Trump’ın görüşme masasını terk ederek İran’a saldırması ve hatta bu saldırıları 28 Şubat 2026’da ilk başlatanın İsrail olması çeşitli yorumlara yol açtı. Evanjelistlerin Trump’la resim çektirmesinden bu savaşı Evanjelistler çıkardı diyen mi ararsınız, silah tacirlerinin Trump’a etkisi mi dersiniz her türlü yorum var. Trump, Budistlerin en yüksek keşişi gelse bile resim çektirerek toplumsal algı yaratma peşinde. Gerçek neden ise İsrail’in Orta Doğuda genişleme ve lider olma arzusu. Hem ABD hem İsrail’in zengin petrol yataklarını ele geçirmek istemeleri. Bu projenin de sahibi İsrail Başbakanı B. Netanyahu. Netanyahu, Hamas ile Hizbullahı ve bunları destekleyen İran’ı yok edilmesi gereken düşmanlar olarak görmekte. Netanyahu yaptığı konuşmalarda İran’ın yok edilmesinden sıkça bahsetmekte. Tabii İran da İsrail’i bir “şeytan” olarak göstermekte.
Netanyahu, Ocak 2026başından itibaren Trump’ın İran’a saldırması için ABD’ne sıkça giden bir lider. Trump’ın damadı J. Kuchner de bir Yahudi. Hatta Trump damadına resmi toplantılara girebilsin diye “büyükelçi” unvanı verdiği bir işadamı ve Trump’ın resmi danışmanı. ABD’ndeki çoğu iş insanının Yahudi olduğunu da unutmayalım.
Trump’ın Venezuela’da yaptıklarına dünya çok da ses çıkarmayınca Trump, öncü kuvvet olarak İsrail’i gönderdiği İran’a nükleer silah yapım kapasitesi var, işlenmiş uranyuma sahip diyerek saldırdı. ABD’nin büyük donanma ve uçak gemileri de Körfeze geldiler. İran’da 2-3 günde sonuç alacaklarını ve yönetimi devireceklerini tahmin eden Amerikan yönetimi ve İsrail’in bu ülke ile savaşı bir ayı aştı. İran’da gelişmiş uçaklar olmamasına karşın her türlü füzeler, dronlarla İran uzun nefesli bir savaş oyununun içine ABD ve İsrail’i çekti.
İran, İsrail ile ABD Uçak gemilerinde büyük hasarlara ve Körfez ülkelerine attığı füzelerle enkaza yol açtı. İsrail ve ABD hayatlarını kaybeden asker sayısı olarak sekizer askerin kaybını belirttiler. ABD ise vefat eden asker sayısının açıklanmasını yasakladı. TV kanallarında hasar alan gemilerde daha çok askerin öldürüldüğünü tahmin etmek kolay.
Esas kayıpları her zaman olduğu gibi sivil halk verdi. Devasa enkazların başında ağlayan insanlar vefat eden insan sayısının yüzleri bulduğunun göstergesi. Lübnan’ın güney kısmında bulunan Hizbullah askeri yapılarına giren İsraillilerden çok kayıp verildiği yabancı kanallarda açıklandı. Sivillere ait yıkılan binalar, resmi binaların haddi hesabı yok. İngiltere, Avustralya Başbakanları sırasıyla Sir Keir Stammer ve Antony Albenese, savaş nedeniyle zora düşen halk için ne yapılacağını anlattılar. Stammer savaş dolayısıyla artan petrol fiyatlarındaki vergi payının Eylül ayına kadar düşürüldüğünü açıkladı. İngiltere’de maaşlara az da olsa zam yapıldı.
Trump, İngiltere ve Avustralya Başbakanları 1 Nisan 2026’da “Ulusa Sesleniş” konuşmaları yaparak halkı aydınlattılar. Savaş ve sonucu konusu hakkındaki görüşlerini belirttiler. İngiltere, bu savaşın kendi savaşları olmadığını Nisanın ilk haftasında 35 ülkeyi davet ederek Hürmüz Boğazının nasıl açılacağını ele alacaklarını ifade etmiştir. Trump’ın çok ağır eleştirdiği NATO konusunda ise en güçlü askeri savunma örgütünün NATO olduğunu belirterek ona olan güveni Trump’ın aksine teyid etmiştir.
Trump ise İran anlaşmaları ister kabul etsin ister etmesin 2-3 hafta içinde savaştan çekileceğini açıklamıştır. Trump bundan böyle Hürmüz Boğazını kontrol edeceğini, İran’ın elinde bulunan 450 kg işlenmiş uranyumun ABD’ye verilmesini istemiştir.
Sonuç olarak bu savaş için İran’ın hazırlıklı olduğu, Tahran ve bazı şehirler harabeye dönse, liderleri öldürülse bile önlerine sürülen anlaşmaları reddederek İsrail ve Trump’a meydan okumuştur.
İsrail, İran cephesinin yanısıra Hürmüz Körfezinde Hutsilerin saldırısına uğramış, güney Lübnan’da da Hizbullah’ın direnişi ile zayiat vermiştir. Gelecekte Hürmüz Boğazının hemen açılmasının mümkün olmadığı, İran’ın talepleri nedeniyle ortada. Bu talepler, İran’a savaş tazminatı ödenmesi, İran’a ve halka güvenlik garantisi verilmesi vb istekler. Bu nedenle İngiltere’nin Nisan ayı ilk haftasında Londra’da toplayacağı Hürmüz ile ilgili 35 ülke toplantısı önemli. Trump ise “kağıttan kaplan” olarak nitelediği NATO’dan çıkmak istediğini belirtti. Bunun doğru olup olmayacağını ilerde göreceğiz. Bu arada 3 Kasım 2026’da yapılacak ABD seçimlerinde yeni Senato ve Temsilciler Meclisi üyeleri seçilecek. Onlar Trump’a ne diyecekler yoksa görevden alma (impeachment) yoluna mı gidecekler?
Önümüzdeki günler ilginç olaylar ve gelişmelerle dolu olacağa benziyor. Benzer açıklamaları değerli yetkililerimizden de bekliyoruz.
Savaş, ölüm ve yıkım
Savaş, ölüm ve yıkım
Paylaş: