.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast
Folkart Orion

Tabak şefin hikayesini tamamlıyor

Okuma Süresi: 7 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Türkiye'nin güçlü seramik üretim kültürü ve yetişmiş insan kaynağı bize önemli avantajlar sağlıyor.
Tabak şefin hikayesini tamamlıyor
Paylaş:
PELİN MAKTAV
Türkiye’nin önde gelen porselen üreticilerinden Bonna Porselen, restoran, otel, kafe ve profesyonel mutfaklara yönelik estetik, dayanıklı ve operasyonel verimliliği destekleyen çözümler geliştiriyor. Kocaeli ve Bilecik’teki üretim tesislerinde günlük yaklaşık 100 bin adet üretim kapasitesine sahip olan marka, yaklaşık 900 çalışanıyla faaliyetlerini sürdürüyor. İstanbul’da İstoç ve Pendik’in yanı sıra İspanya’da Madrid ve Valencia’da showroomları bulunan Bonna Porselen’in yolculuğunu, Pazarlama Müdürü Esra Atagün Karaduman ile konuştuk.
• Sizi tanıyabilir miyiz? Kariyer yolculuğunuz nasıl şekillendi ve Bonna Porselen ile yollarınız nasıl kesişti?
Yaklaşık 20 yıldır pazarlama, marka yönetimi, ürün geliştirme ve iş geliştirme alanlarında çalışıyorum. Kariyerim boyunca hızlı tüketim ürünlerinden dayanıklı tüketim sektörüne kadar farklı kategorilerde görev alarak hem yerel hem de uluslararası pazarlarda marka büyütme, yeni ürün geliştirme ve pazara giriş stratejileri üzerine deneyim kazandım. Özellikle tüketici içgörülerini iş sonuçlarına dönüştüren, sürdürülebilir büyümeyi destekleyen pazarlama stratejileri geliştirmek her zaman kariyerimin merkezinde yer aldı.
Pazarlama kariyerim boyunca farklı sektörlerde edindiğim deneyimlerin ardından, global hedefleri olan ve Türk sanayisinin başarılı temsilcilerinden biri olan Bonna ile yollarımız kesişti. Bonna’nın tasarım odaklı yaklaşımı, inovasyona verdiği önem ve dünya çapında büyüme vizyonu beni oldukça etkiledi. Bugün Pazarlama Müdürü olarak markanın stratejik pazarlama faaliyetlerine, ürün ve portföy yönetimine, yeni pazar geliştirme çalışmalarına ve uluslararası büyüme projelerine liderlik ediyorum.
Bana göre Bonna’nın en önemli özelliklerinden biri, Türkiye’de üretilen yüksek katma değerli ürünleri dünyanın dört bir yanındaki profesyonellerle buluşturabilmesi. Bu başarı hikâyesinin bir parçası olmak ve markanın global yolculuğuna katkı sağlamak benim için hem büyük bir sorumluluk hem de önemli bir motivasyon kaynağı. Bu nedenle Bonna’daki görevimi sadece bir pazarlama rolü olarak değil, aynı zamanda Türk markalarının dünyadaki değerini artırma fırsatı olarak görüyorum.

• Bonna, HoReCa sektörüne yönelik geliştirdiği ürünlerle Türkiye'nin önde gelen porselen markalarından biri. Şirketinizin faaliyet alanı, üretim kapasitesi ve küresel operasyonları hakkında bilgi verebilir misiniz? 2025 yılı satış performansınız, üretim hacminiz ve ihracat faaliyetleriniz nasıl gerçekleşti? En güçlü olduğunuz ihracat pazarları hangileri?

Bonna, 40 yılı aşkın üretim tecrübesine sahip Kar Porselen'in yüzde 100 HoReCa sektörüne odaklanan markası olarak faaliyet gösteriyor. Restoranlar, oteller, kafeler ve profesyonel mutfaklar için estetik, dayanıklılık ve operasyonel verimliliği bir araya getiren çözümler geliştiriyoruz. Kocaeli ve Bilecik'teki üretim tesislerimizde günlük yaklaşık 100 bin adet üretim kapasitesine sahibiz. 120’yi aşkın koleksiyonumuz ve yaklaşık 900 çalışanımızla faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İstanbul’da İstoç ve Pendik’in yanı sıra İspanya’da Madrid ve Valencia'da showroomlarımız bulunuyor. 2027 itibarıyla Özbekistan ve Mısır'da devreye alacağımız üretim tesislerimizle küresel üretim gücümüzü daha da artıracağız.
2025 yılı bizim açımızdan başarılı oldu. Satışlarımızın yaklaşık yüzde 60'ını ihracat oluşturuyor. 6 kıtada, 100'ün üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. En güçlü olduğumuz bölgeler Avrupa, Türkiye pazarı, Ortadoğu ve Afrika olurken, Güney Amerika'da da önemli bir büyüme ivmesi yakaladık. Türkiye porselen ihracatındaki payımızın yüzde 28 seviyesine ulaşması ve Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin en fazla ihracat yapan ilk 1000 şirketi arasında yer almamız, küresel rekabet gücümüzün önemli göstergeleri arasında bulunuyor.

Dayanıklılık ve estetik

• Ürün portföyünüz hangi ana kategorilerden oluşuyor? Son dönemde özellikle öne çıkan veya büyüme kaydeden ürün gruplarınız hangileri?

Bonna olarak profesyonel mutfaklara yönelik çözümlerimizi beş ana kategoride sunuyoruz. Üretici olduğumuz Porselen ve Vitrified kategorilerinin yanı sıra, profesyonel mutfakların tüm ihtiyaçlarını karşılayacak tamamlayıcı ürün gruplarıyla geniş ve bütüncül bir ürün portföyü sunuyoruz. Ürün gamımız; servis tabakları, sunum ürünleri, kaseler, açık büfe çözümleri ve farklı konseptlere uygun koleksiyonlardan oluşuyor. Son dönemde özellikle doğal dokuları, reaktif sır uygulamalarını ve özgün renk geçişlerini ön plana çıkaran koleksiyonlarımız yoğun ilgi görüyor. Üretici olduğumuz Vitrified kategorisinde ürün portföyümüzü sürekli geliştiriyor, bu alandaki koleksiyonlarımızı hem tasarım hem de fonksiyonellik açısından zenginleştiriyoruz. 2026 kataloğumuzda yer alan Cresta Bazalith, Fuji Elisa, Fuji Ocean, RippleLiora, ToneBazalith, Tone Elisa, Aquelis, Clair, Dora, Granix, Kadim, Kymen, Lavis Black, Lavis Blue, LavisGreen, Nicole ve Retro Floral koleksiyonlarımız; estetik, dayanıklılık ve profesyonel kullanım performansını bir arada sunan yeni nesil ürünlerimiz arasında öne çıkıyor.

Tabak şefin hikâyesini tamamlıyor
• Gastronomi dünyasında sunum deneyimi giderek daha fazla önem kazanıyor. Bonna'da yeni ürün geliştirme ve tasarım süreçleri nasıl ilerliyor? Koleksiyonlarınızı oluştururken hangi trendleri, kullanıcı beklentilerini veya ilham kaynaklarını dikkate alıyorsunuz?

Bizim için tabak yalnızca bir servis ürünü değil, şefin hikâyesini tamamlayan en önemli unsurlardan biri. Bu nedenle yeni ürün geliştirme süreçlerimizi sektör profesyonelleriyle yakın iş birliği içinde yürütüyoruz. Şeflerin operasyonel ihtiyaçlarını, restoran konseptlerini, global gastronomi trendlerini ve değişen tüketici beklentilerini yakından takip ediyoruz. Paylaşımlı sunum kültürünün yaygınlaşması, sürdürülebilirlik anlayışı, doğal dokular, yerel malzemelerden ilham alan tasarımlar ve kişiselleştirme beklentisi koleksiyonlarımızı şekillendiren temel başlıklar arasında yer alıyor. Aynı zamanda dijital dekorlama teknolojileri, yapay zekâ destekli desen geliştirme süreçleri ve reaktif sır uygulamalarıyla sektörde yenilikçi tasarımlar geliştirmeye devam ediyoruz.
• Premium segmentte konumlandırdığınız ürünlerin öne çıkan özellikleri nelerdir? Bu segmentte müşterilerin beklentileri son yıllarda nasıl değişti?
Premium segmentte artık yalnızca estetik yeterli değil. Profesyonel kullanıcılar dayanıklılık, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilirliği de aynı anda talep ediyor. Fine China porselenlerimiz yüksek dayanım, hafiflik ve zarafeti bir araya getiriyor. Ürünlerimiz çizilmeye, yoğun kullanıma ve ani sıcaklık değişimlerine karşı yüksek direnç gösteriyor. Ayrıca Fine China ürünlerimizde sunduğumuz ömür boyu kenar çıtlamazlık garantisi sektörde önemli bir farklılık yaratıyor. Geçmişte daha çok görsellik ön plandayken bugün şefler ve işletmeler yatırım maliyetlerini azaltacak, uzun ömürlü ve operasyonel verimlilik sağlayan ürünleri tercih ediyor. Bonna olarak bu beklentileri tasarım ve teknolojiyle buluşturarak karşılıyoruz.

Türkiye’nin zengin bir seramik kültürü var
• Üretim faaliyetleriniz Türkiye'nin hangi lokasyonlarında yürütülüyor? Yerli üretimin markanıza ve uluslararası rekabet gücünüze sağladığı avantajları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye'nin güçlü seramik üretim kültürü ve yetişmiş insan kaynağı bize önemli avantajlar sağlıyor. Yerli üretim sayesinde kalite kontrolünü doğrudan yönetebiliyor, müşteri taleplerine çok daha hızlı yanıt verebiliyor ve yüksek esneklik sağlayabiliyoruz. Bunun yanında Türkiye'nin stratejik lojistik konumu da Avrupa, Ortadoğu ve çevre pazarlara hızlı erişim açısından önemli bir rekabet avantajı sunuyor.
• Bonna’nın gastronomi ekosistemine katkı sağlayan sosyal sorumluluk veya sektörel gelişim projeleri bulunuyor mu? Şefler, genç gastronomi profesyonelleri ya da eğitim kurumlarıyla yürüttüğünüz iş birliklerinden bahsedebilir misiniz?

Biz gastronomiyi yalnızca faaliyet gösterdiğimiz bir sektör olarak değil, gelişimine katkı sunmamız gereken bir ekosistem olarak görüyoruz. Bu anlayış doğrultusunda "Bonna Geleceğin Şeflerinin Yanında" projemizle bugüne kadar Türkiye genelinde 80 okula yaklaşık 40 bin adet ürün desteği sağladık. Gastronomi öğrencilerine ekipman desteği sunarken sürdürülebilirlik konusunda da farkındalık oluşturuyoruz. Ayrıca Bocused'Or'un 2023-2025 Platin Sponsoru ve Gault&Millau Türkiye'nin Main Partner'ı olarak uluslararası gastronomi dünyasının gelişimine katkı sağlıyoruz. Aşçılık okullarıyla yürüttüğümüz iş birlikleri ve Sürdürülebilir Gastronomi Buluşmaları kapsamında geleceğin şefleriyle bir araya geliyor, etik, toplumsal etki ve sürdürülebilir gastronomi gibi konuları birlikte değerlendiriyoruz.

Sektör büyüklüğü

•        Türkiye porselen sektörünün bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektörün büyüklüğü, üretim kapasitesi ve iç pazar-ihracat dengesi hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bonna'nın bu ekosistemdeki konumunu nasıl tanımlarsınız?
Türkiye porselen sektörü hem üretim kabiliyeti hem de ihracat gücü açısından dünyanın önemli oyuncuları arasında yer alıyor. Özellikle HoReCa alanında tasarım, kalite ve esnek üretim kabiliyetiyle önemli bir rekabet avantajına sahibiz. Türkiye'de seramik ve porselen masaüstü ürünleri pazarının 2025 itibarıyla yaklaşık 300 milyon dolar büyüklüğe ulaştığı ve 2029'da 360 milyon dolara yaklaşacağı öngörülüyor. Küresel pazarın ise aynı dönemde 20 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bonna olarak yüzde 100 HoReCa odağımız, güçlü Ar-Ge altyapımız, inovatif yaklaşımımız ve 100'den fazla ülkeye ulaşan ihracat ağımızla sektörün öncü markalarından biri konumundayız. Bugün satışlarımızın yüzde 90'ını Bonna markası oluşturuyor ve Kar Porselen'in amiral gemisi olarak faaliyet gösteriyoruz.

• Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakatı kapsamında hayata geçirilen düzenlemeler, üretim yapan şirketler açısından yeni bir dönemi beraberinde getiriyor. Bu dönüşümün Bonna’nın üretim süreçleri ve ihracat operasyonları üzerindeki olası etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bu süreç hangi fırsatları ve riskleri barındırıyor?
Yeşil Mutabakat'ı yalnızca uyum sağlanması gereken bir regülasyon olarak değil, aynı zamanda önemli bir rekabet avantajı olarak görüyoruz. Üretim süreçlerimizde enerji ve su tasarrufuna odaklanıyor, atık suyun yüzde 80'ini geri kazanıyor, makinelerimizde gerçekleştirdiğimiz iyileştirmelerle önemli ölçüde enerji verimliliği sağlıyoruz. Geri dönüştürülmüş ambalaj kullanımı, LEED Gold sertifikalı lojistik merkezimiz ve EPD sertifikamız bu yaklaşımın önemli göstergeleri arasında yer alıyor.Karbon ayak izimizi düzenli olarak ölçüyor, Net Sıfır hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. EcoVadis programında elde ettiğimiz ilk rozet de sürdürülebilirlik yolculuğumuz açısından önemli bir kilometre taşı oldu. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilir üretim yapan firmaların uluslararası pazarlarda daha güçlü bir rekabet avantajı elde edeceğine inanıyoruz.

• Türkiye'de gastronomi sektörünün büyümesi, nitelikli restoran sayısındaki artış ve Michelin Rehberi'ne giren restoranların çoğalması HoReCa sektörünü nasıl etkiledi? Bu gelişmelerin porselen ve profesyonel mutfak ekipmanlarına yönelik talebe yansımalarını nasıl gözlemliyorsunuz?
Son yıllarda Türkiye gastronomisinin uluslararası görünürlüğü önemli ölçüde arttı. Michelin Rehberi'nin Türkiye'yi kapsaması, nitelikli restoran sayısındaki artış ve gastronomi turizminin gelişmesi HoReCa sektörüne önemli bir ivme kazandırdı. Bugün restoranlar yalnızca lezzet değil, bütünsel bir deneyim sunuyor. Bu nedenle porselen artık sunumun ayrılmaz bir parçası haline geldi. Şefler konseptlerine uygun, hikâyesi olan, özgün tasarımlara sahip ve uzun ömürlü ürünleri tercih ediyor. Biz de Bonna olarak tasarım, dayanıklılık ve operasyonel verimliliği aynı potada buluşturarak bu değişen beklentilere yanıt veriyoruz.

Ciroda yüzde 25 büyüme hedefliyoruz
• Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve değişen tüketici beklentileri doğrultusunda Bonna’nınönümüzdeki döneme ilişkin büyüme, yatırım ve ihracat hedefleri neler olacak? Yakın gelecekte sektöre sunmayı planladığınız yeni ürün veya projeler bulunuyor mu?
Önümüzdeki dönemde üç temel önceliğimiz bulunuyor: küresel büyüme, sürdürülebilir üretim ve inovasyon.2026 yılında ciroda yüzde 25 büyüme hedefliyoruz. Mısır ve Özbekistan yatırımlarımızla küresel üretim ağımızı genişletirken, Almanya'da açmayı planladığımız depo ile Avrupa'daki ürün erişilebilirliğimizi ve teslimat hızımızı artıracağız. Türkiye'deki yatırımlarımız ise ağırlıklı olarak otomasyon, verimlilik ve yüksek katma değerli ürün üretimi üzerine yoğunlaşıyor. Yeni üretim hatlarımız, robotik sistem yatırımlarımız ve yalın üretim uygulamalarımız bu dönüşümü destekliyor. Ürün geliştirme tarafında ise dayanıklılık, kişiselleştirme ve tasarım odaklı inovasyonu önceliklendiriyoruz. Yapay zekâ destekli tasarımlar, yeni dekor teknolojileri ve sürdürülebilir koleksiyonlarla sektöre yön veren marka olma vizyonumuzu güçlendirmeye devam edeceğiz. Aynı zamanda gastronomi ekosistemine katkı sunan sosyal projelerimizi ve eğitim iş birliklerimizi de genişleterek yalnızca porselen üreten değil, sektörün gelişimine değer katan küresel bir çözüm ortağı olmayı sürdüreceğiz.