.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Murat Akçay: “Tarımda arz krizi kapıda”

Okuma Süresi: 4 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Nilbatu Gıda CEO’su Murat Akçay, tamamen yerli kaynaklarla yaptıkları üretimi ihraç ederek ülkeye döviz kazandırdıklarını, bunun yanı sıra fabrika çatısına kurdukları GES ile de enerji ithalatını azaltmaya destek olduklarını söyledi.
Murat Akçay: “Tarımda arz krizi kapıda”
Paylaş:
Nilbatu Gıda CEO’su Murat Akçay, iklim koşullarındaki olumsuzluklar ve küresel gübre krizinin etkisiyle gıda üretiminde çeşitli riskler oluştuğunu belirtti. Akçay’a göre, İran’da süren savaşın Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatları sekteye uğratması, küresel gübre arzında ciddi bir daralma yaratırken, hâlâ yağışların sürmesi nedeniyle de çiftçilerin tarlaya girerek gereken ürünlerin ekimini yapamaması bir dezavantaj oluşturuyor ve gıda tedariğinde zorlanmalara sebebiyet verecek. Gıda sorununda yerli ve millî üretimin önemine de dikkat çeken Akçay, tamamen yerli kaynaklarla yaptıkları üretimi ihraç ederek ülkeye döviz kazandırdıklarını da vurguladı.
Nilbatu Gıda’nın üretim üssünün İzmir Bağyurdu’nda konumlanmasının temelinde hammaddeye erişim avantajı bulunuyor. Şirketin ana ürünlerinden biri olan kurutulmuş domates için Ege ve çevre illere yakınlık kritik rol oynuyor. Akçay, “İzmir; Aydın, Çanakkale ve İç Anadolu hattı arasında merkezi bir noktada. Bu sayede üretim ve tedarik süreçlerini daha verimli yönetebiliyoruz” dedi. Limanlara yakınlığın da ihracat açısından önemli avantaj sağladığını belirten Akçay, üretimlerinin yüzde 99’unu ihraç ettiklerini söyledi.

“Tamamen yerli üretimle döviz kazandırıyoruz”
Nilbatu Gıda’nın ihracat hacminin geçen yıl 28-30 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirten Akçay, üretim kapasitesini her yıl artırdıklarını ve yeni teknolojilere yatırım yaptıklarını ifade etti. Şirketin genç ve dinamik bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Akçay, yeni pazarlara açılmanın ihracat artışında etkili olduğunu belirtti. “Bizde ithal edip ihraç etme modeli yok. Tamamen Türkiye’nin ürünü, yerli sermaye ve yerli kaynaklarla üretip yurt dışından döviz getiriyoruz” diye konuştu.

Entegre tesis ve güneş enerjisi yatırımı
Şirketin Bağyurdu’ndaki tesisinde üretim ve depolama süreçlerinin tamamen entegre yürütüldüğünü belirten Akçay, “Soğuk hava deposu kapasitemiz şu anda 7 bin ton seviyesinde. Yeni yatırımlarla bunu 10 bin tonun üzerine çıkaracağız” dedi. Enerji yatırımlarına da değinen Akçay, “Fabrikamızın çatılarına kurduğumuz güneş enerjisi sistemiyle elektrik ihtiyacımızın büyük bir kısmını karşılıyoruz. Böylece hem sürdürülebilirlik açısından iyi bir örnek oluyoruz hem de ülkemizin en büyük cari açık kalemi olan enerji ithalatının da azalmasına yardımcı oluyoruz” ifadelerini kullandı.

ABD VE İngiltere ana pazar, hedef Uzakdoğu
ABD ve İngiltere’nin en güçlü pazarları arasında yer aldığını belirten Akçay, Amerika’da ofis ve depo yapılanmaları bulunduğunu söyledi. Yeni pazar arayışlarına da değinen Akçay, “Özellikle Japonya ve Güney Kore pazarına yönelik fuarlara katılıyoruz. Bu bölgelerde yeni bağlantılar kuruyoruz” dedi.

İklim ve maliyet baskısı üretimi zorluyor
İklim koşullarının üretimi doğrudan etkilediğini belirten Akçay, “Gıda enflasyonu her geçen yıl artıyor” dedi. Şirketin stratejisini de açıklayan Akçay, “Yerli işçi ve yerli kaynaklarla üretim yapmaya odaklanıyoruz. Katma değerli ürün ve Ar-Ge ile maliyet baskısını azaltmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Gübre krizinin üretimi doğrudan etkileyeceğini de vurgulayan Akçay, “Bu yaz üretimleri etkileyecek bir süreç yaşıyoruz” dedi. Gerçekten de son dönemde böyle yağışı bol bir sezonda üretim için umutla beklenildiği bir dönemde savaşın patladığına da dikkat çeken Akçay, “Ve gübre krizi bizim de gördüğümüz kadarıyla hissettiğimiz kadarıyla bu yaz üretimleri etkileyecek. Ayrıca yağmurların hâlâ devam ediyor olması da büyük bir dezavantaj. Çünkü bu dönemde ekilmesi gereken ürünler tarlaya girip ekilemiyor. Bu da bir dezavantaj. Bütün bu dezavantajlar bir araya geldiğinde biz de bir gıda krizi beklentisi içerisindeyiz ama ben Türkiye'nin bu jeopolitik risklere karşın iyi pozisyon aldığını ve durumu iyi yönettiğini düşünüyorum. Devletin ve hükümetin bu anlamda attığı adımları çok olumlu görüyorum. En az seviyede bu krizi hissetmemiz ve bunu güzel bir şekilde atlatmamızı bence güzel derken yani kötünün iyisi anlamında. Türkiye'nin burada aldığı pozisyonun bence savaşın gidişatını da olumlu yönde yani bitmeye dönük etkilediğini düşünüyorum. Yakın dönemde ben bu krizin azalarak gideceğini ama tabii ki bu yaz sezonundaki üretimlerin daha taze üretimlerin, meyve sebze anlamında ciddi oranda olumsuz etkileneceğini düşünüyorum ama tabii ki hükümetin atacağı adımlar olumlu anlamda bence yansımaları olacaktır.” dedi.

Tarım arazilerinde parçalanma sorunu
Tarım arazilerinin parçalanmasının üretimi olumsuz etkilediğini belirten Akçay, “Hobi bahçelerinin kaldırılması faydalı olacaktır” dedi. Konunun sadece hobi bahçeleriyle sınırlı olmadığını da dile getiren Akçay, özellikle miras yoluyla bölünen arazilerin verimliliği düşürdüğünü vurguladı.

“Gıda enflasyonunun temelinde iklim var”
Gıda enflasyonunun temel nedenlerine değinen Akçay, “En başta iklim, ikinci sırada tarım politikaları geliyor” dedi. Çiftçinin desteklenmesi gerektiğini belirten Akçay, “Bilinçli tarım ve doğru planlama büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Akçay, kısa vadede çözümün zor olduğunu, ancak uzun vadede iyileşme beklendiğini dile getirdi.

Hedef: daha fazla döviz, daha yüksek verimlilik
Nilbatu Gıda şirketinde açık kapı politikası uyguladıklarını da belirten Akçay, “Çalışanlarımız üst yönetime çok rahat ulaşabiliyor” dedi. Dilek ve şikâyet mekanizmalarının da aktif kullanıldığını ifade eden Akçay, “Çalışanlarımızı işçi değil, iş arkadaşı olarak görüyoruz” diye konuştu.
Şirketin hedeflerine ilişkin konuşan Akçay, “Ana pazarlarımızı büyütmek, verimliliği artırmak ve daha fazla döviz kazandırmak istiyoruz” dedi. Verimlilik odaklı yatırımlarla maliyetleri düşürmeyi planladıklarını ifade etti.