.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Temkinli bir faiz kararı

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Temkinli bir faiz kararı
Temkinli bir faiz kararı
Paylaş:
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu; Haziran ayı toplantısında politika faizi olan bir haftalık repo faizini %37'de, gecelik borç verme faizini %40'ta, gecelik borçlanma faizini ise %35.50'de sabit bıraktı. Piyasa beklentileri de dış değerleme kuruluşları ve bankalardan birkaçı hariç genel olarak sabit bırakılma paralelindeydi. Bir önceki karar ile bu karar arasında radikal değişiklikler yok. Karar metni şahin veya güvercin değil “nötr” bir görüntü arz ediyor. Karar metninin kısa bir özetine gelince; “İlk çeyreğe ilişkin verilere göre iktisadi faaliyette yavaşlama devam ediyor. Öncü verilere göre de iç talepteki düşüş sürüyor. Nisan ayında enflasyonda yükselen ana eğilim mayıs ayında yeniden gerilemeye başladı. Jeopolitik gelişmeler, savaş, Hürmüz Boğazı krizi başta enerji, emtia ve lojistik fiyatları yoluyla maliyet artışları risk olmaya devam ediyor. Sıkı para politikası duruşu devam ederek dezenflasyon süreci güçlendirilecek. Jeopolitik risklerin büyük ölçüde geride kaldığı izlenimi var metinde”
Piyasalarda faizin sabit bırakılacağına ilişkin genel beklentinin emareleri mevcuttu. Zira geçen hafta merkez bankası tekrar döviz alımlarına başlamıştı. Diğer yandan enflasyondaki gidişat da iç açıcı değildi. Mayıs ayı enflasyonu %32.6 gelirken son 12 ayın ortalaması %32.2,(temel enflasyon göstergeleri B ve C) da benzer görünümde. Son 11 aydır enflasyon %30.9- %33.5 arasında bir katılıkta. Dünya enflasyon liginde en yüksek sıralardayız.(En son) Arjantin’i bile geçtik. Büyümede düşüş başlamıştı, finansman maliyetleri de reel sektörü olumsuz etkiliyor ve rekabetçiliği azaltıyordu.
TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu’nun haziran ayına ilişkin değerlendirmesinde şu hususlar vurgulandı; “Bu değerlendirme notuna göre enflasyonda beklentiler hala çıpalanamadı, fiyatlama davranışlarında atalet oluştu. Ortadoğu’daki savaş nedeniyle enerji, emtia ve taşımacılık maliyetlerinde belirsizlik sürüyor. Ekonomi programına toplumsal şikayetler artıyor. Temel sorun, uygulanmakta olan programın önemli eksikler içermesi. Programın sürdürülebileceğine ilişkin şüpheler giderilemedi. Ekonomik istikrar açısından öncelikler; hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, demokratik değerlere saygının arttırılması çok önemli. Geniş kesimler tarafından benimsenebilecek yeni bir kalkınma stratejisine ihtiyaç var. Bütçe açığının azaltılması yönünde vergi reformu, kayıt dışılığının azaltılması ve kamu harcamalarının rasyonelliğe kavuşturulması gerekiyor. Enflasyon hedefinden sapma nedenleri kamuoyuna açıklanmalı.” Toplumun geniş kesimlerinin güvenini sağlayamayan programların başarı şansı az. Bu önerilere katılmamak mümkün değil.
Defalarca yazdık, yazıyoruz. Ancak yine de tekrarında fayda var. Türkçemizde kullanılan yarı Arapça yarı Türkçe bir deyiş var.“Et-tekrârü ahsen velev kâne yüz seksen” anlamı şöyle; Tekrar etmek çok güzeldir, yüz seksen kere olsa bile. Tekrar tekrar söylediğimiz huşuların kısa bir özeti de şöyle; “Fiyat istikrarı”nı kalıcı olarak tesis etmek için sadece para politikası (faiz) ile yetinmek yetersiz kalıyor. Zira para arzını, bütçe sonuçlarını ekonomideki üretim parametrelerini ve arz yönlü politikaları para politikası ile bütünleştirmeden bir yere varmak mümkün olmuyor. Ör: Tahvil faizlerinin politika faizinin üzerinde (%43-44 civarı) seyretmesi piyasaların hala enflasyonu canlı gördüğünün işareti. Bu açıdan artırım yapılmaması olumlu olmuştur. Ortadoğu’daki savaşın riskinin azalması ve rezervlerin güçlenmesi halinde faiz indirim penceresi tekrar açılabilir. Ekonomistlerin geneli yıl sonu enflasyonunu hala %30'ların üzerinde bekliyor. Bu değerlendirmelere göre haziran ayı faiz kararını temkinli, gerçekçi ve bekle gör stratejisine dönük nitelikte gördüğümüzü söylemeliyiz.