İZTO Haziran ayı olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Selami Özpoyraz yönetiminde gerçekleşti. Toplantıda yaptığı konuşmada, ülke ekonomisine dair değerlendirmelerde bulunan Özgener, “Enflasyon şu ana kadar enerji fiyat şoku ile yüksek kalırken, büyümeden gelen sinyaller de pek olumlu değil. “Son olarak açıklanan birinci çeyrek büyüme verileri; net dış talebin büyümeyi aşağı çektiğini, başka bir deyişle, dış ticaretin ekonomik büyümeye negatif katkı yaptığını ortaya koyuyor. Öte yandan, tüketim harcamalarında arzu edilen ölçüde bir yavaşlama görülmezken, yatırımlar da ekonomik büyümeye yeterli katkı sunamıyor. Tarımda ise yüzde 4,6’lık büyüme ile baz etkisi kaynaklı bir iyileşme söz konusu” dedi.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması’nın 2025 yılı sonuçlarını değerlendiren Özgener, “Üretimden satışlardaki artışları, fiyat etkisinden arındırarak değerlendirdiğimizde; 2022’den 2024’e devam eden reel düşüşün, 2025 yılında yerini ılımlı bir pozitif büyümeye bıraktığını görüyoruz” diyerek, bununla birlikte, satışlardaki zayıf performansın devam ettiğini de ayrıca vurguladı. Şirketlerin satış gelirleri artıyor görünse de, enflasyondan arındırıldığında, 2022–2024 döneminde gerçek anlamda reel bir küçülme olduğunu kaydeden Özgener, 2025 yılında ise reel küçülmenin yerini, sınırlı da olsa, yeniden büyümeye bıraktığını belirtti.
Turizmde Antalya-İzmir kıyaslaması
Özgener, İzmir’in sahip olduğu doğal, tarihi ve kültürel zenginliklere rağmen turizmden hak ettiği payı alamadığına dikkat çekti. Türkiye’nin 2025 yılında 63 milyon 917 bin ziyaretçiyi ağırlayarak 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettiğini bildiren Özgener, Antalya ve İzmir’i kıyasladı. Özgener, “Aynı dönemde Antalya 16 milyonun üzerinde ziyaretçiye ev sahipliği yaparken, İzmir’de bu rakam yaklaşık 1 milyon 628 bin seviyesinde kaldı. Başka bir ifadeyle Antalya, İzmir’in yaklaşık 10 katı konaklamalı ziyaretçi ağırladı. Bu rakamlara kış mevsimi özelinde baktığımızda da resim değişmiyor. 2025 Kasım – 2026 Mart döneminde Antalya’da 1 milyon 365 bin ziyaretçi ağırlarken, İzmir’de bu sayı, yaklaşık 280 bin olarak gerçekleşti” dedi.
Antalya’nın toplam yatak kapasitesinin 548 binin üzerine çıkarken, İzmir’in toplam yatak kapasitesinin yaklaşık 62 bin seviyesinde olduğuna dikkat çeken Özgener, “Dış hat yolcu trafiğinde de gelen-giden yolcu sayılarına bakıldığında Antalya’ya 32 milyonun üzerinde yolcu giriş yaparken, bu rakam İzmir için yaklaşık 5 milyon. Antalya’ya düzenlenen uluslararası uçuş sayısı 192 bin seviyesine ulaşırken, İzmir’de bu sayı yaklaşık 35 bin seviyesinde kaldı” ifadelerini kullandı. Özgener, İzmir için yeni bir potansiyel yaratmak değil, mevcut potansiyeli harekete geçirerek daha etkin kullanmak gerektiğini ifade etti.
“Çeşme Projesi önemli bir fırsat”
Özgener, bu çerçevede Çeşme Turizm Projesi’ni, “İzmir’in turizmde yeni bir vizyon ortaya koyabilmesi ve turizm gelirini yılın 12 ayına yayabilmesi adına önemli bir fırsat olarak” gördüğünü belirtti. Projenin, turizm ekonomisinin yarattığı çarpan etkisi düşünüldüğünde, öncelikle yurtiçi ve yurtdışı direkt uçuşların artması, yiyecek-içecek ve konaklama başta olmak üzere turizm ile doğrudan ve dolaylı olarak ilgili bütün sektörlerde iş potansiyelinin gelişmesine imkan sunacağını belirten Özgener, “Turizmin 12 aya yayılması İzmir’den direkt ulaşılabilecek destinasyonların artmasını tetikleyerek, iş dünyamızın bu alandaki en önemli talebini çözüme ulaştıracak. Kongre ve etkinlik turizmi mevsimden bağımsız olarak tüm yıl sürdürülebilen, gelir ve eğitim düzeyi yüksek hedef grubuna yönelik bir turizm modeli olması dolayısıyla kıymetli bir turizm bileşeni. Bu proje sayesinde kentimizin yapılacak yatırımlar ve uluslararası standartlarda yapılmış bir kongre merkezi ile çok daha iyi noktalara geleceğine inanıyoruz. Ayrıca, Proje’nin ayrılmaz bir parçası olan golf ve spor turizminin de tüm yıla yayılarak kentimiz turizmine büyük bir değer katacağına inanıyorum” dedi.
“El ele sahip çıkılmalı”
Projeye dair “kapsayıcı ve katılımcı anlayış” vurgusu yapan Özgener, “Proje’nin başarıyla hayata geçirilmesinin tek yolunun; Bakanlığımız, İzmir Büyükşehir Belediyemiz, Çeşme Belediyemiz, İzmir iş dünyamız, sivil toplum ve meslek kuruluşlarının el ele vererek projeye sahip çıkması olduğuna inanıyorum. Ancak bu şekilde; Çeşme Projesi, tam anlamıyla İzmir’in Projesi olabilir ve kentimizi turizm alanında hak ettiği noktaya taşıyabilir” diye konuştu.
Eleştirenlere sordu: Öneriniz var mı?
“İzmir’i ileriye taşıyacak olan yaklaşım; yalnızca eleştirmekle yetinmek olmamalı” diyen Özgener, projeyi eleştirenlere şu soruları yöneltti: “Kentimizde turizmi 12 aya yayacak proje alternatifiniz ve önerileriniz var mı? Eğer yok ise, o zaman şunu sormak zorundayız: İzmir’in turizmden aldığı payı nasıl artırmayı düşünüyorsunuz?”
Özgener: Çeşme Projesi önemli bir fırsat
İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Çeşme Projesi’nin, “İzmir’in turizmde yeni bir vizyon ortaya koyabilmesi ve turizm gelirini yılın 12 ayına yayabilmesi adına önemli bir fırsat olarak” gördüğünü kaydetti.
Paylaş: