yer alıyor. Karar alıcıların bu risklerin farkında olması ve risklerin birbirleriyle bağlantılı bir yapı oluşturduğunu göz önünde bulundurması gerekiyor.” İfadelerine yer verdi.
Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş,“Şirketlerin sürdürülebilirlik dönüşümünde karşılaştığı en önemli zorluk, tedarik zincirinin dönüşümünü sağlamak. Yeni düzenlemeler de şirketlere sorumluluklarının yalnızca kendi faaliyetleriyle sınırlı olmadığını açıkça gösteriyor. Bu nedenle tedarikçilerimizi sürdürülebilirlik yolculuğuna dahil etmek amacıyla yeni bir platform oluşturduk. Bugün 370 tedarikçimizden düzenli olarak sürdürülebilirlik verisi talep ediyor, hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduklarını belirlemeye çalışıyor ve kapasite geliştirme programları yürütüyoruz. Bu süreçte en önemli engellerden biri finansmana erişim.” dedi.
Vanelli Tekstil Strateji Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Sadi Cem Türkün, COP31’e giden süreçte iş dünyasının iklim yol haritasını değerlendirdi. Türkün, “Sürdürülebilirlik çalışmaları yürütmek tek başına yeterli değil. Bu çalışmaların bağımsız yöntemlerle ölçülmesi, belgelendirilmesi ve üçüncü taraf denetim kuruluşları tarafından doğrulanması gerekiyor. Son yıllarda özellikle müşteriler tarafından görevlendirilen bağımsız değerlendirme ve denetimlerde ciddi bir artış görüyoruz. Bu denetimlerden alınan skorlar doğrudan ticari ilişkilere yansıyor; hatta bazı müşteriler belirli performans seviyelerine ulaşamayan tedarikçilerle çalışmamayı tercih edebiliyor.
Türk iş dünyası sürdürülebilirlikte dünyanın neresinde
“UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi” sunumunda ayrıca iki ayrı panel düzenlendi.
Paylaş: