Her zaman söylerim. Fransızlar kahramanlarına, ülkelerine hizmet edenlere karşı hep saygılıdırlar. Anarlarken de saygılarını esirgemezler. Fransız için vatan ve cumhuriyet kutsaldır. Kim Fransa’ya, kim cumhuriyet değerlerine sadıktır, O Fransızlar için kıymet taşır.
Onun içindir ki, sağcısı da, solcusu da bir yerde nutuk söyledi mi mutlaka, “Vive la France, Vivela Republic (Yaşasın Fransa, Yaşasın Cumhuriyet)” der.Bu gelenek yüzyıllardır yaşar. Geride bıraktığımız Salı günü bunun müstesna bir örneğine daha tanık olduk.
Ünlü tarihçi Marc Bloch ve eşi Simone'a bir devlet töreni yapılarak sembolik naaşları, devlet töreniyle Pantheon'a taşındı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un hitabıyla yapılan törende hükümet, muhalefet partilerinin liderleriyle birlikte yüz bine yakın insan Pantheon'a giden yolun sağına soluna dizilerek Marc Bloch'a ve eşi Simone'a saygılarını sundu.
Kimdi Marc Bloch?
Türkiye'de de kitapları yayınlanan Marc Bloch gerçekte saygın bir tarihçidir. Paris Üniversitesi’nde de hocalık da yapan Marc Bloch, gönüllü olarak Birinci Dünya Savaşı'nda Fransa Ordusu'nda askerlik yapmış, madalya ve bröveler kazanmış bir kahramandır.
İlim insanı olarak Annales ekolünün kurucusu olan Marc Bloch, entelektüel bir bakışla tarihe; olayları kralların gözünden değil, halkın perspektifinden okuma vizyonunu getiren ve iki Dünya Savaşı'nda da ülkesi için cephede savaşmış bir askerdir. İlim alanında “bütün zamanların en büyük tarihçisi" unvanını almıştı.
Nazilerin Fransa'yı işgaliyle birlikte, ülke yönetiminin Almanlarla işbirliği yapması üzerine Marc Bloch, ordudan ayrılmış Fransız Direniş Örgütüne katılarak Alman işgalcilerine ve Fransız işbirlikçilerine karşı Direniş Örgütü saflarında mücadele vermişti. Fransa'nın Lyon şehrinde Gestapo tarafından yakalandıktan sonra da kurşuna dizilerek öldürülmüştü.
Eşi Simone Bloch’da aynı yıl Lyon’da hayatını kaybetmiş ama onun naaşı bulunamamıştı. Direnişçilerin arasındayken yazdığı yazılar ve şiirlerle, bu durumun geçici olduğunu ısrarla anlatan Marc Bloch'u Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, cenazesinin Pantheon'a taşınırken yaptığı konuşmasında: "Gölgeler ordusundaki Aydınlanma insanı" diye nitelendirdi.
Gene Macron, o dönemi anlatırken, Marc Bloch'un büyüklüğü Fransa'dan ve Fransız milletinden asla umudunu kesmemiş olmasıdır, dedi. Kurşuna dizildikten sonra naaşı ailesi tarafından köyünün mezarlığına defnedilmişti.
Marc Bloch'un ailesi mezarın köyde muhafaza edilmesini sembolik tabutunun madalya ve bröveleriyle Pantheon'a taşınmasını arzu etmişti. Gene aile, bedeni bulunamamış olan eşinin de onurlandırılmasını arzu etmiş; devlet, onun da sembolik tabutunu askerlerin omuzları üzerinde Pantheon'a naklini sağlamıştı.
Naaşları sembolikti!
Ama gösterilen ilgi, tertiplenen büyük merasim ve yüz binin üzerinde insanın katılımı gerçekti! Böylelikle bir tarihçi Pantheon'da ilk defa yer almış oluyordu.
Artık Jean Jacques Rousseau’nun, Emile Zola’nın, Madam Curie’nin, Andre Malraux’nun, Voltaire’in yanında seksen ikinci ve seksen üçüncü şahsiyetler olarak Marc ve Simone Bloch’lar var!
Ne mutlu onlara ki, bağlı oldukları ideallerinin şuur ve sorumluluğunda mücadele verdikleri bir Fransa var ve o Fransa’nın Fransızları da onların farkında!
Marc Bloch’a saygı
Marc Bloch’a saygı
Paylaş: