.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Süperkim Kimya borsaya hazırlanıyor, Çinli ortakla Türkiye’de üretim hedefleniyor

Okuma Süresi: 4 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Bilge Doğru Sert, Süperkim Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin borsaya açılma sürecini başlattığını ve elde edilecek fonu başta Ar-Ge olmak üzere yatırımlara yönlendirmeyi hedeflediklerini söyledi.
Süperkim Kimya borsaya hazırlanıyor, Çinli ortakla Türkiye’de üretim hedefleniyor
Paylaş:
ZEYNEP GÜREL
Türkiye kimya sanayisinde sürdürülebilirlik, iş güvenliği ve teknik yetkinliği merkeze alan Süperkim Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, yeni bir büyüme dönemine hazırlanıyor. Türk kimya sektörünü ve şirketin genel durumunu Gözlem’e anlatan Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Müdür Yardımcısı Bilge Doğru Sert, girişim sermayesi pazarı üzerinden borsaya açılma sürecini başlattıklarını ve elde edilecek fonu başta Ar-Ge olmak üzere yatırımlara yönlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Öte yandan hammadde alanındaki dışa bağımlılığı azaltmak için Çinli bir tedarikçiyle Türkiye’de ortak üretim planladıklarını da aktaran Sert, bu adımlarla hem katma değeri hem de istihdamı artırmayı amaçladıklarını söyledi.
– Süperkim Kimya bugün Türkiye kimya sanayisi içinde nasıl bir yerde duruyor? Kendinizi sektördeki diğer firmalardan nasıl ayrıştırıyorsunuz?
Süperkim Kimya, özellikle dezenfektan ve temizlik ürünleri konusunda tecrübeli bir firma. 1997 yılından bu yana Ar-Ge, kalite kontrol ve regülasyonlara ilişkin tüm belgelendirmelere önem veren; halk ve çevre sağlığına uygun ürünler üreten bir yapıya sahibiz. Bizim için yalnızca üretim değil, sürdürülebilirlik de çok önemli. Bu doğrultuda yolumuza devam etmeye çalışıyoruz.
Teknik açıdan yetkin bir kadromuz var. Kimya mühendisleri, kimyagerler ve teknik personelden oluşan güçlü bir ekip ile çalışıyoruz. İşimizi en doğru ve layıkıyla yapmaya özen gösteriyoruz. İş güvenliği bizim için en önemli konulardan biri. Yetkinlik ile iş güvenliği birlikte olmadığı sürece kazaların kaçınılmaz olduğuna inanıyoruz. Kimya şakası olmayan bir alan. Yanlış bir işlem ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle hem insan sağlığına hem de güvenliğe büyük hassasiyet gösteriyoruz.
– Kuruluşunuzdan bugüne şirketin geçirdiği en kritik dönüşüm sizce neydi?
1997 yılında kurulan bu şirkete ben 2009’da katıldım. O dönemde arıtma ve havuz kimyasalları üretimi ve satışı yapılıyordu. 2009 sonrasında en kritik sürecimiz, havuz kimyasallarında Sağlık Bakanlığı’ndan alınan ruhsatlar oldu. Tüm ürünler için ruhsat alarak bunu başaran ilk üç firma arasında yer aldık. Bu süreçten sonra şirketimiz çok ciddi bir ivme kazandı ve bu ivmeyi de kaybetmedik.
Krizleri genellikle fırsata çevirdik. Kriz dönemleri bizim için küçülme değil, büyüme dönemleri oldu. Pandemi de bunlardan biriydi. İnsanların evlerine kapanmasıyla birlikte havuz, bahçe ve kırsal alanlara yönelim arttı. Bu da satışlarımızı ciddi biçimde yükseltti. Pek çok sektör zor bir dönemden geçerken, bizim sektörümüz büyüme yaşadı.
– Yönetim kurulu üyesi ve genel müdür yardımcısı olarak şirketin stratejik karar süreçlerinde hangi alanlardan sorumlusunuz?
Şirkette ithalat, ihracat, dış ticaret, satın alma ve operasyon süreçlerinden sorumluyum. Satış ve finans dışındaki konularda karar alma yetkim bulunuyor. Finans ve satıştan sorumlu bir genel müdür yardımcımız daha var; kendisi de kadın.
– Kadın yöneticilerin sanayideki temsili hâlâ sınırlı. Bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Biz kadın istihdamına çok önem veren bir şirketiz. Alt yöneticilerimizin büyük çoğunluğu kadın. Şirketimizde yüzde 75 kadın, yüzde 25 erkek çalışan var. Kadına pozitif ayrımcılık uyguluyoruz.
Genel tabloya baktığımızda ise kadın yönetici istihdamının çok sınırlı olduğunu görüyoruz. Oysa yetkinlik cinsiyetten bağımsızdır. Sanayi hâlâ eril bir yapıya sahip olsa da disiplin, empati ve duygu yönetimi gibi unsurlar kadın yöneticileri daha da başarılı kılıyor. Empati, iş hayatında süreklilik ve başarının anahtarıdır. Umarım bu bakış açısı zamanla daha da yaygınlaşır.
– Türkiye’de kimya sanayisinin güçlü ve kırılgan yönleri nelerdir?
Teknik açıdan çok güçlü bir insan kaynağımız var. Ancak en kırılgan noktamız hammadde konusunda dışa bağımlı olmamız. Bir diğer zayıf alan ise katma değeri yüksek ürünler üretme konusunda geç kalmış olmamız. Avrupa bu alanda çok ileride. Ayrıca son yıllarda iş gücü maliyetleri de yükseldi.
– Enerji maliyetlerini neden ayrıca dile getirmediniz?
Enerji maliyetleri yükseldi ama bunun bir çözümü var. Biz çatımıza GES kurduk ve enerjimizi kendimiz üretiyoruz. Devlet desteklerinden de faydalandık. Bu nedenle enerji, çözümü olan bir alan olarak karşımıza çıkıyor.
– Avrupa Birliği’nin sınırda karbon düzenlemesi sizi nasıl etkiliyor?
Karbon emisyonumuz şu an düşük olduğu için doğrudan etkilenmiyoruz. Ancak ilerleyen süreçte biz de bu kapsama gireceğiz. Çevreyi korumak hepimizin sorumluluğu. Bu yatırımlar zorlayıcı olabilir ama yapılması gerekiyor.
– Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarınız ne durumda?
Büyük bir Ar-Ge departmanımız yok ancak müşteri geri bildirimleri doğrultusunda iyileştirme çalışmaları yapıyoruz. Teknolojiyle katma değer yaratmayan firmaların geleceği olmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle Ar-Ge bizim için önemli bir hedef.
Bu noktada girişim sermayesi pazarına başvurumuz oldu. SPK süreci devam ediyor, Borsa İstanbul’dan da ziyaret aldık. Büyük ihtimalle bir yıl içinde tamamlanacak. Buradan gelecek fonun bir kısmını Ar-Ge’ye ayıracağız ve güçlü bir ekip kuracağız.
– İhracat yaptığınız ülkeler hangileri?
Temizlik kimyasalları ağırlıklı olarak Hollanda, Belçika ve İngiltere’ye ihraç ediliyor. Ayrıca Türki Cumhuriyetler, Gürcistan, İran, Irak ve Ortadoğu ülkelerine ihracatımız var. ABD’de hem kendi şirketimiz hem de anlaşmalı bir firmamız bulunuyor.
– Bölgesel krizler ihracatı nasıl etkiliyor?
Rusya’ya ihracatımız bu yıl tamamen durdu. Savaşlar hem ihracatı hem ithalatı olumsuz etkiliyor. Lojistik ve hammadde tedarikinde ciddi sorunlar yaşanıyor. En kısa sürede sona ermesini diliyoruz.
– Hammaddeyi Türkiye’de üretmek mümkün mü?
Bu ciddi bir yatırım ve bilgi transferi gerektiriyor. Ancak biz Çinli bir tedarikçimizle Türkiye’de ortak üretim için görüşmeler yaptık. Makinelerini buraya getirip ortak bir şirket kurmayı önerdik. Başarılı olursa hem ithalat azalacak hem de istihdam yaratılacak.
– Süperkim Kimya’yı 5 yıl sonra nerede görüyorsunuz?
Süperkim Kimya’yı çok uluslu bir şirket olarak görüyorum. Halihazırda ABD’de şirketimiz var. Borsaya girmiş, bugünkünden 3–5 kat daha büyük, üretim yapan bir yapı hedefliyoruz. Alacağımız fonu Ar-Ge ve yatırımlara yönlendirerek daha güçlü bir büyüme sağlayacağız.