.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Perşembenin gelişi...

Okuma Süresi: 4 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Perşembenin gelişi...
Perşembenin gelişi...
Paylaş:
2025 yılı sona ermek üzere. Maalesef çok kötü bir yıl geçirdik. Tam bir çöküş ve dejenerasyon yaşadık. Fakirlik, sefalet, baskılar, haksızlıklar, iftiralar, yalanlar, hukuksuzluklar, yolsuzluklar, mafya ve çeteleşme, kumar/uyuşturucu/kadına şiddet/tecavüzler/cinayetler/zirve yaptı. Terör mihrakları ve TBMM’deki temsilcileri, iyice şımartıldı. Dış ve iç politikada, tam anlamı ile ABD’nin güdümüne girildi. Etrafımız düşmanlarımızca (başta ABD, İsrail, Yunanistan, Fransa olmak üzere) ateş çemberi ile kuşatıldı. En küçük bir farklı fikre bile tahammül edilmez oldu. Hapishaneler (uyduruk aflara rağmen) doldu taştı. Partizanlık aldı yürüdü. Ayrımcılık ve torpil aleni hale geldi. Liyakatsizlik, ülkemizi perişan etti. Yargı sarayın emrine sokuldu, Anayasa Mahkemesinin kararları bile uygulanmaz oldu. Bu kadar rezalete rağmen, gerçek suçlulara dokunulmaz iken, okul ve hastane önlerinde dağıtılan çorbalar, dava konusu yapıldı. AKP ve MHP’li olmak veya yandaşlık, "DOKUNULMAZLIK ZIRHI” sağlar oldu. Kamu kaynakları; Yap-İşlet formülü ile yandaşlara, yandaş vakıflara, derneklere, din baronlarına aktarıldı. Ülkemiz mülteci cenneti haline sokuldu. Uyuşturucu ticaretinin aktörleri olan, (başta Afgan, Suriyeli, Afrikalı) mültecilere her türlü imkânlar ve yardımlar sağlandı. (Neticede, 3.337.369 Suriyeliden sadece 557 bini ülkesine döndü. Tarım sektörü perişan edildi. İthalata öncelik verildi. (Bu yıl, şu güne kadar; 368,2 milyon dolarlık, kırmızı et ve 856,2 milyon dolarlık canlı hayvan ithal edildi. Tarımda, yaş ortalaması 60’a çıktı. Genç oranı yüzde 14’e düştü.)
-Başta Tekstil ve konfeksiyon sektörü olmak üzere, Sanayimiz de çöktü. Binlerce firma kapandı, iflas etti. TMSF yönetimindeki şirket sayısı 1.116’ya çıktı.
- Karşılıksız çek sayısı 225 milyar TL oldu.
-Gerekli tedbirler alınmadığı için, kuraklık, susuzluk, zirveye çıktı. Konya, Aksaray ve Karaman’da tespit edilen obruk sayısı, 684 oldu.
-Yasal bahis tutarı 581 milyar TL’ye yükseldi. Yasa dışı bahsin hacmi, bunun beş katına çıktı.
-Tayinler; TUGVA-TURGEV-Cemaatler ve AKP teşkilatları yoluyla yapıldı. AKP milletvekili Özlem Zengin, bununla iftihar ettiklerini beyan etti. (Aslında, 600 milletvekili, çok büyük bir israftır. 60 milletvekili bile çoktur. Zira, bu rejim, TBMM’yi, tam anlamı ile etkisiz ve yetkisiz hale getirmiştir. Tüm yetki, tek bir kişiye ait olmuştur. Milletvekilleri, sadece parmak indirir ve kaldırır hale gelmiştir. Genel başkanların emri altına girmişlerdir. Sayı inerse, müthiş bir tasarruf sağlanır. Kimse de zarar görmez. Zira, 499 milletvekili, zaten çifte maaş almaktadır. Hem de, tayin/terfi/ torpil, iş ve ihale takibi ayıplarından da kurtulmuş oluruz. Pozisyonunu istismar ederek, altın vb. kaçakçılıkları yapan da kalmaz. Kendileri yetmezmiş gibi, çocukları ve diğer aile efratlarının verdiği sıkıntılardan da kurtulmuş oluruz.

Ayrıca; Devletten astronomik teşvik alıp da 9 milyon 200 bin TL’lik ve 350 bin TL’lik saat takan; Maldivler’de tatil yapan vb. tiplerin de, görgüsüz davranışlarından kurtulmuş oluruz. (Demokratik düzen gelir de, ne vergi ödediklerini öğreniriz.)

-Ocak-Kasım döneminde, 1,9 trilyon TL faiz ödenmiştir. (23 yılda, 56 trilyon TL borçlanılmış, 61 trilyon TL faiz ödenmiştir.) Bugün için, devletin borcu 13,325 trilyon TL’dir. (İç borç 6.274 trilyon TL; dış borç 7.050 trilyon TL) Ancak; Kıbrıs’a saray; bebek katiline villa yapmak için, harcamalar yapmaktadır

 -Yap İşlet sömürüsü için; 2017-2025 döneminde, 9 yılda, 16 milyar dolar ödenmiştir. Her yıl, yük daha da büyümektedir.
-Sarayın yıllık maliyeti 600 milyon eurodur. Bu rakam; Fransa için 60; Almanya için 120 Milyon eurodur. (Kasım ayı sonuna kadar, Saray (13 milyar TL Örtülü Ödenekten olmak üzere) 26,054 milyar TL harcamıştır.) Bu lüks ve israf fakir halkın sırtına yüklenmektedir.
-43 milyon vatandaşımızın borcu 5,5 trilyon TL’dir.
-Hatay'da, 200 bin kardeşimiz, halâ konteynerde yaşamaktadır. Ve bu ayıbı Cumhurbaşkanı'nın görmemesi için, suntadan perdeler yapılmaktadır.
-20 bin eczacı işsizdir. Bu yıl, 185 polis evladımız intihar etmiş.
-Yandaşa ihale düzeni fütursuzca devam etmektedir. Meselâ; AKP Genel Bşk. Yrd. Sevilay Tuncer Uludağ’ın şirketine 12 ihale (46 milyon TL); Eşinin Erhan Uludağ'ın şirketine de 36 ihale verilmiştir. (357 milyon TL) verilmiştir. Gözü doyma, yeşil vatan düşmanı, Beşli Çete'nin de talepleri ve tahribatı, her gün artmaktadır. Mehmet Cengiz denen, hepimizin mübarek analarına küfreden tip, tam bir yeşil alan ve tabiat düşmanıdır. Şimdi de, Boyabat'ta 225 bin ağacı katletme peşindedir. Buna dur diyen yoktur. Aksine, özel destekler sağlanmaktadır.
-Uyuşturucudan yatan, 146 bin tutuklu veya hükümlü vardır. Ancak, baronlar serbesttir. Ayak takımı ile uğraşılmaktadır. Yasa dışı bahislerin ülkemize maliyetinin 25 milyar dolar olduğu, ifade edilmektedir.
-Fert başına gayri safi milli hasılanın 17 bin doları aştığı sözü gerçek dışıdır. Gelir dağılımında, Dünyada son sıralardayız. Nüfusun en alt gelir düzeyindeki yüzde 20’si, milli gelirin yüzde 6’sını, En üst yüzde 20’si de yüzde 50’sini almaktadır.
-694 milyon ton rezervi olduğu belirtilen NADİR ELEMENT SERVETİMİZ, Hala değerlendirilmeyi beklemektedir. (İnşallah, ABD vb. sömürgecilere peşkeş çekilmez.)
Çelik Kubbe yaptık" dediler sevindik. Peki, bu düşen dronlar, neyin nesidir? Bu da mı, Altay Tankı ve Milli Savaş uçağı gibi, aldatmacadır?
EVET. 2025 in perişan durumu budur? 2026 için nasıl ümit besleyeceğiz? İktidar, koltuğu korumak için, terörü şımartmaktan vazgeçecek midir? Demokrasi; hukuk düzeni ve bağımsız yargı; fikir, ifade, inanç ve teşebbüs hürriyetleri; mal ve can güvenliği; liyakat sistemi; geri gelecek midir? Partizanlık, din istismarı, ve terör tavizkarlığı, Cumhuriyet düşmanlığı, yolsuzluklar, yokluklar, yasaklar, baskılar, rüşvet, israf, torpil, ayrımcılık, yalanlar, iftiralar sona erecek midir? Parlamenter demokrasi sona erecek midir? Tek adam düzeninden vazgeçilecek midir?
İnşallah iktidar yaptığı vahim hataları ve ülkeyi ne duruma düşündüğünü kabul eder, vatandaşın derdini koltuk derdinin önüne koyar, gerçek demokrasinin zaruretini idrak eder. Aksi halde “Perşembenin gelişi, çarşambadan bellidir” sözünün gerçekliğini bir kere daha yaşarız.