.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Paydos mu; ama neden?

Okuma Süresi: 2 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Paydos mu; ama neden?
Paydos mu; ama neden?
Paylaş:
1955’lerde “spor yazarak” başladığım gazeteciliğe, daha sonra “siyasetten, ekonomiye, magazinden, araştırmacılığa her türlü konuda yazarak” devam edip, bugünlere geldim.
Gazetecilikte muhabir, araştırmacı, yorumcu, köşe yazarı, röportajcı, editör, grafikçi, foto muhabiri, yazı işleri müdürü, sorumlu yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni gibi unvanlar vardır. 71 yılda “grafikçi” hariç, bu unvanların hemen hemen hepsi, çalıştığım ve yazdığım gazetenin, derginin adının yanına ve adımın önüne kondu.
Bugün 4 gazetede yazılarım yayınlanıyor…
Birkaç aydır, “artık Mart ayı sonunda ‘paydos’ demeyi” düşünmeye başladım; ama, “Neden bırakacaksın” sorusuna verebileceğim “mantıklı” bir cevap hâlâ yok.
“Yazabileceğin güne kadar yazmalısın” diyen eşim ve dostlarım galiba haklılar… Neyse, “Neden yazmam gerektiğini” ortaya koyan bir yazıya başlayayım:
Milattan 500 yıl önce yaşamış Çinlilerin ünlü filozofu Konfüçyüs der ki; "Olgun insan, güzel sözler söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceğini söyleyendir.”
Ben “güzel şeyler yazmak için” yazmıyorum… Dünyada ve ülkemde olan bitenleri, “ülke halkımın duyması, bilmesi, düşünmesi ve yorumlayabilmesi gerekenleri” seçerek “o konuda, ‘doğru olduğuna inandığım’ görüşlerim, düşüncelerim ve yorumlarım” ile birlikte” yazıyorum… Bunca yıldır bütün dünyada “liderler başta”, yöneticileri uyaran, onlara yol gösteren görüş, yorum ve sözleri “geçerli ve gerekli” olmuş, unutulmamıştır.
Kendi kendime diyorum ki; “Konfüçyüs’ün dediği gibi ‘Söylediği yapan ve yapabileceğini söyleyen’ bir insansın, neden “Paydos’ diyeceksin?”
Bugün “Türkiye’de ve dünyada olan bitenleri, siyasetten, ekonomiye, spordan, magazine kadar izleyen, düşünen, yorumlayan ve yazabilen ‘bir kişi’ olarak, kendine, mesleğine ve ülkenle, halkına verebileceğin hizmetler henüz bitmedi, devam et” düşüncesi ağır basıyor, ama üzülerek itiraf etmeliyim ki; “ruhen” yorgunum…
Yorgunluğumun sebebi, “Anayasanın verdiği hak olduğu hâlde ‘düşüncelerimi tam olarak yazmamı önleyen’ bugünün ‘adaleti ve hukuku çiğneyen’ sistemler ve uygulamalar” kümelenmesidir!
Silivri kapısı beni korkutmaz, ama “hakkı, hukuku, vicdanı zedeleyen” bir ortam 90 yaşına basan Öcal Uluç’u “ruhen üzüyor” ve de yoruyor.
“Paydos” düşüncesinin kaynağı da bu acı tablo…
Amma… Dostlarım ve okuyucularım bilmeli ki; kendime “O ürktü ve kaçtı” dedirtmeyeceğim…

++++++

Sözün Özü…

Milletler gam ve keder bilmemelidir. Şeflerin vazifesi, hayatı neşe ve şevkle karşılamak hususunda milletlerine yol göstermektir.

Mustafa Kemal Atatürk

+++++++

Konfüçyüs!
Konfüçyüs, Çin uygarlığının en önemli temsilcilerinden biridir. Çin geleneklerini derleyip yeni kuşaklara aktarmıştır. Öğretmenliği bir uğraş haline getirmiş ve kendine özgü eğitim yöntemlerini halka yaymayı başarmış bir düşünürdür. Bugünlerde bile, Çin ve çevresindeki kimi ülkelerde “sosyal yapışkan niteliği taşıyan” hakim ahlaki değerler, O’nun tarafından ortaya konmuş değerlerdir. Kendinden önceki Çin klasik metinlerinin içerdiği “Tao evren anlayışı” ilkelerinin toplum ve devlet için uyarlanabileceğini görüşünü ortaya koymuştur. Temel görüşü erdemli insan ve uyum içinde yaşayan toplum olmuştur. Bu ideale ulaşabilmek için ise, erdemli insanı tanımlamak ve onun ortaya çıkmasına yardımcı olmak gerekiyordu. Öğretisinde öteki dünya, tanrı, ruhlar, tabiatüstü varlıklar ve benzeri kavramlar ve olgular yer bulmaz. Bu bakımdan ele alındığında Grek Felsefesi'nde Sokrates de benzer yaklaşımlar sergilemiştir.
+++++++