İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace yazdı...
Dünyanın iklim krizi, su stresi ve kaynak verimliliği gibi başlıklarda aynı anda sınandığı bir dönemde, sanayinin rekabet gücü artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; çevresel sorumluluk, verimlilik ve dönüşüm kabiliyetiyle ölçülüyor. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) olarak biz, kuruluşumuzdan bu yana sanayi altyapısını güçlendirirken, çevreyle uyumlu üretimi ve sürdürülebilir kalkınmayı da kararlarımızın merkezinde tuttuk.
Bu yaklaşımın önemli bir sonucu olarak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından yürütülen Yeşil OSB Sertifikasyonu sürecini başarıyla tamamlayarak Yeşil OSB Belgesi’ni aldık. Bu belge ile Bölgemizin bugünün ihtiyaçlarını karşılarken yarının sorumluluklarını da gözeten bir anlayışıyla hareket ettiğini belgelemiş olduk.
Sürdürülebilirlik gündeminin en önemli başlıklarından biri olan su konusu, artan kuraklık riski ve su kaynakları üzerindeki baskı nedeniyle daha da kritik hale gelmiştir. Bu nedenle su yönetimini erken dönemde önceliklendirdik ve geri kazanım odaklı bir yaklaşım benimsedik.
Dünya Bankası kredisi destekli 9 milyon Euro tutarındaki “Arıtılmış Atık Suyun Geri Kazanımı ve Yeniden Kullanımı Tesisi” yatırımımızla, bölgemizde oluşan atık suyun yaklaşık %55’ini ileri arıtma teknikleriyle yeniden kullanıma kazandırmayı hedefliyoruz. Yapımını tamamladığımız ayrı bir şebeke ile bu suyu sanayicilerimize proses suyu olarak ulaştırarak hem su tüketimini azaltacak hem de şebeke suyu üzerindeki baskıyı düşüreceğiz. Aynı döngüsel yaklaşımın bir parçası olarak, arıtma tesisimizden çıkan çamurların termal kurutma yöntemiyle işlenerek çimento sektöründe alternatif yakıt olarak değerlendirilmesini sağlayacak sistemi de hayata geçiriyoruz. Böylece sıfır atık hedefi doğrultusunda karbon ayak izimizi azaltırken, döngüsel ekonomiye somut katkı sunan bir çevre yönetim modeli oluşturuyoruz.
Su yönetiminde tek bir çözümün yeterli olmadığı açık. Bu nedenle geri kazanım yatırımlarımıza ilave olarak, deniz suyunun arıtılması (desalinasyon) yönünde de orta ve uzun vadeli hedefler belirledik. İAOSB’nin toplam su ihtiyacının günlük yaklaşık 10.000 m³ olduğu dikkate alındığında; geri kazanımla karşılayacağımız kısmın yanında, kalan ihtiyacı da deniz suyunun arıtılmasıyla tamamlayarak su arzımızı çeşitlendirmeyi amaçlıyoruz. Bu doğrultuda uluslararası uygulamaları yerinde inceleyerek teknik ve işletme deneyimlerini değerlendiriyor, fizibilite çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İAOSB’nin denize komşu konumu, bu yatırımın teknik uygulanabilirliğini güçlendiren önemli bir avantaj. Hedefimiz, sanayi için öngörülebilir ve sürdürülebilir bir su yönetimi altyapısı kurmak ve OSB’ler arasında örnek bir modele imza atmaktır.
Çevresel yatırımlarımızın yanı sıra, afet yönetimi ve dirençlilik çalışmaları, iş sağlığı ve güvenliği bilgilendirme programları, mesleki eğitim projeleri ve kadınların çalışma hayatına katılımını destekleyen sosyal sorumluluk uygulamalarımızla sürdürülebilirliği çevresel olduğu kadar sosyal ve kurumsal boyutlarıyla da ele alıyoruz. Sürdürülebilirlik, bizim için yalnızca çevre yatırımlarından ibaret değil; verimlilik, yönetişim, insan kaynağı ve toplumsal faydayı da içine alan bütüncül bir kurum kültürü. Bu nedenle altyapı projelerimizi, sanayicilerimizin dönüşümüne katkı sağlayacak bilgilendirme çalışmalarını ve ortak aklı güçlendiren yönetim modellerimizi aynı vizyonun parçaları olarak görüyoruz.
İAOSB olarak hedefimiz; yeşil dönüşümün gerektirdiği standartları yerine getirirken kaynakları koruyan ve geleceği güvence altına alan bir üretim ekosistemi oluşturmaktır. Sürdürülebilirlik yolculuğunda, sanayinin çevreyle uyumlu büyüyebileceğini gösteren somut örnekler üretmeye; İzmir’e ve ülkemize değer katmaya devam edeceğiz.
Sürdürülebilir kalkınma İAOSB’nin merkezinde
Sürdürülebilir kalkınma İAOSB’nin merkezinde
Paylaş: