İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, kentin önümüzdeki çeyrek yüzyılına ilişkin projelerini ve stratejik önceliklerini “Ortak Akıl, Ortak İrade” anlayışla ortaya koyduğu toplantıda paylaştı. İzmir'in yalnızca kent merkezi odaklı değil, kuzey ve güneyinde güçlü alt merkezleri bulunan gerçek bir metropol olarak planlanması gerektiğini vurgulayan Özgener; kent içindeki üretim merkezlerinin taşınması yerine yerinde dönüşümünü, Çandarlı'nın ise limanı olan bir sanayi üretim üssüne dönüştürülmesini önerdi. Özgener, “İzmir’in geleceği, herhangi bir kurumun tek başına yazabileceği bir hikâye değil. Bu hikâyenin içinde hepimiz varız” diyerek tüm kente ortak sorumluluk çağrısı yaptı.
İzmir'in geleceğine ilişkin hedeflerini ve projelerini aktaran İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, dünyadaki ekonomik, teknolojik ve jeopolitik değişimin kentler arasındaki rekabeti de yeniden şekillendirdiğine dikkat çekti. İzmir'in sahip olduğu potansiyeli harekete geçirmek için kurumların ortak hedeflerde buluşması gerektiğini belirten Özgener, İzmir'in yalnızca Türkiye'nin üçüncü büyük şehri olmadığını, 8 bin 500 yıllık tarihi, limanları, ticaret kültürü ve üretim kapasitesiyle dünyaya açık bir kent olduğunu dile getirdi. İzmir’in sahip olduğu birikiminin geleceğe taşınması gerektiğini ifade eden Özgener, “İzmir'in değişimi uzaktan izleyen değil, değişimin yönünü tartışan ve fırsatları önceden gören bir kent olması gerekiyor” dedi.
İzmir'in ekonomik gücünün ortak hedeflere dönüştürülmesi gerektiğini kaydeden Özgener, hiçbir kurumun, sektörün veya kişinin kentin geleceğine ilişkin bütün soruların cevabına tek başına sahip olamayacağını dile getirdi. Ortak aklın herkesin aynı düşünmesi anlamına gelmediğini belirten Özgener, farklı görüşlerin ortak hedefler etrafında buluşmasının önemine dikkat çekti. Ortak aklın ortaya koyduğu hedefleri gerçekleştirmek için ortak iradeye de ihtiyacımız olduğunu belirten Özgener, “Kararların arkasında duracak, sorumluluğu paylaşacak, zorluklar karşısında vazgeçmeyecek ve sonuç alana kadar birlikte çalışacak bir iradeye” dedi. İzmir Ticaret Odası olarak yalnızca kendi sorumluluklarını yerine getiren değil, gerektiğinde öncülük eden, farklı kurumları bir araya getiren ve ortak hedeflerin hayata geçirilmesine katkı sağlayan bir kurum olmak istediklerini belirten Özgener, “Çünkü İzmir’in ihtiyacı yalnızca daha fazla proje değil; projeleri birbirine bağlayan ortak bir vizyon” ifadelerini kullandı.
“İzmir'i metropol olarak ele almalıyız”
İzmir'in üretim geleceğine ilişkin stratejik önceliklerini de açıklayan Özgener, kentin gelişimini yalnızca merkez odaklı değerlendirmenin artık yeterli olmadığını söyledi. Kuzeyde Aliağa-Bergama, güneyde Torbalı-Tire hattında yoğunlaşan sanayi ve tarımsal üretimin, yeni bir planlama anlayışını zorunlu kıldığını belirtti. Aliağa'da çalışanların yüzde 55'inin, Torbalı'da çalışanların ise yüzde 45'inin farklı ilçelerden, özellikle kent merkezinden geldiğini hatırlatan Özgener, bu hareketliliğin kentsel altyapı üzerinde baskı oluşturduğunu ve zaman ve kaynak kaybına yol açtığını ifade etti. İzmir'in kuzey ve güneyinde güçlü alt bölge merkezleri oluşturulması gerektiğini vurgulayan Özgener, “Sanayinin ve tarımsal üretimin gelişme eğilimini dikkate aldığımızda, İzmir’i artık kent merkezi odaklı düşünme alışkanlığımızı terk etmeye ihtiyaç var. Bunun yerine İzmir’i, kuzey ve güneyinde alt bölge merkezleri olan gerçek bir metropol olarak ele almamız gerekiyor” dedi. Bu kapsamda Aliağa ve Torbalı'nın kendi bölgelerinin merkezi olacak şekilde planlanmasını öneren Özgener, konut, ulaşım, lojistik, enerji, çevre ve sosyal altyapının birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti.
Üretimi merkezlerine yerinde dönüşüm
İzmir'in önemli ekonomik bölgelerinin kent dışına taşınması yönündeki tartışmalara da farklı bir yaklaşım getiren Özgener, “Gıda Çarşısı’na TIR’lar giremiyor, şehrin dışına taşınması lazım. 1., 2. ve 3. sanayilerin etrafı iyice yapılaştı, trafik çekilmez hale geldi, bu sanayiyi kent dışına çıkarmalıyız.” şeklindeki yaklaşımların artık yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “Bir kentin içinden üretimi çıkarırsak geriye ne kalır diye hiç düşündük mü?” diye soran Özgener, “Avrupa’da bunu yapmış kentler var ama sonuçları hiç de iç açıcı değil. Issızlaşan ve canlılığını yitiren kentler oldular. İzmir, yeni arsa üretimi konusunda da imkânları kısıtlı bir şehir. Artık kent dışına taşınma söylemlerini bir kenara bırakmamız lazım. Kent içinde kalmış üretim alanları yeni nesil ekonomik bölge yaklaşımıyla ele alınmalı” dedi. Gıda Çarşısı'ndaki lojistik sorununa örnek veren Özgener, “Tüm çarşıya hizmet verecek bir cep lojistik merkezi kurulabilir. TIR’lar buraya gelerek yüklerini mikro mobilite çözümleriyle iş yerlerine ulaştırabilir” şeklinde çözüm önerisinde bulundu.
Çandarlı'ya limanı olan sanayi üssü
Özgener'in İzmir'in üretim ve lojistik geleceğine ilişkin en dikkat çekici önerilerinden biri de Çandarlı Limanı oldu. 1990'lı yıllardan bu yana gündemde olan limanın, ilk fizibilite çalışmalarındaki dünyanın en büyük 10 limanından biri olma hedefinin artık geçerliliğini yitirdiğini belirten Özgener, Çandarlı için yeni bir vizyon oluşturulması gerektiğini söyledi. İzmir'in rüzgâr enerjisinde Türkiye'nin önde gelen merkezi olduğunu, yalnızca enerji üretiminde değil rüzgâr türbini, kanat ve kule gibi ekipmanların imalatında da güçlü bir sanayi ekosistemine sahip bulunduğunu vurgulayan Özgener, deniz üstü rüzgâr santrallerinin İzmir için önemli bir fırsat oluşturduğuna dikkat çekti. Türkiye'nin 2035 yılına kadar 5 gigavat büyüklüğünde deniz üstü rüzgâr santrali kurmayı hedeflediğini hatırlatan Özgener, bu yatırımların İzmir'in üretim gücüyle buluşturulması gerektiğini ifade etti.
“Bu fırsatı değerlendirmek için de yapmamız gereken şey, limanı olan bir sanayi üssü kurmak” diyen Özgener, deniz üstü rüzgâr santralleri için üretilen ekipmanların boyutları nedeniyle karayoluyla limanlara taşınmasının neredeyse imkânsız olduğunu söyledi. Danimarka'daki Esbjerg, İngiltere'deki Hull ve İspanya'daki Bilbao limanlarını örnek gösteren Özgener, bu limanların arka alanlarında deniz üstü rüzgâr ekipmanları üreten sanayi bölgelerinin bulunduğunu, üretimin doğrudan limana sevk edilerek gemilere yüklendiğini anlattı.
Çandarlı Liman sahasının 6,35 milyon metrekarelik büyüklüğüyle bu yatırım için önemli bir imkân sunduğunu belirten Özgener, “Lojistik maliyetlerinden ötürü Çin ile rekabet edebileceğimiz nadir sektörlerden biri olan bu sektörü İzmir’e kazandırmak için Çandarlı Limanı’nın deniz üstü rüzgâr santralleri başta olmak üzere katma değeri yüksek sektörlere hizmet edecek şekilde hem liman hem de sanayi bölgesi olarak fonksiyon kazanması gerektiğine inanıyoruz” dedi. İZTO'nun daha önce Torbalı Mobilya, Dikili, Bayındır ve Kınık organize tarım bölgeleri ile Kemalpaşa Lojistik Merkezi projelerinde edindiği tecrübeye de işaret eden Özgener, sektör paydaşlarıyla birlikte Çandarlı projesini hayata geçirmeye hazır olduklarını söyledi.
“Birbirimizden beklemeyelim”
Özgener, İzmir'in geleceğinin yalnızca üretim ve lojistik yatırımlarıyla değil, kurumlar arasındaki iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışıyla şekilleneceğini vurguladı. Kentin merkezi ve yerel yönetimleri, üniversiteleri, meslek kuruluşları, iş dünyası ve sivil toplumuyla birlikte hareket etmesi gerektiğini belirten Özgener, ortak aklın ancak ortak iradeyle sonuç üretebileceğini söyledi.
“İzmir’in geleceği, herhangi bir kurumun tek başına yazabileceği bir hikâye değil. Bu hikâyenin içinde hepimiz varız” diyen Özgener, kentin gücünün insanında, birikiminde ve birlikte başarma kültüründe yattığını ifade etti. “Kentimizin geleceği söz konusu olduğunda birlikte çalışmanın, birlikte üretmenin ve birlikte başarmanın gücüne inanıyoruz” diyen Özgener, İzmir'in geleceğine ilişkin çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“İzmir’in geleceğini birbirimizden beklemeyelim. Birlikte üstlenelim, birlikte çalışalım, birlikte başaralım. Gücümüzü ortak aklımızdan, cesaretimizi ortak irademizden alalım ve hep birlikte, geçmişinden aldığı güçle geleceğe yön veren bir İzmir yaratalım. Çünkü ortak aklımız yolumuzu aydınlatacak. Ortak irademiz o yolu açacak. Ve o yolda birlikte yürüdüğümüzde, İzmir’in başaramayacağı hiçbir hedef kalmayacak.”
Özgener’den İzmir'e gelecek yol haritası
Mahmut Özgener, İZTO’nun 2027-2030 Dönemi bilgilendirme toplantısında İzmir’in geleceğine dair önemli projeleri ve vizyonunu paylaştı.
Paylaş: