Vergi cennetleri, vergi adaletsizliği gibi konularda çalışan Fransız ekonomist Gabriel Zucman’ın bu isimli kitapçığının başlığının devamı da “Buna Bir Son Vereceğiz” şeklinde. Kitap, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları dizisinden. Gabriel Zucman, Paris Ekonomi Okulu ve Berkeley’deki California Üniversitesi'nde ekonomi profesörüdür. AB Vergi Gözlemevi’nin kurucu direktörü ve Amerikan Ekonomi Derneği'nin John Bates Clark Madalyası’nın 2023 yılı sahibidir.
Kitapla ilgili ayrıntılı bir bilgi vermeden önce, kitabın Türkçe baskısının “Önsöz”ünde yer alan birtakım saptamaları özetlemekte de yarar var. Kitap, bu önsözde doğrudan Türkiye okuyucusuna seslenerek başlıyor: “Sorun küresel ve Türkiye'yi de ilgilendiriyor. Sorun sadece parasal değil, adalet ve güven sorunu. G-20'de yer alan tüm 20 ülke anlaşarak milyarderlerden asgari %2 vergi almalı, aksi hâlde adalet algısı çöküyor. Bir öğretmen, bir hemşire, bir mühendis maaşının %30'unu vergi olarak verirken dünyanın en zenginleri servetlerinin %1’inden azını veriyorsa vatandaş devlete olan güvenini kaybeder. Onun için bu sadece bir ‘ekonomi’ meselesi değildir. Aynı zamanda bir ‘demokrasi meselesidir’ de. Vergi adaleti olmadan ‘sosyal sözleşme’ yürümüyor. Çözüm mümkün ve basit. Tek ülkenin tek başına servet vergisi koyması işe yaramaz. Zira sermaye daha düşük vergili veya vergisiz yerlere kaçar. 2021'de 140 ülke asgari %15 Kurumlar Vergisi’nde nasıl anlaştıysa şimdi aynısını bireyler için de yapabiliriz. Türkiye'nin G-20 ve OECD masasında olması bu anlaşma için önemli. ‘Kaçacak liman’ bırakmamak için Türkiye gibi büyük ekonomilerin masada olması şart.”
Kitap dört ana bölümde özetlenebilir: Birinci bölümde IRS ve dünya servet verilerinin analizi işleniyor. ABD'de milyarderlerin gerçek vergi oranı %0,5-%1,5 arası. Maaşlı biri %30-40 arasında vergi verirken milyarderin serveti yıllık %10 artıyor ama vergi ödenmiyor. Çünkü servet gelir olarak sayılmıyor. Vergi sadece satışta, temettüde ve maaşta var. Milyarder bunun üçünü de yapmıyor. İkinci bölümde ise mevcut sistemin neden çalışmadığı anlatılıyor. Servetler offshore şirketler, tröstler ve vakıflar üzerinden saklanıyor. Bir ülke vergi artırırsa milyarder başka ülkeye taşınıyor. Diğer bir uygulama ise “Buy-Borrow-Die”: “Hisse al - Teminat göster - Kredi çek - Ölünce vergi sıfırlanacak.”Üçüncü bölümde Zucman, “Koordine Edilmiş Asgari Etkin Vergi” uygulaması ile çözüm yaratabileceğini dile getirerek “Servet Vergisi değil, Asgari Etkin Vergi koyalım.” diyor. Buna göre dünyadaki tüm milyarderlerin net servetleri üzerinden her yıl en az %2 vergi ödemeleri zorunlu olsun. G-20 kendi aralarında uzlaşsın. Bankalar, borsalar, servet yöneticileri milyarderlerin servetlerini otomatik olarak devletlerine bildirsin. OECD'nin şirketler için yaptığı asgari kurumlar vergisinin birey versiyonu. Dördüncü bölümde Zucman bunun neden gerçekçi olduğunu anlatıyor. Sadece yaklaşık 3.000 milyarderi ilgilendiriyor. Takibi kolay. Yıllık getirisi yaklaşık 250 milyar dolar civarında. Bu para iklim, sağlık ve eğitime gitmeli. Anayasalarda servet vergisi zaten var. Dolayısıyla hukuki aykırılık da yok.
Zucman özetle, “Vergiyi artıralım.” demiyor. “Kuralları eşitleyelim.” diyor. Milyarderler için ayrı, hemşire için ayrı vergi sistemi olmaz. “Buna son vereceğiz.” diyor. Zucman verisine göre dünyada 3.000 milyarder var. Forbes 2025'e göre Türkiye'de 35-40 milyarder var. Eğer %2 kuralı gelirse, 10 milyar dolar serveti olan yılda 200 milyon dolar vergi öder. Bununla kamu malları fonlanmalı önerisi var. Zucman diyor ki: “Türkiye tek başına bunu yapamaz. G-20 içinde uzlaşılarak yapılabilir. Küresel anlaşma olmadan bu uygulama hayata geçirilemez. Kitabın sonunda şöyle deniyor: “Bu vergi zengin düşmanlığı değil. 1950-1980 döneminde ABD'de en zengin %1'in etkin vergi oranı %50’ydi. O zaman da ekonomi büyümüştü. Şimdi %1'in altına düştü. Dengesizlik buradan geliyor.”
Milyarderler gelir vergisi ödemiyor
Milyarderler gelir vergisi ödemiyor
Paylaş: