Gazeteci ve yazar Aynur Tattersall’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide Öğütçü, enerji ve ticaret güvenliği üzerine değerlendirmelerde bulundu. Öğütçü, Hürmüz Boğazı’ndan geçen günlük yaklaşık 20 milyon varillik petrol akışının dünya ekonomisi için hayati önem taşıdığını belirtti. Malakka Boğazı, Babülmendeb Boğazı, Süveyş Kanalı, Panama Kanalı, Cebelitarık Boğazı ve Türk Boğazları gibi stratejik geçiş noktalarının yalnızca enerji değil, küresel ticaret sistemi açısından da kritik rol oynadığını ifade etti. “Bugün dünya ekonomisinin nabzı bu dar geçitlerde atıyor” diyen Öğütçü, enerji, ticaret ve kritik hammaddelerin güvenli akışının önümüzdeki dönemde küresel siyasetin merkezinde yer almaya devam edeceğini söyledi.
ABD ile Çin arasındaki rekabetin geleceği, Donald Trump’ın ikinci dönem politikalarının olası etkileri ve Rusya’nın küresel stratejileri de değerlendiren Öğütçü, ABD-Çin mücadelesinin yalnızca ticaret değil; teknoloji, yapay zekâ, yarı iletkenler, enerji ve kritik mineraller alanlarında sürdüğünü belirtti. Öğütçü, Rusya’nın stratejik hedefleri konusunda uzun vadeli düşündüğünü ve küresel dengelerde etkili olmaya devam edeceğini ifade etti.
“Su ve gıda güvenliği stratejik önemde”
Öğütçü, geleceğin dünyasında enerji güvenliği kadar gıda güvenliği, su güvenliği ve çevresel sürdürülebilirliğin de stratejik önem taşıyacağını belirtti. Öğütçü, “Bir zamanlar ülkeler petrol kuyularını korumaya çalışıyordu. Önümüzdeki dönemde temiz su kaynakları, verimli tarım alanları ve kaliteli gıda üretimi de en az enerji kadar stratejik hale gelecek” dedi.
Urla ve Çeşme’nin geleceğine de değinen Öğütçü, bölgenin yalnızca turizmle değil; gastronomi, kaliteli tarım, sanat, kültür ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla öne çıkması gerektiğini söyledi. Ege’nin zeytinlikleri, bağları, üretim kültürü ve yaşam kalitesinin dünya çapında bir marka oluşturabilecek güçte olduğunu belirten Öğütçü, Urla ve Çeşme’nin geleceğin yaratıcı ekonomileri için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Dünyanın birçok gelişmiş bölgesinde kıyı kentlerinin aynı zamanda inovasyon, gastronomi ve yüksek yaşam kalitesinin merkezi haline geldiğini belirten Öğütçü, Ege’nin de benzer bir gelişim hikâyesi yazabilecek potansiyele sahip olduğunu söyledi.
Kuraklık, su stresi, artan sıcaklıklar ve aşırı hava olaylarının bölgenin tarımını, turizmini ve yaşam biçimini doğrudan etkileyeceğini belirten Öğütçü, sürdürülebilir kalkınmanın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurguladı. Özellikle zeytincilik, bağcılık ve kaliteli tarım ürünlerinin geleceğinin su yönetimi, çevresel koruma ve iklim uyum politikalarına bağlı olacağını ifade eden Öğütçü, Ege’nin bu dönüşümü doğru yönetebilmesi halinde Türkiye’nin örnek bölgelerinden biri olabileceğini söyledi.
Mehmet Öğütçü: “Sürdürülebilir kalkınma bir zorunluluk”
İzmir Urla’daki Köstem Zeytinyağı Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Eski Diplomat ve Başbakan Danışmanı Mehmet Öğütçü, sürdürülebilir kalkınmanın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi.
Paylaş: