Cumhuriyet Bayramı’nda olumlu gelişmelerden bahsedeyim dedim. Aklıma kuryeler geldi. Covid salgınında kuryeler gerçekten düzgün ve güvenilir şekilde çalışmaya başladılar.
Hayret verici bir şekilde ve inanılmaz bir beceriklilik ile. Daha önce kurye bazen gelir, adrese kuryeyi teslim etmeye üşendiği için bir kağıt kapıya yapıştırıp giderdi. Sen de kuzu kuzu gider kargo şirketinin merkezinden paketini alır ve hatta “Arkadaş çalmış kapıyı vaktinde açmamışsınız” gibisinden laf işitir idin. Şimdi kapı açılmayınca telefon ile aranıyorsunuz. Komşuya bırak seçeneği var vs. Öyle veya böyle paketiniz teslim ediliyor.
Hani elektrik olmayan zamanda yaşayanın elektriğe kavuşması gibi. Taksilerde artık taksimetre açılması gayet doğal. Eskiden açmamak için habire “bozulur” idi bu aletler. Türkiye’de taksiye binince kazık yemek adettendi. Ancak bir darbeden sonra emir demiri keser denildi ve taksimetreler çalışmaya başladı. O gün bu gün oryantal karmaşa bitti.
İnternet tabii birçok şeyi değiştirdi. Ayrıca lokasyon açıp cep telefonunuzda gideceğiniz yeri, gittiğiniz yolu da ekrandan takip edebiliyorsunuz.
Bunlar olumlu gelişmeler. Fakat önümüzde dev bir teknolojik değişim var. Taksi şoförü gereksinimi artık araçlar şoförsüz de hedefe varabildikleri için azalacak: Ancak hasta, yaşlı naklinde şoföre gerek olacak. Arabalar birçok büyük şehirde artık şoförsüz ve üstelik istatistiki açıdan hatta daha güvenli olarak hedefe varabiliyorlar. “Bu bizde olmaz!” demeyin, göreceksiniz bürokrasi hazretleri de en fazla beş yıl içinde bizde de aşılacak. Yani kurye ve taksi şoförü ve tabii uzun yol kamyon şoförü ihtiyacı azalacak.
Cumhuriyetin çizdiği çerçeveyi genişleterek ve seçimi ilave ederek çevredeki aile diktatörlüklerinden farklı ve hala nispeten sakin bir yörede yaşıyoruz. Çok heyecanlı bir zaman. Dünya bu kadar hızla değişiyor. Bakalım daha neler göreceğiz. Suudi krallığı yakında yok olabilir. Kuveyt vs gibi aile diktatörlükleri de. Gazze’de inanılmaz bir zulme şahit olduk. Kibir ve aptallığın İran’a saldırmasına ve ha keza Yemen’in Suudi Arabistan’da Uluslararası Sana Havalimanı'na saldırmasına şahit olduk. Sonra paçası tutuşan bir ABD Başkanı ve Suud -veliaht prensini hep beraber izledik. Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki küçük ve zengin aile diktatörlükleri de çok farklı durumda değiller. Kendi komşusunu Filistin’de öldüren İsrail’e yalakalık yapmak. Kendi ülkesinde de benzer bir Apartheid rejimi sürdürmek? Filipinli, Bangladeşli işçileri kötü barakalarda köle gibi yaşatarak hizmet almak? Çok sürdürülebilir sistemler gibi gelmiyor bana. Heyecan ile izleyeceğiz neler olacağını. Suudlar, Yemen’e yenildiklerini kabul edecekler, toprak verecekler. Batı Avrupa’da halktan kopan politikacılar eski düzenleri sürdürme çabasında. İktidarlar değişecek. Bunlar görünen köyler. ABD ve İsrail de yenildiğini kabul edeceklerdir. Umarım atom bombası patlamadan ve umalım 5 yıldan kısa bir sürede. Zor gelse bile. Çok kibirli olunca gerçeği görmek zor anlaşılan.
Çok şey değişecek gibi gözüküyor. İnsan denilen hayvanın güç sevdası durmak ve doymak bilmiyor. Dürüst seçimler olduğu süre insanlar değişimi getirebiliyorlar. Seçim önemli. Seçebilmek önemli. Güven önemli.
Kuryeler, seçim vs.
Kuryeler, seçim vs.
Paylaş: