TÜİK’in 2024 yılı verilerine göre; İzmir’deki genel tüketim harcamalarının ülke ortalamasının üzerinde olduğunu dile getiren Özgener, “İzmir’de genel tüketim harcamaları fiyat düzey endeksinin Türkiye ortalamasının yüzde 10 üzerinde. Lokanta ve oteller grubunda ülkemizin en pahalı ili konumundayız. Başta genel tüketim harcamaları olmak üzere, ortalamanın üzerindeki fiyat düzeyi maliyetlerin de ülke genelinde farklılaşmasına neden oluyor. Satınalma gücü paritesindeki ayrışma, işgücü maliyetlerinden başlayarak diğer tüm maliyet kalemlerine kadar geniş bir alana sirayet ediyor. Sektörel yoğunluk nedeniyle, kur etkisi ve rekabet edilen ülke baskısı daha yüksek hissediliyor. Buna ek olarak; maliyetlerde Türkiye geneline göre daha yüksek fiyatlara maruz kalınması da, genel ortalama verilerden yola çıkarak politika yapmanın ötesine geçmemiz gerektiğini gösteriyor
İzmir Ticaret Odası Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Selami Özpoyraz yönetiminde gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Özgener, Türkiye ekonomisinde yaklaşık 31 aydır devam eden dezenflasyon programını mercek altına alan Özgener, “Mevcut ekonomik göstergeler çerçevesinde, enflasyon düşüş eğiliminde; ancak henüz arzu edilen seviyelerde değil. Bununla birlikte, Merkez Bankası hedeflerinin üzerinde kalmaya da devam ediyor. Bu tablo, para politikasındaki sıkı duruşun sürdürülmesini gerekli kılmakla birlikte, finansal koşulların reel sektör üzerindeki baskısını artırmakta ve özellikle üretim, yatırım ve istihdam kararlarını zorlaştırmakta” dedi.
“Tek çıkış yolu enflasyonu kalıcı düşürmek”
Enflasyonu kalıcı biçimde düşürmeden, sanayide yaşanan sıkıntıların sürdürülebilir şekilde çözülmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Özgener, “Bu bir sarmal: Yüksek ve oynak enflasyon fiyatlama düzenini bozar. Uzun vadeli yatırım kararlarını zorlaştırır. Reel faizi sağlıklı hesaplamayı imkânsız hale getirir. Kaynaklar üretime değil, finansal kazanç (arbitraj) arayışına yönelir. Sonuç olarak; sağlıklı rekabet yerine maliyet baskısıyla oluşan adaletsiz fiyatlamalar ortaya çıkar. Bu sarmaldan çıkışın tek yolu da enflasyonun kalıcı biçimde düşürmek” şeklinde konuştu.
“STA yapısal kırılmalara yol açabilir”
Son dönemdeki serbest ticaret anlaşmalarıyla birlikte Asya kaynaklı dış rekabetin, Türkiye ihracatı açısından kritik olduğunu belirten Özgener, “Hindistan ile Avrupa Birliği arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması bu perspektifle birleşince, iş dünyamız için ciddi bir rekabet alanı olduğu anlaşılıyor. İhracat benzerlik endeksimizin yüksek olduğu bir ülkenin Avrupa Birliği ile imzaladığı anlaşmanın, ihracatta rekabet ettiğimiz sektörler açısından yapısal kırılmalara yol açabileceğini öngörüyoruz. Tekstil, otomotiv yan sanayi, kimya, makine ve plastik gibi sektörlerde ülkemiz açısından baskının artma ihtimali söz konusu. Hâlihazırda baskı altında olan emek yoğun sektörlerde, kur baskısına ek olarak Hindistan rekabetinin boyutu da büyüyebilir. Bu sektörler İzmir ihracatının da önemli bileşenleri” ifadelerine yer verdi.
“İzmir tüketim harcamalarında ortalamanın üzerinde”
Özgener, son verilere göre; hizmet sektörünün ağırlığı ve fiyat katılığı nedeniyle yaşam maliyetinin büyük şehirlerde, büyük şehirler arasında da İzmir’de, ülke ortalamasının üzerinde seyrettiğine vurgu yaptı. Özgener, TÜİK’in 2024 yılı verilerine göre İzmir’de genel tüketim harcamaları fiyat düzey endeksinin Türkiye ortalamasının yüzde 10 üzerinde. Lokanta ve oteller grubunda ülkemizin en pahalı ili konumundayız. Başta genel tüketim harcamaları olmak üzere, ortalamanın üzerindeki fiyat düzeyi maliyetlerin de ülke genelinde farklılaşmasına neden oluyor. Satınalma gücü paritesindeki ayrışma, işgücü maliyetlerinden başlayarak diğer tüm maliyet kalemlerine kadar geniş bir alana sirayet ediyor. Sektörel yoğunluk nedeniyle, kur etkisi ve rekabet edilen ülke baskısı daha yüksek hissediliyor. Buna ek olarak; maliyetlerde Türkiye geneline göre daha yüksek fiyatlara maruz kalınması da, genel ortalama verilerden yola çıkarak politika yapmanın ötesine geçmemiz gerektiğini gösteriyor” şeklinde konuştu.
“Mikro politika üretilmesi gerekiyor”
Özgener, Türkiye ekonomisinin gücünü artırmak için, enflasyonun düşürülmesine çalışmaya devam etmek kadar; uzun süren programın farklılaşan etkilerini azaltmak amacıyla acilen daha fazla mikro politika üretilmesi gerektiğini vurguladı. Özgener, “Bu politikaların ana hedefinin sıkıntıda olan tüm şirketleri yüzdürmek değil; uzun vadeli büyüme ve rekabet artışına yol açmak amacıyla verimlilik artışı, dijitalleşme, ihracat finansmanına erişim ve teknoloji yatırımlarının öncelikli olması gerektiğini düşünüyoruz. Yeni küresel düzende ekonomik dayanıklılığın; yalnızca para politikasıyla değil, aynı zamanda maliye politikası, yapısal reformlar, ticaret diplomasisi ve bölgesel kalkınma politikalarının eşgüdümü ile sağlanabileceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“İzmir-Selanik seferleri doğru bir planla yapılmalı”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yunan Başbakanı Miçotakis'in imzaladığı İzmir-Selanik Ro-Ro seferlerine destek veren Özgener, “İki dost liman arasında seferlerin başlatılması sadece iki ülke arasındaki ticaret ve lojistik bağlarını güçlendirmekle kalmayacak, ayrıca İzmir üzerinden denizyolu ile başlayarak Selanik’e ve devamında Avrupa’ya ulaşan entegre bir taşımacılık olanağı da sunacak. Bir diğer faydası ise; karşılıklı turizm iş birliklerinin geliştirilmesine de zemin oluşturacak. Seferlerin sürdürülebilir olması için en önemli iki konuyu; transit süre ve maliyet hesabı olarak değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı. 2022’de başlatılan ama sürdürülemeyen seferleri hatırlatan Özgener, “Önceki tecrübemizde yaşanan olumsuzluklar giderilerek, hem İzmir hem de Selanik’te liman ve gümrük süreçlerinin operasyonel olarak iyileştirilmesi ve doğru bir plan çerçevesinde teknik konuların eksiksiz hayata geçirilmesiyle, seferlerin kentimiz ve ülkemiz ekonomisi için büyük kazanç olacağına inanıyorum” dedi.
Özgener, 27 Mart’ta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği iş birliğinde “Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı” düzenleyeceklerini duyurdu. Uzak pazarlar hedefi doğrultusunda ilk kez Japonya’da düzenlenecek Tokyo Architecture & Construction Materials Fuarı’na 100 üyeyle ziyaret organizasyonu gerçekleştireceklerini söyledi.
Özgener: İzmir’de yaşam maliyeti ortalamanın yüzde 10 üzerinde
İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, hizmet sektörünün ağırlığı ve fiyat katılığı nedeniyle yaşam maliyetinin İzmir’de, ülke ortalamasının üzerinde seyrettiğini belirterek, TÜİK’in 2024 yılı verilerine göre kentte genel tüketim harcamalarının ortalamanın yüzde 10 üzerinde olduğunu söyledi.
Paylaş: