İzmir Ticaret Borsası (İTB) Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Bülent Uçak yönetiminde gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan Ömer Gökhan Tuncer, TÜİK verilerine göre son dönemde açıklanan tarımsal girdi fiyatlarının Ağustos ayında yıllık yüzde 30,3 artarken, tarım ürünleri üretici fiyatlarındaki yıllık artışın Eylül ayında yüzde 12,9 seviyesinde kaldığını belirterek, “Bu veriler, üretim maliyetleri ile ürün fiyatları arasındaki belirgin ayrışmaya işaret ediyor. Özellikle enerji, gübre ve yem fiyatlarındaki yüksek artışlar, üreticilerimizin üzerindeki maliyet baskısını derinleştiriyor. Diğer taraftan, tarım ürünleri üretici fiyatlarının Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 2 gerilemesi de dikkat çekici. Çok yıllık bitkisel ürünlerde yıllık yüzde 19,3'lük düşüş yaşanırken, bölgemizin önemli tarımsal ürünlerinden üzümün üretici fiyatları yıllık olarak 23,4, yalnızca Eylül ayında ise yüzde 14,4 geriledi. Üretim maliyetlerinin yükselmeye devam ettiği bir dönemde ürün fiyatlarında yaşanan bu düşüşler, üreticilerimizin gelirlerini ve yeni üretim dönemine yönelik kararlarını şüphesiz ki olumsuz etkileyecektir” dedi.
“Artan arz ekonomik kazanca dönüşmeli”
Hayvancılık sektöründe de benzer bir tablonun olduğunu belirten Tuncer, “Ağustos ayında yumurta üretimi yıllık yüzde 21,4, ticari işletmeler tarafından toplanan inek sütü miktarı ise yüzde 9,5 arttı. Bu gelişmeler üretim kapasitesi açısından olumlu olmakla birlikte, üretici açısından asıl önemli olan, artan arzın ekonomik kazanca dönüşmesidir. Girdi ve finansman maliyetlerinin arttığı bir ortamda, üretim artışının iç talep ve ihracat olanaklarıyla desteklenememesi, üretici fiyatları ve işletme kârlılığı üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Bu durum, üretimden depolamaya, işlemeden pazarlamaya kadar tüm değer zincirini etkiliyor. Nitekim iç ticaret verilerinde perakende satışlar artarken toptan ticarette daralma yaşanması, ekonomik hareketliliğin ticaretin tüm aşamalarına aynı ölçüde yansımadığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Tarım ve gıda sektöründe enerji maliyetlerinin, üreticinin kazancını ve gıdanın tüketiciye ulaşma maliyetini doğrudan etkilerken; yenilenebilir enerji kaynakları, üretimin devamlılığı ve gıda arzının güvenliği açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Tuncer, “Ancak yatırım maliyetleri ve teknik gereksinimler, özellikle küçük üreticilerin bu kaynaklara erişimini zorlaştırabiliyor. Yenilenebilir enerji kooperatifleri, üreticilerin ortak yatırım yapmasını, maliyetleri paylaşmasını ve enerji üretiminde söz sahibi olmasını sağlayarak bu engellerin aşılmasına katkı sunabilir. Çatı güneş sistemleri, jeotermal enerji ve biyogaz gibi çözümler; sulama, seracılık, hayvancılık, soğuk hava depoları ve gıda işleme faaliyetlerinde değerlendirilebilir. Ortak ekipman ve bakım hizmetleri maliyetleri düşürebilir, enerji giderlerinin öngörülebilirliğini artırabilir ve ürün kayıplarının azaltılmasına katkı sağlayabilir” dedi.
“Bizim açımızdan sürdürülebilirlik, altı boş bir çevre sloganı ya da geçici bir heves kesinlikle değildir” diyen Tuncer, “Bu mesele, işletmelerimizin ayakta kalması, fabrikalarımızdaki maliyetlerin düşürülmesi, finansman kanallarına rahat erişebilmemiz ve Ege’nin tarımsal ticaret gücünü dünya pazarında koruyabilmemiz adına vazgeçilmez bir konudur” dedi.
“Pamuk üretimi daha da azalacak”
Bülent Uçak da pamuk sezonunu, tarladaki yüksek verim başarısı ile ekim alanlarındaki sert daralmanın tezat oluşturduğu bir yıl olarak özetledi. Uçak, “Artan üretim maliyetleri ve pamuktan elde edilen gelirin yetersiz kalması nedeniyle ekim alanları önemli ölçüde daraldı.
Nitekim bölgemiz pamuk ekim alanları geçtiğimiz yıla göre yüzde 47 azalarak 49 bin 454 hektara geriledi. Ekim alanındaki azalışın boyutunu daha net ifade edilmek için, son 75 yılın en düşük ekim alanından yüzde 41 daha az bir alanda pamuk ekimi yapıldığını söylemek isterim. Bir yıl önce de ondan önceki senedeki ekim alanlarının yüzde 20’sini kaybetmiştik” dedi.
Üzüm, incir ve zeytin gibi çok yıllık ürünlerde üreticinin zarar etse de bir şekilde üretime devam ettiğini ama pamuk gibi tek yıllık ürünlerde piyasa şartları ekim alanlarını doğrudan etkilediğini belirten Uçak, “45 liraya yaklaşan maliyete rağmen fiyatlar 38-40 lira seviyelerinde. Maliyetin yüzde 7'sine karşılık gelen, kilo da 3,3 liralık desteklemede üreticinin zararını karşılamıyor. Bu şartlar altında pamuk üretiminin maalesef önümüzdeki yıl da azalmaya devam edeceğini söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.
Ömer Gökhan Tuncer uyardı: Kar etmeyen iş sürdürülemez
İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, 2026-27 sezonunda tarımda genel olarak verimin yüksek olduğu bereketli bir dönem yaşandığını fakat tarımsal üretimde yalnızca miktarsal artışların yeterli olmadığını vurguladı.
Paylaş: