.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Öner Akgerman’ın ardından…

Okuma Süresi: 2 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Öner Akgerman’ın ardından…
Öner Akgerman’ın ardından…
Paylaş:
Maliye Bakanlığı’nda hesap uzmanı olarak görev yaparken gelen teklif üzerine 1988 yılının Nisan ayında Çimentaş’ta çalışmaya başlamıştım. Bu vesileyle sevgili Öner Akgerman ile tanışma şansı bulmuştum. Öner Bey o esnada yalnızca İzmir iş dünyasında değil, Türkiye genelinde de tanınan; genç, karizmatik ve son derece özel bir iş insanıydı.

Gerek TÜSİAD’da, ESİAD’da Öner Akgerman’ın bir kurucu ağırlığı vardı. Öner Bey, Çimentaş’ın patronu olmasının yanı sıra, yeni yatırımlar konusunda her zaman heyecan duyan, vizyoner bir iş insanıydı. Onun sayesinde yapılan yatırımlarla Çimentaş Grubu, İzmir’in önemli iş gruplarından biri haline gelmişti. Daha sonraki yıllarda çok ortaklı Çimentaş Grubu yabancı yatırımcılara satılmak durumunda kaldı. Ancak Öner Bey kaldığı yerden yoluna devam etti.
 Gaz beton ve Çimstone şirketleri başta olmak üzere balık çiftlikleri ve turizm alanındaki yatırımlarıyla üretmeye ve yatırım yapmaya devam etti. Aynı zamanda her daim sosyal sorumluluk duygusu son derece yüksek bir iş insanı çizgisini hep devam ettirdi.

Öner Bey, kendi doğrularını son derece net biçimde ifade eden ve bunları her ortamda açıkça dile getirmekten çekinmeyen bir karaktere sahipti. Onun en belirgin özelliği, doğrularını eğip bükmeden, doğrudan ve açık bir şekilde ortaya koymasıydı. Bu nedenle zaman zaman tepkilerle karşılaşsa da, niyetinin samimiyeti ve söylediklerinin arkasındaki güçlü birikim bilindiği için her zaman saygıyla dinlenirdi. Öner Bey’in en büyük ideallerinden biri eğitim alanında İzmir’e ve bu ülkeye kalıcı katkılar sunabilmekti. Bu amaçla kurulmasına öncülük ettiği Çimentaş Eğitim ve Sağlık Vakfı, kısaca ÇESVAK, bugün İzmir’in ve ülkemizin gurur duyduğu Işıkkent Eğitim Kampüsü’nün ortaya çıkmasına öncülük etti. Elbette Öner Bey’in eğitim alanına katkıları yalnızca bununla sınırlı değildir.

Öner Bey aynı zamanda sanata da duyarlı olan ve büyük destek veren bir insandı. Örneğin ülke çapında tanınan ressamların eserlerini özenle hazırlanmış kitaplar halinde bastırarak sanatseverlere ulaştırması, şükranla hatırlanacaktır. O çevresindeki pek çok insanın rol modeliydi. Klasik patron figürlerinden oldukça farklıydı. Her zaman cömertti, paylaşmayı bilirdi ve yöneticileriyle güven temeline dayanan bir ilişki kurardı. Çalışanlarıyla kurduğu bağ da aynı güven ve saygı üzerine inşa edilmişti. İncelikli değerlerle şekillenmiş yaşam tarzı ve kendine özgü gustosu, yakın çevresinde bulunan bizler için adeta hayat yolculuğumuzda bir rehber niteliği taşırdı. Açık söylemek gerekirse, sadece iş hayatımda değil, yaşamım boyunca Öner Bey benim için her zaman dikkatle izlediğim, sevgi ve saygıyla takip ettiğim bir idoldü.

İzmir iş dünyası gerçekten örnek bir insanı kaybetti. Zengin olmak ya da büyük bir şirketin sahibi olmak, kelimenin gerçek anlamıyla “patron” olmaya yetmez. Öner Bey bunun ne anlama geldiğini hayatıyla hepimize gösterdi. Onu sevgi ve saygıyla anacağız. Sevgili ailesi ve iki kıymetli oğlu, Akgerman soyadının taşıdığı o değerli mirası uzun yıllar boyunca yaşatmaya devam edeceklerdir.

Sevgili Öner Bey… Sizi hiçbir zaman unutmayacağız.